Aile Mahkemesi'nin 2017/34 Esas sayılı dosyasında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan boşanma davasında verilen boşanma kararının 30.06.2020 tarihinde kesinleştiği, zina sebebiyle açılan işbu davanın boşanma hükmü kesinleşmeden, 26.06.2020 tarihinde açıldığı ancak yargılamaya davalar birleştirilmeden devam edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, daha önceden görülen davada boşanma hükmü kesinleştiğinden işbu davadaki boşanma talebi konusuz kalmış ise de boşanma kararının kesinleşmesinden önce açılan işbu dava nedeniyle boşanmaya sebebiyet veren olaylardaki kusur durumunun henüz kesinleşmediği, hem daha önce görülen boşanma dava dosyasındaki kesinleşen kusur durumları, hem de işbu dava dosyasındaki tüm delillerle belirlenecek kusur durumları harmanlanarak erkeğin tazminat talepleri hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararıyla; erkeğin açmış olduğu zina hukuksal sebebine dayalı boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmemiş olması nedeniyle eşlerin 05.01.2018 tarihinde zina sebebiyle boşanmalarının kesinleştiği, zinanın mutlak boşanma sebebi olması karşısında artık genel boşanma sebebi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılamayacağı, evlilik boşanma ile sona erdiğinden erkeğin ve kadının açmış oldukları 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı davaları hakkında bir karar verilemeyeceği, kadının zina kusurunun kesinleştiği, zinadan önce erkek eş tarafından gerçekleştirilen kusurlu davranışların evlilik birliğinin devam etmesi nedeni ile kadın tarafından affedilmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla kadının zinası karşısında erkeğin eşine şiddet uygulaması ve evin aboneliklerini iptal ettirmesi, ayrıca manevî anlamda bağımsız konut temin etmemesi...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık ve hüküm, davacı kadın tarafından açılan öncelikle zina, olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasında davalı erkeğin zina eyleminin ispatlanıp ispatlanmadığı, kadının zinaya dayalı boşanma davasının kabulü ve yararına tazminat şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
bir yerde görenin olmadığı, buna ilişkin bir başka bir belge olmadığı, bu durumda davalı ile bu kadın arasında zina gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği, dosyada bulunan tanık beyanları ve diğer deliller dikkate alındığında zina eyleminin gerçekleştiği ispat edilemediğinden davacının zina nedeniyle açmış olduğu davanın reddine karar verildiği, davalı karşı davacı erkeğin başka bir kadın ile tüp bebek tedavisi görmesi, ailesinin haberi olmadığı taşınmazda başka bir kadın ile görüşmesi ve bu görüşmelerin iş amaçlı olduğunun ispat edilememesi, tanıkların davalıyı başka kadın ile samimi bir şekilde görmesi nedeniyle davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davalının tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere dışarıya çıkmasına izin vermeyip, yine davalının kendi sosyal ve iş ortamına davacıyı sokamaması eylemeleri ile davacıya psikolojik şiddet uyguladığı, davalının davacıya fiziksel şiddet uyguladığı, davalının davacıya hakaret ettiği ve davacıyı aşağıladığı sabit olmakla davacı karşı...
davalarının 161 ve 162 yerine 166 ncı maddesinin birinci fıkrasından kabul edilmesi, 161'den davasının reddi, 162'den hüküm kurulmaması, kusur belirlemesi, mahkemece yararına hükmolunan tazminatların ve nafakaların miktarları yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, mahkemece hükmolunan nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 12.03.2019 tarihli kararı ile; erkeğin temyiz itirazlarının yersiz olduğu, kadının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine dayalı bir boşanma davası olmadığı halde, davacı-karşı davalı kadının davasının 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi uyarınca kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmesinin, davacı-karşı davalı kadının 4721 sayılı Kanun’un 162 nci maddesinde düzenlenen pek kötü ve onur kırıcı davranış hukuki sebebine dayalı boşanma talebi yönünden bir karar verilmemesinin ve erkeğin zina eyleminin sabit olduğu halde kadının zina nedenine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesinin...
kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca zina nedeniyle boşanmaları şeklinde tavzih ve tashihine karar verilmiştir....
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle : 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesine göre açılan bir dava bulunmadığını, zinaya dayalı bir boşanma davası olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesine göre boşanma davası açıldığı kabul edilirse zina nedenine dayalı olarak açılan davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğunu, kusur, velâyet, iştirak ve yoksulluk nafakaları ve tazminatlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu, kadının zina nedeniyle açtığı boşanma davasının subut bulmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf dava dilekçesinde zina sebebinden ayrı evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle de boşanma talep etmiş, bu iki boşanma sebebi hakkında da Mahkeme hüküm kurmakla, kısa kararda zinayı kabul ettiğinden bahisle evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma yönünden karar verilmesine hükmettiği halde gerekçeli kararda bu hususa değinmemesi hatalı olup erkeğin, eşine zinadan ayrı, ekonomik ve psikolojik şiddeti nedeniyle de evlilik birliği temelinden sarsıldığından bu sebebe dayalı olarak da kadının boşanma talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken istinaf edenin sıfatına göre yanılgıya değinilmekle yetinilmiş ve davalının iki ayrı dava olduğundan bahisle lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi, kadının haklı davaları nedeniyle yerinde görülmeyerek çocuğun yaşı itibariyle psikolojik ve duygusal yararları için anne sevgi ve ilgisine ihtiyaç duyması, yerleşik düzeni, gözetilmesi...
Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kadının zinaya dayalı davasının, erkeğin cep telefonundan elde edilen verilere dayanarak açıldığı, bu delil ele geçiriliş şekli itibariyle hukuka aykırı elde edildiği, erkeğe yüklenen zina vakıasının usulüne uygun olarak ispatlanamadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ailesine bakmayan, güven sarsıcı davranışta bulunan ve kadına hakaret eden erkek ağır; erkeği aşırı kıskanan, tartıştıklarında eşya fırlatan, çok para harcayan ve erkeğin akrabaları ile görüşmek istemeyen kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile tarafların TMK 166/1-2 maddesi gereğince boşanmalarına, birleşen zina nedeniyle açılan davanın reddine, kadın yararına nafaka, maddî ve manevî tazminata, müşterek çocuğun istinaf incelemesinden önce ergin olması nedeniyle velayet konusunda karar verilmesine ve iştirak nafakası takdirine yer olmadığına karar verilmiş, karar taraflarca yukarıda gösterilen sebeplerle...
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kadının zina sebebine dayalı talebinin feragat nedeniyle reddi gerektiği, kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk ve iştirak nafakaları ile kadının zina sebebine dayalı talebi nedeniyle vekâlet ücretine hükmolunmaması yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.06.2022 günü duruşmalı olarak temyiz eden davalı ... vekilleri Av. ... ile Av. ... geldiler. Karşı taraf ... ve vekilleri gelmedi Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....


