tazminata hükmolunması, 2-)Maddi tazminat talebinin miktar olarak tayininde davacının tutukluluğu süresince uğradığı gerçek zararın tespiti esas olup bu hususun belirlenmesinde davacının herhangi bir işte çalıştığını belgelemesi halinde bu miktarın esas alınması, çalıştığı işini belgelendirememesi halinde net asgari ücret üzerinden davacının maddi kaybının belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan hükmedilen maddi tazminat hesaplamasında zararın neye göre belirlendiğinin açıklanmaması, Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak, Haksız tutuklamalarda gerçek maddi zararın tazminat olarak verileceği ilkesi ve soruşturma kapsamında Cumhuriyet savcılığının el koyması nedeniyle oluşan zararın, işlemin yapıldığı tarih itibariyle 5320 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince 466 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu ve anılan kanun uyarınca haksız el koymadan doğan zararın bu kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği de nazara alınarak, şirket sahibi ve ortağı olup, Nevşehir Defterdarlığı vergi mükellefi olduğu anlaşılan davacının, tutuklu kaldığı süreler itibariyle şirket faaliyetlerinin devam edip etmediği, ediyor ise, davacının şirketlerde fiilen konumunun ne olduğu ve bu konum nedeniyle elde ettiği maaşın belirlenip, davacının şahsi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davada ... 47.Asliye Ticaret Mahkemesi ve ... 15.Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R - Dava, tazminat istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlığın kat mülkiyetinden doğan sorumluluktan kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın eser sözleşmesinin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeni oluşan zararın tespiti ve maddi zararın tazmini istemine ilişkin olduğu ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının Ek-1. maddesine göre, bu Yasanın uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh hukuk mahkemelerinde çözümlenir....
Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını zararın belirlenebilir olduğu halde davacı yanın belirsiz alacak davası açmasının hukuka aykırı olduğunu kusur tespiti yapıldıktan zararın tespit edilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. Davaya konu kazaya ilişkin hasar dosyası ve poliçe evrakları dosyamız arasına alınmıştır. Dosya kusurun ve zararın tespiti için bilirkişiye tevdii edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; Davacıya ait -----Maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğunu, -------- aracın kazalı hali sonrasında çekilmiş fotoğraflar üzerinden yapılan değerlendirmeler neticesinde, sayın eksper tarafından belirtilen hasarlı değişmesi gereken parçaların davaya konu kaza ile uyumlu olduğu, hasar onarım fiyatı olan ----- -----kabul edilebilir olduğunu beyan etmiştir. Dava, hukuki niteliği itibari ile; trafik kazasından kaynaklı tazminat isteminden ibarettir....
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalılar-karşı davada davacılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı-karşı davada davacılar vekilinin asıl ve karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde olmayıp reddi gerekmiştir. 2-Asıl dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davada davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabulüne ve davalı tarafın defterleri üzerinde inceleme yapıldığı halde maddi zararın tespit edilemediği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir....
Maddi tazminat istemiyle açılan tam yargı davalarında, hükmedilen tazminat tutarına işletilen yasal faiz ise; idarenin temürrüde düştüğü tarihten itibaren doğacak değer kaybını giderme amacını taşır. İdarenin temürrüde düştüğü tarih;ilgililerintazmin talebiyle idareye başvurdukları tarihtir....
Ancak; Davacı,16.08.2012 tarihli dilekçesinde davadan önce kiracı olduğu işyerindeki binada ve mobilyalar ile cihazlarda toplam 27 kalemden oluşan zararın tespitini istediği, alınan 28.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda toplam 50 kalem malzeme ve cihazdaki hasarın tespitinin yapıldığı, ancak bir kısım müzik aletlerindeki zararın tespit edilemediği, yapılan bu delil tespiti ile alınan bilirkişi raporunun karşı tarafa tebliğ edilmediği, mahkemece bu rapor esas alınarak yapılan bilirkişi incelemesine göre karar verildiği anlaşılmakta ise de; davacının delil tespitine ilişkin dilekçesinde, mobilya ve cihaz olarak toplam 27 kalem eşyadaki zararın tespitini istidiğine göre, hasar gören eşyanın dilekçede gösterilen ile sınırlı olduğu kabul edilerek bu eşyalardaki hasarın tespiti ile zararın kapsamının buna göre tayini gerekirken, talep dışına çıkılarak mahallinde zarar tespiti yapılamayan eşyaların da rapora dahil edilip bu doğrultuda davanın kabulü doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız fiil nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında, kiralananın davacının annesi tarafından davalıya kiralandığı, davalının kiralananı boşalttığı, daha sonra davalının kiralananın kapısını kırarak tekrar taşınmazın içerisine girdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili davalının taşınmaza kapıyı kırarak girdiğini, duvarları boyadığını, taşınmaza zarar verildiğini zararın yapılan delil tespiti sonucunda alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini belirterek 4.000,00....
Manevi zararın tespiti istemine ilişkin olarak; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarih ve 2006/2-14 E, 2006/26 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde bedensel bütünlüğünün iradesi dışında ihlali hallerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Amacı ise kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat, kişinin çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıları dindirmeyi, hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır....


