Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/927 Esas sayılı dava dosyası ile zina ve şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmış, bilahare feragat etmesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından 2006 yılında açılan boşanma davasında; Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/927 Esas sayılı boşanma davasının red edildiği, tarafların 3 yıl geçtiği halde ortak hayatı yeniden kuramadıkları gerekçesiyle, MK 166/son maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarafların açtığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasında; ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin zina hukuki nedenli davasının ispat edilip edilmediği, kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı, kadın yararına maddî ve manevî tazminata ve tedbir ve iştirak nafakalarına hükmedilmesi şartlarının mevcut olup olmadığı ve mevcutsa miktarlarının hakkaniyete uygun takdir edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. 2....
nin, sürdürdükleri gayri ahlaki ilişkinin İsmet tarafından öğrenilmesiyle açtığı boşanma davasını geri alması hususunda ...'i tehdit ve darp ettikleri, onu baskı altına almaya çalıştıkları, savunmaya göre tanık ...'in biraz safça olan tabiatı nedeniyle baskılar karşısında sessiz kaldığı, bu durumlardan etkilenen annelerinin hasta olduğu ve babaları ...'...
CEVAP Davalı- karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin daha önce açmış olduğu boşanma davasının erkeğin tam kusurlu olması nedeniyle reddedildiğini, erkeğin bir kadınla kendisini aldattığını boşanma davası açıldıktan sonra dahi ilişkisini devam ettirdiğini, bunun açıkça zina ve aldatmanın göstergesi olduğunu belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile boşanmaya yol açan olaylarda davacı- karşı davalının tam kusurlu olduğu, ağır ihanetinin ve sadakatsizliğinin karşılığı ayrıca reddedilen boşanma davasında ispat edemediği ve müvekkiline attığı iftiraların bedeli olarak müvekkilinin manevî tatmini için yasal faiziyle birlikte 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....
Davalı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadının zina olgusunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, kadının Turgay isimli erkek ile evlilik dışı ilişki yaşadığını, bunu çocukların gözleri önünde uygunsuz şekilde yaptığını, çocukların babaları ile kalmak istediklerini, annelerinin baskısı altında olduğunu, kadının bipolar bozukluk hastası olduğunu, çocuklarla babanın görüşmesinin engellendiğini, kadının Hikmet ile yaptığı görüşmeleri ilişkin delillerin eksik toplandığını belirterek, reddedilen zina hukuki nedenli boşanma davası, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, kişisel ilişki, aleyhine hükmedilen tazminatlar, reddedilen tazminat talepleri yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur. C....
İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece, davalı-karşı davacı kadının ispat edilen eylemlerinin zina olarak kabulünün mümkün olmadığı, eylemin sadakatsizlik boyutunda olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince boşanmalarına, tarafların müşterek çocukları reşit olduğundan velâyete ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, davacı-karşı davalının manevî tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davalı-karşı davacının maddî ve manevî tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmiştir....
30 eylül 2016 tarihinden sonra 02.10.2017 tarihinde zina davasının açıldığı, altı aylık süre içerisinde davanın açılmadığı, bu süreçte zinanın devam ettiğine dair sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları hususunda deliller bulunsa da eylemlerin zina boyutunda olduğunun ispat edilemediği, en son duruşmada alınan nüfus kaydında da iddia edilenin aksine davacı birleşen dosya davalısı erkeğin bu süreçte çocuğu olduğuna dair bir kayda rastlanılmadığı, bu sebeplerle zina sebebiyle açılan boşanma davasının reddine karar verilmesi gerektiği, idrak çağında bulunan ortak çocuğun duruşmada alınan beyanları ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde ortak çocuğun velâyetinin anneye verildiği, velâyet bırakılmayan baba ile de çocuk arasında ortak çocuğun yaşı, seyahat kolaylığı ve diğer etken nedenler nazara alınarak kişisel ilişki tesisine karar verildiği, toplanan ve değerlendirilen delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda manevî tazminat talebinde bulunan davalı birleşen dosya davacısı...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olmadığı, mahkemece kadının dava dilekçesinde dayanmadığı vakıalar nedeniyle erkeğe kusur yüklendiği, yıllar önce yaşanmış fakat evlilik birliğinin devam etmesi nedeniyle af kapsamında kalmış vakıalar nedeniyle de kusur yüklendiği, kadın tarafından açılan davada erkeğin davaya cevap vermemesi ve birleşen zina davasının da reddine karar verilmesine rağmen kadına güven sarsıcı davranışlarda bulunmaktan dolayı kusur yüklenmesi isabetsiz ise de kadının istinaf talebinde bulunmaması nedeniyle kendisine yüklenen kusurun kesinleştiği, toplanan delillere göre erkeğin eşine hakaret ettiği, sürekli alkol alışkanlığının olduğu, ibraz edilen delillerle kadının zina fiilini gerçekleştirdiğinin ispat edilemediği, meydana gelen geçimsizliğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu, boşanmaya yol açan olaylarda tarafların...
Hakim, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (TMK mad. 236/2). Hayata kast nedeni ile boşanma sebebi kanunda, eşlerden birinin diğeri tarafından hayatına kastedilmesi halinde boşanma davası açabileceği şeklinde düzenlenmiştir (TMK mad. 162/1). Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Mahkemece, TMK'nin 236/2 maddesindeki hayata kast teriminin müşterek çocuğa yapılan eylemi de kapsayacağından katılma alacağının tamamının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ise de; tarafların eşit kusurlu kabul edilerek TMK'nin 166/1 gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması nedeni ile boşanmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. TMK'nin 236/2. maddesi, her şeyden önce boşanmanın TMK'nin 162/1 maddesi gereğince gerçekleşmesi ve hayata kast eyleminin eşlerden biri tarafından diğer eşe karşı yapılması halinde uygulanabilecektir....
Aile Mahkemesi'nin 2018/64 Esas- ve 2018/31 Karar sayılı dosyasında sunduğu dava dilekçesinde; zina sebebine dayanan boşanma davası ile Bakırköy 4. Aile Mahkemesi 2017/922 Esas Sayılı davasının, davalar arasındaki irtibat ve usul ekonomisi yönlerinden işbu dava ile birleştirilmesine, tarafların zina sebebiyle boşanmalarına, müşterek çocuk ...'in velayetinin anneye verilmesine, dava tarihinden itibaren müşterek çocuk ...'...


