Davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın kullanılmadığını iddia ederek, taşınmaz üzerinde bulunan zilyetlik şerhinin iptali talebiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada ve parsel numarası ile kullanıcısı olmaksızın ham toprak vasfı ile kadastro tespiti gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine zilyetlik şerhi yazılmamasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin Tespiti ve Korunması İstemli DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ: 23.02.2016 K A R A R Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılarak 1466 ada 9 parsel olarak ... adına tespit gören taşınmazın beyanlar hanesinde davalı lehine konulan zilyetlik şerhinin iptali ile davacı lehine zilyetlik şerhi verilmesi isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (16.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı vekili, 13 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlik şartları oluşmadığı halde kadastro tespiti sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve Hazine adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., çekişme konusu yerin babasının tapulu yeri olup, kadastro sırasında kendisi ve kardeşi üzerine yazdırdığını belirterek, davanın reddini savunmuş, diğer davalı savunma getirmemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden olduğu ve davalılar lehine zilyetlik şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin Tespiti DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ: 22.02.2016 K A R A R Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2000 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılarak ... ada .. parsel olarak Hazine adına tespit gören taşınmazın beyanlar hanesinde davalı lehine konulan zilyetlik şerhinin iptali ile davacı lehine zilyetlik şerhi verilmesi isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (16.)...
adına tapu kaydı oluşturulmuş olup, bu aşamada davaya zilyetliğin şerhine yönelik olarak devam edilemez ise de, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespiti yönünden hüküm kurulmasına engel yasal bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, davacının zilyetliğinin tespiti isteminde bulunmasında da sonrasında ileri sürülecek hak talepleri açısından hukuki yararının mevcut olduğu belirtilerek, dava, zilyetliğin tespiti davasına dönüşmüş olduğunda, Mahkemece, bu hususun tespiti ile yetinilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan husus göz ardı edilerek yazılı şekilde beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin hüküm tesisinin isabetsizliğine” değinilmiştir....
adına tapu kaydı oluşturulmuş olup, bu aşamada davaya zilyetliğin şerhine yönelik olarak devam edilemez ise de, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespiti yönünden hüküm kurulmasına engel yasal bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, davacının zilyetliğinin tespiti isteminde bulunmasında da sonrasında ileri sürülecek hak talepleri açısından hukuki yararının mevcut olduğu belirtilerek, dava, zilyetliğin tespiti davasına dönüşmüş olduğunda, Mahkemece, bu hususun tespiti ile yetinilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan husus göz ardı edilerek yazılı şekilde beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin hüküm tesisinin isabetsizliğine” değinilmiştir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, tutanağının beyanlar hanesinde muhdesat ve zilyetlik şerhinin gösterilmesi istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının hangi tarihlerde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 22/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesi istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 1998 yılında yapılan kadastroda taşınmazın 2/B ve ham toprak niteliğiyle Hazine adına yapılan tespiti 30/06/1998 ila 31/07/1998 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir....
nın 2/B maddesi kapsamında hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda, davacının adına zilyetlik şerhi verilmesi istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın taşınmaz üzerindeki üstün zilyetliğin tespiti ve korunmasına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın zilyetliğin tespiti davası olup zilyetliğin korunmasına ilişkin olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda, uyuşmazlık konusu... İli,... İlçesi, ... Mah.... 28192 Ada 23 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Dava zilyetlik devir sözleşmesindin geçersizliğinin tespiti isteğine ilişkin olup mahkemece taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulduğundan kararın temyizen incelenme görevi Yargıtay 4.Hukuk Dairesine verilmiştir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 25.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....


