Bununla birlikte Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken; kadastrosu tamamlanan yerlerde mülkiyet durumunun esas alınması, bu bakımdan zilyetlik iddiasında bulunulan yerlerin ya da daha önce yapılmış olan keşiflerde başvurucu lehine tespit edilmiş olan taşınmazların, tapu kayıtlarının gerek davacıdan (başvurucudan) istenilmesi, gerekse davalı idarece araştırılması, zilyetlik iddiası ile kadastro tespiti arasında var olabilecek farklı durumların nedeninin davacıdan (başvurucudan) (belge, sözleşme, dava vs. ile) ispatlanmasının istenmesi, bu ispatın gerçekleştirilemediği ve tapusu bulunmayan taşınmazlar hakkındaki zilyetlik iddialarının ise dinlenmeyeceği; bu anlamda 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gereken bir zararın oluşup oluşmadığına ve mükerrer ödemelerde bulunulmamasına dikkat edileceği açıktır. Açıklanan nedenlerle, kararın düzeltilmesi isteminin yukarıda belirtilen açıklama ile reddine, 14/11/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi....
Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan taşınamzda yapılan zilyetlik tespitinin iptali ile davacı adına tescil edilmesi istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın taşınmaz üzerindeki üstün zilyetliğin tespiti ile korunmasına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın zilyetlik tespitine itiraza ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Dava, kullanım kadastrosu nedeniyle Hazine adına tespit ve tescili yapılan Antalya İli Muratpaşa İlçesi Güzeloba Mahallesinde bulunan 27918 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak 24/12/2012 tarihinde açılmıştır....
Kural olarak, taşınmazın tespit dışı bırakıldığı tarihten itibaren kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi kesintiye uğrar ve tespit tarihinden sonra 20 yıllık kazanma süresi yeniden işlemeye başlar. Ancak, davanın makul süre içinde açıldığı kabul edildiği takdirde bu durumda tespitten önceki zilyetlik hesaba katılır. Böylece davanın açıldığı tarihe kadar kadastrodan önceki zilyetlik de hesaba katıldığında 20 yıl dolduğu taktirde diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde davanın kabulü gerekmektedir. Mahkemece, davanın esası hakkında irdeleme yapmadan, kadastro tespit tarihinden dava tarihine kadar kazanmaya yeterli zilyetlik süresi geçmediğinden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....
Kural olarak, taşınmazın tespit dışı bırakıldığı tarihten itibaren kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi kesintiye uğrar ve tespit tarihinden sonra 20 yıllık kazanma süresi yeniden işlemeye başlar. Ancak, davanın makul süre içinde açıldığı kabul edildiği takdirde bu durumda tespitten önceki zilyetlik hesaba katılır. Böylece davanın açıldığı tarihe kadar kadastrodan önceki zilyetlik de hesaba katıldığında 20 yıl dolduğu taktirde diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde davanın kabulü gerekmektedir. Mahkemece, davanın esası hakkında irdeleme yapmadan, kadastro tespit tarihinden dava tarihine kadar kazanmaya yeterli zilyetlik süresinin geçmediğinden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....
ın 23.10.2012 tarihinde zilyetliğini davacıya devrettiği ve dava konusu taşınmazın 1989 yılında yapılan kadastro tespiti öncesinden bu yana davacının zilyetliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazdaki davalılar adın olan zilyetlik şerhinin iptali ile davacı adına zilyetlik şerhi verilmesine karar verilmiş; hükme karşı bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8....
Davacı ..., adına zilyetlik şerhi verilen taşınmazın yüzölçümünün daha büyük olduğunu, bu bölümün tespiti ile tapunun beyan hanesinde adına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz karar harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 16.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 3402 sayılı kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca kadastro dışı bırakılan alanların tespiti amacıyla yapılan kadastro sırasında, ... çalışma alanında bulunan, 107 ada 3 parsel sayılı 2.585,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ...'ın zilyetliğinde bulunduğu ancak zilyetliğinin iktisap sağlayan süreye ulaşmadığı gerekçesiyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle, ... ise çekişmeli taşınmazda davalı lehine zilyetlik şerhi verildiğini iddia ederek zilyetlik şerhinin iptali istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davalı, davacı Hazine'nin davasının reddine, davacı davalı ...'...
Davacı ..., taşınmazların kendi zilyetliğinde bulduğunu iddia ederek, adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazların kadastro tespiti gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin korunmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kadastro davalarında davayı takipten vazgeçme mümkün bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı ..., taşınmazların kendi zilyetliğinde bulduğunu iddia ederek, adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazların kadastro tespiti gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin korunmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kadastro davalarında davayı takipten vazgeçme mümkün bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı ..., taşınmazların kendi zilyetliğinde bulduğunu iddia ederek, adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazların kadastro tespiti gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin korunmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kadastro davalarında davayı takipten vazgeçme mümkün bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....


