dan olduğunu kendisinin ifade ettiğini, kadının yaşanan tüm bu olaylarda kendini haklı çıkarabilmek ve yaptığı hataları örtmek adına müvekkilini asılsız ithamlarla suçlayarak boşanma davası açtığını, her iki davanın birleştirilmesini istediklerini beyanla, tarafların öncelikle kadının zinası sebebiyle, olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin müvekkiline verilmesine, müvekkili lehine 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasının reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/245 Esas sayılı dosya kapsamı ve tanık beyanlarıyla davalı erkeğin zina yaptığının sabit olduğu, kadının, erkeğin telefonuna casus yazılım programı yükleme eylemi nedeni ile zina yapan erkeğin davranışlarından şüphelenen kadının bu yola başvurmuş olmasının kusur olamayacağı, kadının kusurunun ispatlanamadığı; kadının asgari ücretle çalışmasının kendisini yoksulluktan kurtarmayacağı, erkeğin emekli olduğu, aynı zamanda servis şoförlüğü yaptığı, erkeğin gelirinin kadının gelirinden daha yüksek olduğu, bu nedenlerle kadın için yoksulluk nafakasına karar verilmesi gerektiği; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitireceği, verilen kusurların kadının kişilik haklarını zedelediği, hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında kadın yararına maddî...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli ve 2020/883 Esas, 2021/1110 Karar sayılı kararıyla; davacı-karşı davalı kadının davasının 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinde düzenlenen zina hukuki nedenine, şayet bu talebi kabul edilmezse evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma talebinden ibaret olmasına rağmen zina hukuki nedenine dayalı davasının ispatlanmış olması nedeniyle yalnızca 4721 sayılı kanun'un 161 inci maddesine dayalı olarak kabul kararı verilmesi gerekirken her iki dava yönünden de kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu ancak bu hususun istinaf edilmemesi nedeniyle yanlışlığa değinilmesiyle yetinildiği, İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunması ile ibraz ettiği deliller kapsamında kusur tespitinin doğru yapıldığı, davacı-karşı davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek kusurlu davranışlarının ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı erkeğin ise zina eylemini gerçekleştirdiği, Mahkemece eylemin devam ettiği ve dava...
CEVAP Davalı karşı davalı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı kadının sürekli kavga ve tartışma çıkardığını, müvekkilinden ayrı yattığını, evden ayrıldığını, başkası ile gayriresmi birlikteliğinden bir çocuğu olduğunu, zina yaptığını, müvekkilinin imzasını taklit ederek sahte belge düzenlediğini, müvekkilinin bu nedenle işini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını iddia ederek kadının davasının reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların zina nedeni ile mümkün olmaması halinde haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle mümkün olmaması halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, ortak çocukların her biri için ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesine, müvekkili yararına 250.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III....
Temyiz Sebepleri 1- Davacı- davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle;erkeğin zina yaptığının sabit olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmek suretiyle belirtilen yönden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davalı- davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmek suretiyle belirtilen yönden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; tarafların boşanma davasının kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı, kusur tespiti,delillerin takdirinde hata edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. 2....
Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile "...Dava, erkek tarafından zina hukuki nedenine (TMK m. 161) dayalı boşanma davası; karşı dava ise kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası olup yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince "Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilerek erkeğin zina hukuki sebebine dayalı davasının reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların TMK’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi hükmüne karşı, davalı-karşı davacı kadın tarafından "Kişisel ilişki süresi, çocuğun yurtdışına çıkmasının yasaklanmasına dair tedbir kararı" yönünden, davacı-karşı davalı erkek tarafından ise; "Kendisinin zina sebebine dayalı olarak açtığı davanın reddi, kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, velayet" yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin 06.04.2019 tarihinde davalı kadının eve erkek alıp kendilerini uygunsuz vaziyette yakaladığını, üçüncü kişiyi evden kovduğunu belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 161 zina maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisine karşı ilgisiz olduğunu, 14-15 yıldır yatağını ayırdığını, cinsel ilişkiden kaçındığını, fiziksel şiddet uyguladığını belirterek boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Temyiz Sebepleri Davalı-davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi ... olmadığını belirterek kadının, müvekkiline ilgisiz davrandığını,birlik görevlerini ihmal ettiğini belirterek erkeğin kendi boşanma davasının reddi, kadının kabul edilen davaları, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar, velâyete yönelik temyiz kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve zina nedeni ile açılan boşanma davası yasal şartlarının oluşup oluşmadığı, kusur belirlemesi, delillerin takdirinde hata edilip edilmediği, tazminatlar, nafakalar, velâyet noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ... ve 371 ... maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 161 ... maddesi, 166 ncı maddesi, 174 üncü maddesi, 175inci maddesi,182 ... maddesi, 336 ncı maddesi. 3....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı ile; erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğuna dair kusur tespitinin yerinde ve maddi gerçeğe uygun olduğu, tarafların boşanma davası sürecinde aynı evde yaşamışlarsa da tanık beyanları ile ortak yaşamın yeniden kurulmadığı, ayrı odalarda kaldıklarının sabit olduğu, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi usul ve kanuna uygun olduğu, kadın eş yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi ve miktarının yerinde olduğu, kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmediği, kadın eşin de düzenli ve yeterli gelire sahip olduğu boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği, tarafların kusur dereceleri, ekonomik ve sosyal durumları, kadının mevcut veya beklenen menfaatlerinin boşanma yüzünden zedelenmesi, en azından eşinin desteğinden mahrum kalacak olması, boşanmaya neden olan olaylar nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğraması nedeniyle kadın...


