Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır. " 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13. maddesinde; "Tapuda kayıtlı taşınmaz mal: A) Kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi adına, b) Kayıt sahibi ölmüş ise mirasçıları adına, c) Mirasçılar tayin olunamazsa, ölü olduğu yazılmak suretiyle kayıt sahibi adına, B) Kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları halinde zilyet adına, b) Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına, c) Kayıt sahibinin yirmi yıl önce gaipliğine hüküm verilmiş veya tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle...
Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davacı tarafın zilyetliğini tapu kaydındaki beyanlar hanesine dayandırması dolayısıyla, talebin sadece zilyetliğin korunması kapsamında değerlendirilemeyeceği, davanın bir hak davası niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-c maddesine göre sulh hukuk mahkemesi, "taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları" görür. Davacı davasını, murisinin Hazineye ait taşınmaz üzerindeki nizasız fasılasız zilyetliğine dayandırmış, tapu kaydındaki beyanlar hanesindeki kaydı da yine murisinin söz konusu yere zilyet olduğu hususuna dayanak olarak ileri sürmüştür. Davacının bunun dışında dayandığı bir hak yoktur. Bu durumda uyuşmazlığın Torbalı Sulh Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22/02/2018 günü temyiz eden davacı vekili ile aleyhine temyiz olunan davalı Hazine vekilinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden diğer davalı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak sözlü açıklamalar da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davacının dava açma ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Bilindiği üzere, genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tapuda kayıtlı taşınmaz mallar, 3402 sayılı Kanunun 13. maddesine göre, kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa; kayıt sahibi adına, kayıt sahibi ölmüş ise mirasçıları adına, mirasçılar tayin olunamazsa, ölü olduğu yazılmak suretiyle kayıt sahibi adına, kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa; kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları halinde zilyet adına, zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına, kayıt sahibinin yirmi yıl önce gaipliğine hüküm verilmiş veya tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan...
ve ortakları zilyet olarak gösterilmiştir. ... ... mirasçılarının itirazları kadastro komisyonunca reddedilmiş ve tutanak 20.11.1944 tarihinde kesinleşmiştir. 72 ada 14 parsel sayılı 1.685 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1581 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak Artaki Çiftliğinin; Hazine tarafından 157 parçaya ayrılarak 2510 Sayılı Yasa uyarınca Kızılinler Köyü ahalisine ... ise de köy ahalisinin kendi aralarında yeniden paylaşım yaparak 300 parsele ifraz ettiklerinden, Hazine tarafından verilen 157 parça taşınmazın ve mütegayyip eşhasa ait yerlerin zeminde karıştığından kayıtların uygulanamadığı, bu sebeple 2510 Sayılı Yasa uyarınca satışların tapu sicil müdürlüğünde yapılmak üzere Hazine adına tespit edilmiş ve kütüğün beyanlar hanesinde ... .... zilyet olarak gösterilmiştir. ......
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından " taşınmazın orman vasfında olmadığı açık olan ancak Orman Niteliği gereği Hazineye tescil edilen, hali hazırda dava konusu taşınmaza 50 yılı aşkın süredir müvekkil zilyet olmasına rağmen tapu kaydında zilyet kaydının bulunmaması sebebiyle dava konusu taşınmaz hakkında kanuni haklarını kullanmak amacıyla Orman Kanunu 2-B maddesinde belirtilen şartları taşıdığına dair tespit istemekte hukuki yararı bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin dava konusu taşınmazın Orman Kanunu 2-B kapsamında olduğuna dair kısmen kabul ile tespiti idarenin yerine geçerek kullanım kadastrosu yapacak şekilde idareyi zorlamaya yönelik bir karar olmadığı, keza bunun bir tespit davası olup kararda bu hususta idareyi zorlayıcı bir hüküm bulunmadığı, müvekkilin babası ve müvekkilin dava konusu taşınmaza kesintisiz şekilde zilyet olduğu hususunda bir itiraz olmadığından Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16....
Anılan Yasasın 13. maddesinde ise tebligatın yöntem ve esasları belirtilmiş ve bu madde uyarınca tebligat yapılmak üzere kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malın sahibi, zilyet ve diğer ilgililerden adresi tespit olunanlara tebliğ edilmek üzere; taşınmazın takdir olunan kıymeti, kamulaştırma karşılığının veya ilk taksidinin milli bankalardan birine hak sahibi adına yatırıldığına dair belgenin, bedelin bankaya yatırıldığı tarihten başlayarak 30 gün içinde notere verilmiş olması gerekir....
lara ait taşınmazlara kadar uzandığını, müvekkili ait taşınmaz ile bu kişilere ait taşınmaz arasında gerçekte yol bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı bu kişilere ait taşınmaz sınırlarına kadar dayandığını, müvekkiline bu taşınmazın dava konusu taşınmazlar ile bir bütün olarak eşi ... İktu tarafından verildiğini, öncesinde uzun yıllardır ... İktu tarafından zilyet ve tasarruf edildiğini, bu taşınmaz üzerinde kargir iki katlı ev ve ahşap samanlık ve arsa ve bahçe olarak kullanılan kısımlar olduğunu, dava konusu kısımların ana taşınmaz ile bir bütün halde uzun yıllardır müvekkili ve eşi ... İktu tarafından zilyet ve tasarruf edildiğini, bu kısımların yol ve yol boşluğu olmadığını, bu kısımlar üzerinde ne davalıların ne de üçüncü şahısların herhangi bir hakkı olmadığını açıklayarak, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü ......
Kiralanan, kiracıya teslim edilmiş ise (kiracı fer’i zilyet durumuna girmişse) kira sözleşmesine dayanarak kiralanana tecavüz eden üçüncü kişiye karşı elatmanın önlenmesini (TMK. m.974, 981, 984) isteyebilir ise de, fer’i zilyet olmadığı anlaşılan davacı sırf kira sözleşmesi sebebiyle tecavüz eden üçüncü kişiye karşı elatmanın önlenmesi davası açamaz. Mahkemece, yapılan bu saptama gözetilerek davanın reddi gerekirken, istemin hüküm altına alınması doğru değildir. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır. Kabule göre de; davacı 845 ada 19, 25 ve 31 sayılı parsellerin kira sözleşmesine dayanmış ise de, bu sözleşmeler yerinde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, (A) harfli bölümün kira sözleşmeleri kapsamında kalıp kalmadığı uygulamayla saptanmamıştır. Bu yönün inceleme dışı bırakılması da yerinde değildir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İlgili Hukuk 1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14/1. maddesi şöyledir “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.” 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13. maddesinde şöyledir“Tapuda kayıtlı taşınmaz mal: A) Kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi adına, b) Kayıt sahibi ölmüş ise mirasçıları adına, c) Mirasçılar tayin olunamazsa, ölü olduğu yazılmak suretiyle kayıt sahibi adına, B) Kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları halinde zilyet adına, b) Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı...


