WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Mahallesi çalışma alanında bulunan 125 ada 24 parsel sayılı in 1.547,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1996 yılında Hüseyin oğlu ... tarafından imar ve ihya edilmek suretiyle tarım alanına dönüştürüldüğü, 1997 yılında taşınmaz üzerine bir adet kargir bina inşa edildiği, halen de adı geçenin kullanımında olduğu açıklaması yapılarak, "taşınmazın üzerindeki 1 adet kargir bina Hüseyin oğlu ...'a aittir" şerhi verilmek suretiyle, tarla vasfında Maliye Hazinesi adına 19.04.2013 tarihinde tespit edilmiş ve tutanak 18.06.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar ..., ... ve ..., taşınmazın murislerinden bu yana kendi kullanımında bulunduğunu öne sürerek, davalı ... adına oluşturulan tapudaki şerhin iptali ile kendilerinin zilyet olduğunun tapuya şerh verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kök muris ......

Bölge Müdürlüğü nezdindeki bloke hesaba alacak kaydedilmesi yoluyla gerçekleştirilen kamulaştırma işleminde usul ve yasaya uyarlık görülmediğinde iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 13.maddesinde "Kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malın 7. maddedeki usule göre tespit edilen sahibi, zilyet ve diğer ilgililerden adresi tespit olunanlara tebliğ edilmek üzere, kamulaştırılacak taşınmaz malın kamulaştırılmasına uygun ölçekli bir plan veya ölçekli krokisi, kamulaştırma kararı, takdir olunan kıymeti kamulaştırma karşılığının veya ilk taksidinin milli bankalardan birine hak sahibi adına yatırıldığına dair belge, kamulaştırmanın hangi idari yararına yapıldığı ve açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği bedelin bankaya yatırıldığı tarihten başlayarak otuz gün içinde notere verilir..." hükmüne yer verilmiştir. Kamulaştırmayı yapan Karayolları 10.bölge Müdürlüğünce davacı adına ......

Zilyetliğin korunması davası ile zilyet, zilyetliğinin hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan, sadece zilyetliğini ileri sürerek basit yargılama usulünün sağladığı kolaylıklardan yararlanabilecektir. Ancak zilyet, zilyetliğinin dayandığı ayni yada şahsi bir hakkı ileri sürerek dava açtığı takdirde açılan bu dava zilyetliğin korunması davası olarak nitelendirilemez. Bu durumda da genel hükümlere göre dava olunan şeyin (hakkın) değeri dikkate alınarak görevli mahkeme belirlenmelidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan resen gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir....

Davacının dayandığı devir alma senedinin tespit tarihinden sonraya ait olması ve tespit tarihi itibariyle çekişmeli taşınmazda zilyet olduğunun ispat edilememesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 2.037,00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 9.3.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Beldesinde kadastro çalışmalarına 17/09/2007 tarihinde başlandığı bildirilmiş olup, mahkemece çekişmeli taşınmaz hakkında davaya konu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği araştırılmamıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 27. maddesinde, yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan ve çekişmeli taşınmaz hakkındaki kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tespit tutanağı düzenlendiği tarihte, bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyasının resen kadastro mahkemesine devir olunacağı hükme bağlanmıştır....

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının gerçeği yansıtmayıp haksız ve mesnetsiz olduğunu, mezkur taşınmaz ve taşınmaz üzerindeki binada mevcut dairelerin kullanım ve tasarrufunun ve herkesin zilyet olduğu paylaşımını düzenleyen 30.06.1997 tarihli "el satışı" tutanağı incelendiğinde (2) nolu dairenin müvekkiline ait olduğu ve müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda olduğunun açıkça belirtildiğini, bölgede yapılan 2/B kadastrosu sonucunda dava konusu taşınmazda müvekkilinin zilyetliği tespit edilerek, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine tescil edildiğini ve başvuru sonucu müvekkilinin zilyetliğinin kabul edildiğini, taşınmaz üzerindeki sözü edilen dairenin 1997 yılından beri müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Davalı ...; davacının vefat eden eşi ve kendisinin kardeşi olan ...'nin dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı ve 6 daireli binayı yaptığını, taşınmazın tamamının ...'...

Adalı Mahallesi çalışma alanında bulunan 258 ada 16 parsel sayılı 588,47 m² yüz ölçümündeki bahçe vasıflı taşınmaz, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 21.09.1998 tarihli kadastro çalışmaları sırasında üzerindeki binanın ... 'na ait olup onun tasarrufunda bulunduğu, muhdesat bilgilerinde ise taşınmaz üzerindeki kargir binanın ... oğlu ... Köseoğlu'na ait olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili, 2010-2011 yıllarında yapılan kadastro çalışmalarında davalının sahte evrak ve imza taklidi ile "devir sözleşmesi" düzenlemek suretiyle taşınmazın zilyet ve tasarrufunu kendi adına tespit ettirdiğini öne sürerek, davalı lehine tespitin terkini ile taşınmazın müvekkili olan davacının zilyet ve tasarrufunda olduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır....

Ancak, haksız işgal tazminatı (ecrimisil); taşınmaz üzerinde zilyetliği bulunmayan malik ya da zilyet tarafından, taşınmaza bir hakka dayanmadan iyiniyet olmaksızın zilyet olan kimseye karşı yöneltilebilen bir talep ve dava türüdür (HGK.1.11.2000,2000/3-1341-1584). En azı kira geliri en çoğu ise tam gelir yoksunluğu olarak hükmolunur. Somut olayda, davacı tanıkları, evin yazları misafirlik için birkaç gün taraflarca kullanıldığını, taşınmazın da 1.068,99 m2 ni davalının satın aldığını, fındıkların 3.299,82 m 2 kısmının ve 1.000 m2 çaylığın tamamının davalı tarafından dikildiğini beyan etmiş, mahalli bilirkişi ...; dava konusu evin davalı tarafından inşa edildiğini bildirmiştir. Fen bilirkişisi davacı tanığı, mahalli bilirkişi ve davalı beyanları doğrultusunda davalının haricen satın aldığı taşınmaz parçasını, davalının diktiği iddia olunan fındık bahçesini ve zirai tarım yapılan alanı gösterir krokisini sunmuştur....

Öte yandan, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacıların zilyetliğinin bulunmadığı da dosya kapsamıyla sabit olup, davacılar, taşınmazda kendilerinin asli zilyet, davalıların ise feri zilyet olduğunu da ispatlayamamışlardır. Hal böyle olunca Mahkemece, davacıların iddialarını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ve dosya kapsamına uymayan değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu