İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin kadına küçük düşürücü söz söylediği, ilgisiz olduğu ve ailesinin yanında kadını beğenmediğinden kusurlu olduğu; kadının ise; aynı otel odasında başka bir erkekle kaldığı anlaşıldığından zina yaptığının ispatlandığı anlaşıldığından asıl davanın kabulüne tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, birleşen davanın kabulüne tarafların zina nedeniyle ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış yönünden davanın reddine, çocuğun velâyetinin sosyal inceleme raporu göz önüne alınarak anneye verilmesine baba ile çocuk arasında ortak çocuk ile baba arasında her hafta perşembe günü saat 18:00'den pazar günü saat 19:00'a kadar, sömestr tatillerinde ilk haftası, yaz tatillerinin 1 Temmuz - 31 Temmuz arası, dini bayramların 1. ve 3. günü kişisel ilişki tesisine, çocuk yararına...
asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, çocuk yararına üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında artırım kaydı ile aylık 5.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili yararına yasal faiziyle 500.000,00 TL maddî ve 500.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Aile Mahkemesinin 2007/523 E. 2010/953 K. sayılı dosyasında, kadının kusurlu davranışları nedeniyle TMK'nin 166/1-2 maddesine göre tarafların boşanmalarına karar verildiği, TMK'nin 236/2 maddesinin uygulama alanı bulabilmesi için, boşanma davasına bakan mahkeme tarafından, tarafların TMK'nin 161. maddesi gereğince zina nedeniyle veya TMK'nin 162 maddesi gereği hayata kast nedeniyle boşanmalarına karar verilmiş olması gerektiği, dikkate alındığında, somut olayda, tarafların evlilik birliğinin zina veya hayata kast boşanma sebebine göre sona ermemesi karşısında, TMK'nin 236/2 maddesinin uygulanamayacağı gözetilerek, yukarıda bahsedilen Dairenin ilke ve uygulamaları doğrultusunda davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma K A R A R Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşıldığı üzere mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uyuşmazlık tefrik edilmiş ve ayrı bir esasta görülmekte olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, zina nedeniyle TMK'nun 161. maddesine dayalı boşanma isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (2.)...
CEVAP Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap-karşı dava dilekçesinde özetle, kadının tamamen haksız beyanlarda bulunduğunu, kredi ödemeleri nedeniyle şehir dışında çalışmak zorunda kaldığını, kadının çocuklar uyuduktan sonra başka erkekleri eve getirdiğini, zina eylemini gerçekleştirdiğini bu nedenle asıl davanın reddi ile öncelikle zina hukuksal nedenine dayalı olarak tarafların boşanmalarına, mahkeme aksi kanaatteyse evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, çocukların velâyetlerinin babaya verilmesine, ortak çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 1.000,00 TL tedbir-iştirak nafakasına, yasal faiziyle birlikte 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata kadından alınarak erkeğe verilmesine hükmedilmesini talep etmiştir. III....
İstinaf Sebepleri Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, eldeki davanın zina nedenine dayalı olması nedeniyle Mahkemenin bu konuda hiçbir gerekçe göstermeden karar verdiğini, davalının dava öncesi ve diğer davalar öncesi müvekkilini başkası ile aldatması ve bu bayandan çocuğunun olması nedeniyle zina davasının ispat edildiğini, ayrıca talep edilen maddî ve manevî tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası konusunda da gerekçe belirtmemesi ve karar verilmemesi yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,dava zina sebebine dayalı boşanma, olmadığı takdirde evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma ve fer'îleri istemine ilişkin olduğu,Alaşehir 2....
Taraflar arasındaki zina hukuki nedeniyle açılan boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
DAVA Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2019 tarihinde ilişkilerinin gerilmeye başladığını, davalının davacıdan sürekli uzaklaştığını, müvekkilinin şüpheleri üzerine davalının çantasına bir dinleme cihazı koyduğunu, dinleme cihazındaki seslerin davalının bir erkekle uygunsuz bir durumdaki seslerinin olduğunu anladığını, bu nedenle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721sayılı Kanun) 161 incı maddesi zina nedeniyle boşanmalarına, kabul olmaması halinde 4721 sayılı Kanun'un166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin müvekkiline verilmesini, ortak çocuklar lehine aylık ayrı ayrı 500,00TL tedbir iştirak nafakasına hükmedilmesini, müvekkili lehine 500.000,00TL maddî 500.000,00TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
İstinaf Sebepleri Davacı-davalı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin başka bir erkek ile zina yaptığına dair hiçbir delil bulunmadığını, zina sebebine dayalı davanın koşullarının oluşmadığını, erkek tarafından dosyaya sunulan fotoğrafların hukuka aykırı delil mahiyetinde olduğunu, kaldı ki bu fotoğrafların zina eylemini ispatlar nitelikte olmadığını, tanık ...'nin beyanlarının erkeğin kendisine bir takım menfaatler temin etmesi nedeniyle yanlı ve gerçek dışı olduğunu, asli kusurlu olanın erkek olduğunu, müvekkili yararına yoksulluk nafakası ve tazminat koşulları oluştuğunu belirterek, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur. C....
Mahkemece, eşlerin zina nedeniyle boşandıkları gerekçesiyle TMK.nun 236/2 maddesi uyarınca açılan katılma alacağı davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Eşler 01.10.1993 tarihinde evlenmiş olup, davacısı ...'in davalısı ... aleyhine 07.12.2004 tarihinde Bursa 2. Aile Mahkemesinde açtığı davanın yargılaması sonunda verilen 14.06.2005 gün ve 1189/645 sayılı hükümle TMK.nun 166/1 maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, ortak hayatın sürdürülemez olduğu gerekçesi ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 01.02.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Açıklandığı üzere eşler arasındaki boşanma nedeni TMK.nun 161 maddesindeki zina olmayıp, aynı kanunun 166 maddesinde düzenlenen şiddetli geçimsizliktir....


