Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle adli yargıda açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....
Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/10/2019 KARAR TARİHİ : 21/01/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin, sigortalısının ...San. Ve Tic....
kazası nedeniyle ----- tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, rücuya tabi bir aylık bağlanmadığı, Davacı için talep edilen---- manevi zararın hukuki münakaşasının mahkemenin takdirinde olduğu, davalı ------------- tazminat taleplerinden sorumlu olmadığı hususlarında görüş bildirmişlerdir....
Bu anlamda zararın öğrenilmesine ilişkin iş kazasının tespiti davası zamanaşımını kesen bir dava niteliğindedir. Bu davayı işçinin veya işverenin açması, kesme açısında fark teşkil etmez. Kısaca zararın varlığının tespitine ilişkin her yargılama işlemi, zamanaşımının işlemesine engel teşkil eder. 7.7.2. İşçinin açtığı tazminat davasında, iş kazasının tespiti amacıyla açılan bir diğer dosyanın bekletici mesele yapılması neticesinde, işçi kesin bir şekilde sorumluların, failin kim olduğunu bilmediği için tazminat miktarını tespit dosyası kesinleşinceye kadar öğrenemeyecektir. Diğer taraftan işçinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi iş kazasından dolayı talep ettiği maddi tazminatın sınırlarının belirlenmesi için gerekli olup, bu oranı bilmeden talep edebileceği maddi tazminatı bilmesi beklenemez....
İş sayılı delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaza harfiyat döküldüğü belirlenerek zararın 121.821,22 TL olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde, davacıya ait taşınmaza davalılar tarafından harfiyat dökülmesi nedeniyle taşınmazının kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi talep edilmiştir. Mahkemece; mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davalıların harfiyatı davacıya ait taşınmazdan taşımak suretiyle zararın giderilmiş olduğu kabul edilmiştir. Şu halde, davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. b)1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 417. (01/10/2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/2.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Tazminat ve Ecrimisil DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ: 28.03.2016 K A R A R Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ... tarafından kamu orta mallarından meraya davalı tarafından yapılan müdahalenin meni, verilen zararın tespiti ile tespit edilen zararın tahsili isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 16.01.2016 tarih, 2016/1 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 26.02.2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 12.02.2016 gün 2016/1 sayılı Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (14.)...
Davacı sahibi olduğu taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptaline karar verildiğini, iyi niyetle satın aldığı taşınmazın elinden çıkması sonucu oluşan zarardan Hazine'nin sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalıdan alınmasını istemiştir. Yerel mahkemece, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince Hazine'nin sorumlu tutulabilmesi için zararın tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanmış olması gerektiği, oysa zarara neden olan hatalı işlemin kadastro tespiti sırasında oluştuğu, idari eylemlerden kaynaklanan tazminat davalarının idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir....
Mahkememizce, dava konusu kaza nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti ve talep olunan tazminatın sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığının, tespiti yönünden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, aktüerya uzmanı bilirkişinin mahkemece resen seçilmesine karar verilmiştir. Alınan 27/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; a) Dava konusu kazanın olduğu dönemde poliçe teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu, b) Ödeme dönemine göre, TRH-2010 ve 1.8 teknik faiz yöntemine göre yapılan hesapta, toplam zararın 37.774,98 TL, fark tazminatın 7.619,51 TL olduğu, c) Bu raporun yazım tarihine göre, TRH-2010 tablosu, % 10 progresif rant yöntemine göre; yapılan hesapta, toplam zararın 64.557,46 TL, net zararın 26.758,20 TL olduğu, fark tazminat tutarının poliçe teminat limitleri içerisinde olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce; Dosyanın İstanbul ATK 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve uğranılan zararın tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: el atma yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına tazminat talebi bakımından ise davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece el atma yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, tazminat talebi bakımından ise davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir....


