Davacı ise, bu kararın yerinde olmadığını öne sürerek temyizen incelenip bozulmasını istemektedir. 3091 sayılı yasanın amacı, gerçek veya tüzel kişilerin zilyet bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurum ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya devlete ait ya da devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerle veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamaktır. Dava dosyasındaki belgelerden, uyuşmazlık konusu yerin, 2981 sayılı Kanunun 3290 sayılı Kanunla değişik 10.maddesine göre davacıya tahsis edildiği ve kendisine tapu tahsis belgesinin verildiği anlaşılmakta ve bu belgenin hak sahibi olmadığı halde davacıya verildiği ve iptali yoluna gidildiği hususunda da herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı da saptanmaktadır....
ile taşınmaz maliklerinden .... arasındaki anlaşma gereği ... tarafından 1983 yılında dava konusu taşınmazda 3 katlı bina inşa edildiğini, tapuya kayıtlı taşınmaz üzerindeki binanın mülkiyetinin ... tarafından iyiniyetli olarak yaptırıldığını ve taşınmaza zilyet olduklarını ileri sürerek, uygun bedel karşılığında taşınmazın adlarına tescilini, mümkün olmadığı takdirde murisleri tarafından yapılan faydalı giderlerin taraflarına ödenmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, taşınmaz üzerindeki yapıların değeriyle faydalı giderlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir....
Davacı tarafından, taşınmazı imar ve ihya ettikten sonra taşınmazın etrafını tel örgü ile çevirdiği, çeşitli meyve ağaçları ve üzüm bağları diktiği, bu şekilde taşınmazın tamamında zilyet olduğu ileri sürülmüştür. Davalı taraf ise taşınmazda kendisinin zilyet olduğunu iddia etmekle birlikte, 07.06.2011 tarihli oturumda taşınmaz üzerindeki ev ve evin önündeki 700 metrekarelik bölümde davacının hakkı olduğunu imzalı olarak beyan etmiştir. Ancak dava konusu taşınmazın bitişiğinde davacı adına tapuda kaydı bulunan 68 ada 7 parsel sayılı taşınmaz bulunup, bu parsel üzerinde uzman fen bilirkişisinin raporunda ev işaretli olması nedeniyle, davalının bu beyanın, dava konusu taşınmaza mı ilişkin olduğu yoksa davacı adına tapu kaydı bulunan taşınmazın mı kastedildiği anlaşılamamaktadır....
Noterliğince tanzim olunan 06/01/1986 tarihli, ..... yevmiye numaralı anlaşma senedi ile 2680 metrekarelik yer dışında kalan taşınmaz kısımlarının muris ....'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili ile ihbar olunan Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, vekil edeninin, davaya konu 1442 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki gecekonduyu 20 yılı aşkın süredir zilyet olarak kullandığını, ancak taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini açıklayarak, davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini istemiştir. Davalı ... vekili ile dava kendisine ihbar edilen Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur....
Taşınmaz üzerindeki baz istasyonunun da taşınmazla birlikte tecavüzün, dolayısıyla davanın konusu olmasına, görülmekte olan davanın taşınmazın aynına ilişkin bulunmamasına ve kurulan hükmün niteliğine göre davacı lehine yazılı şekilde avukatlık ücretinin takdir edilmesinde ve ihbar olunan Hasan lehine avukatlık ücretinin takdir edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davalı V... Telekomünikasyon A.Ş. vekili ile ihbar olunan Hasan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul, kanun ve bozma ilamına uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün (ONANMASINA), 15.07.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Öte yandan, toprak tevzi kayıtlarına göre taşınmazın şagilinin ''...'' olarak belirtildiği, davacının ise taşınmazı ''...'' isimli kişiden devraldığını iddia etmesi karşısında bu taşınmazın bilinen ilk zilyedinin kim olduğu, taşınmazın kimden kime nasıl intikal ettiği, şagilin taşınmazda zilyet olup-olmadığı, zilyet ise şagil tarafından taşınmazın davacının bayine teslim edilip-edilmediği, davacının bayinin taşınmaz üzerinde zilyet olup-olmadığı duraksamasız belirlenmeden sonuca gidilmiş, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin intikali hususunda son derece çelişkili olan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilmiştir....
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanunun 370'nci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Diğer taraftan dosyaya ibraz olunan senetlerin uygulaması yapılarak taşınmazla ilgileri olup olmadığıda saptanmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm verilemez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi İHBAR OLUNAN: Orman Yönetimi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Ahmet Altınöz tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Yasanın 5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen ek 4. maddesine göre yapılan kadastroda Kurna köyü 166 ada 1 parsel sayılı 6406.23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Tutanağın beyanlar hanesinde “İşbu taşınmaz bahçe olarak 2000 yılından beri ...’nun fiili kullanımındadır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şeklinde şerh bulunmaktadır....


