WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra da Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyet oranı tespit edildikten sonra ise zararın tespiti için aktüer bilirkişisinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, zararın tespiti için sigorta uzmanı avukat bilirkişisinden alınan raporda yetersizdir. Buna göre davadışı ......

Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Yerleşmiş Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere; meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerekmektedir. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise, ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir. Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporu incelendiğinde, yanan ağaçlara ilişkin zarar hesabının yukarıda belirtilen yönteme göre yapılmadığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün 2013 yılına ait verim ve maliyet çizelgesinde belirlenen ağaç değerlerinin yanan ağaç sayısıyla çarpılmak suretiyle yanan ağaçlardan kaynaklanan zarar miktarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Rapor, bu haliyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir....

Mahkemece, davalılar tarafından gerekli önlemlerin alınmış olması, mevcut bir zararın ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine dair hüküm verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/5231 Esas, 2017/7055 Karar sayılı ilamıyla “Somut olayda; her ne kadar mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda güncel zararın olmadığı belirtilmiş ise de, delil tespiti dosyasında 28.09.2012 tarihinde yapılmış olan keşif incelemesinde dava konusu taşınmazlarda zararın tespit edildiği ve geçmiş yıllara yönelik olarak da zarar miktarlarının belirlendiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yeniden keşif yapılmak ve davacıların 2009-2012 yılları arasındaki zararları belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir....

İlk Derece Mahkemesine 2009/944 Esas sayılı dosyada meslek hastalığının tespiti, sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi ve 10,00 TL maddi tazminat talepli dava açıldığı, bu dosyada 15.03.2016 tarihli duruşmada maddi tazminat davasının tefrik edilerek 2016/445 Esasa kayıt yapıldığı, meslek hastalığının tespiti ve maluliyet oranının tespitine 2009/944 Esas 2016/358 Karar sayılı dosyada karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.01.2019 tarih 2016/14259 Esas 2019/379 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır. 2009/944 Esas 2016/358 Karar sayılı kesinleşen tespit kararında; " davacının 25.09.1996 tarihi itibariyle % 22 maluliyeti nedeniyle işitme kaybından kaynaklı arızanın davalı ... ya ait işyerinde çalışmasından kaynaklandığının tespiti ile" şeklinde karar verilmiş. Bu kararın Yargıtay onaması ile kesinleştiği ve kesinleşme tarihinin 28.01.2019 olduğu sabittir....

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 8.12.1965 günlü ve 4/219 E. 448 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi, meyveli ağaçların kesilmesinden veya bunların hayatiyetine son verilmesinden doğan zararın ne şekilde hesap edileceği konusunda Borçlar Kanununda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda hayatın olağan akışı içerisinde oluşan hukuk kurallarının olaya uygulanması suretiyle adalete uygun bir sonuca ulaşmak gerekir. Meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerektiği kökleşen Yargıtay içtihatlarıyla belli olmuştur. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise, ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir....

K.. 08.12.1965 günlü ve Esas 4/219 ve Karar 448 sayılı ilamında da belirtildiği gibi meyveli ağaçların kesilmesinden veya bunların hayatiyetine son verilmesinden doğan zararın ne şekilde hesap edileceği konusunda B.. K.. bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda hayatın olağan akışı içerisinde oluşan hukuk kurallarının olaya uygulanması suretiyle adalete uygun bir sonuca ulaşmak gerekir. Meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerektiği kökleşen Yargıtay içtihatlarıyla belli olmuştur. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir....

Bu durumda mahkemece, davacıya ait araca ilişkin varsa; hasar dosyaları, ekspertiz raporları, aracın hasarlı halde çekilmiş fotoğrafları v.s. getirtilerek, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle olay tarihi itibariyle gerçek zararın tespiti ile aracın yaşı, markası,modeli v.s. yönünden uğradığı hasar nedeniyle tamirinin ekonomik olup olmadığı, hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediği, tamir ekonomik değilse, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek hasar ve zarar miktarının ve yine davacının, aracının hasar görmesi nedeniyle yaptığını ileri sürdüğü masrafları yapmak zorunda olup olmadığının belirlenmesi için hasar ve zarar uzmanı bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli tazminat raporu alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konularda uzman olmayan avukat bilirkişiden alınan tazminat raporu esas alınarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (maddi tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek manevi tazminat miktarını tayininde de doğrudan etkili olması nedeniyle işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir. Sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile ilgili ihtilaf ... hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup, tazminat davasında ... taraf değildir....

Ancak bu sürenin başlaması zararın ve zarar sebebinin tam olarak öğrenilmesi ile olacaktır. Davacı her ne kadar davaya konu bitkileri 29.07.2019 tarihinde satın almış ise de zarar tespiti için ve arabuluculuk için geçen süre dikkate alındığında hak düşürücü sürenin dolmadığı görülmüştür. Davacının iddiası bitkilerde meydana gelen zararın davacının sattığı fidelerden kaynaklandığı yönündedir. Ancak ne bunun tespiti için bir rapor alınmış ne de buna ilişkin bir numune saklanmıştır. Alınan raporlarda da görüleceği üzere bitkideki mikrobiyal bir hasarın tespiti ancak labaratuar ortamında mümkündür. Davacının bu yönde bir delili yoktur. Diğer yandan alınan her iki rapora göre de meydana gelen zararın fitoplazma bakteri kaynaklı olduğu kabul edilse bile bunun bir çok bulaşma yolu olduğu, dosya kapsamına göre zararın çevresel faktörlerden kaynaklandığının anlaşıldığı bildirilmiştir. Ayıp iddiasını ispat yükü davacıdadır....

Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....

UYAP Entegrasyonu