WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

ettirdiğini, sözleşme gereği doğan borcunu ifa etmeyen davalının temerrüde düştüğünü, ardından ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini ve zararın tazmininin istenildiğini, ancak davalının bu taleplere olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek, toplam 57.820,00 TL zararın 10.000,00 TL'sinin tazminini, üyelik devir sözleşmesinin feshini ve uğranılan zararın tespitini talep ve dava etmiştir....

Mobilya adlı binanın çatısında bulunan kaplama malzemesi olarak kullanılan çinkoların iyi raptedilmediği için yerinden sökülerek aracının üzerine düştüğünü ve araçta hasara neden olduğunu, olay anında iş yeri sahibinin oğlu olan ...’nin zararın kendi binalarının çatı kaplamasının yerinden çıkması sonucu meydana gelmesi nedeniyle zararın tamamı ile karşılanacağını söylemesine rağmen iş yeri sahibi olan davalının zararın ödenmeyeceğini söylediğini, bunun üzerine delil tespiti yaptırdığını belirterek, araçta meydana gelen hasar bedeli, kazanç kaybı, değer kaybı ve tespit masraflarının tahsilini istemiştir. Davalı, zarara neden olan kaplama çinko parçalarının kendisine ait olmadığını, kusurunun da olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....

Davacı, kadastro tespiti sonucunda üçüncü kişi adına tespit görüp kesinleşen ve tapuya kaydedilen taşınmazı, tapu siciline güvenerek satın aldığını, daha sonra Hazine'nin açtığı tapu iptali ve tescil davası sonunda tapusunun iptal edildiğini belirterek uğradığı maddi zararın tazminini istemiştir. Davacı, davasını tapu sicilinin tutulmasından doğan zarardan devletin özel hukuk ilkeleri gereğince sorumluluğunu düzenleyen ayrık nitelikteki TMK'nın 1007. maddesine dayandırmıştır. Bu maddeye göre Hazine'nin sorumlu tutulabilmesi için zararın tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanmış olması gerekir. Oysa, dava konusu zarara neden olan hatalı tespit, kadastro çalışmaları sırasında oluşmuştur. Taşınmaz, nitelik ve zilyetlik koşulu gerçekleşmeden üçüncü kişi adına tespit görmüştür....

Davalı, söz konusu sözleşmenin danışmanlık sözleşmesi olduğunu üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, başvuruyu davacının yapması gerektiğini, davacının evraklarını tamamlamadığı için zaten başvuru yapamayacağını, başvurusunun kabul edileceği kesin olmadığından gerçek bir zararın mevcut olmadığını muhtemel zararın talep edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın manevi tazminat yönünden reddine, maddi tazminat yönünden kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar mahkemece söz konusu 11....

Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat hukukuna ilişkin davada ... Asliye Hukuk ve Sulh Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, davalının verdiği zararın tespiti ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince dava dilekçesi ile istenilen miktara göre davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi de, davanın kısmi dava olduğu, davacı vekilinin saklı tuttukları alacak miktarına ve tespiti istenen zarar miktarının, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini aştığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda, bir kısım zararının ......

Ancak; Somut olayda, davacı davadan evvel Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla davaya konu olayla ilgili kusur oranının ve zararın belirlenmesi bakımından delil tespiti yaptırmış, ancak dava dosyasında zararın tespiti yönünden yeniden rapor alınmış ise de kusur oranının belirlenmesi yönünden yeniden bilirkişiden rapor alınmamıştır. Delil tespiti isteyenin haklarını korumak için zorunluluk varsa veya acele hallerde mahkemece karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılabilir, ancak bu durumda mahkemece delil tespiti tutanağının ve bilirkişi raporunun bir sureti derhal karşı tarafa tebliğ edilmelidir. Ancak, tebligat yapılmış olsa bile somut olayda olduğu gibi cevap dilekçesinde kabul edilmemiş ise, delil tespiti raporuna dayanılarak hüküm verilmesi kanuna aykırılık oluşturur....

İdare Mahkemesince; davacının maluliyet oranının, sağlık kurulu raporuyla %15 olarak tespit edildiği, kamu görevlisinin kamu hizmeti sırasında uğradığı özel ve olağan dışı zararının kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmini gerektiği, zararın tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda belirlenen zarar miktarı esas alınarak, davacının tazminat isteminin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 69.526,53-YTL lık kısmının ve dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle manevi tazminat isteminin 4.000-YTL lık kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.11.2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir....

(BK'nun 44/1.) maddesinde, "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmü getirilmiştir Dosya kapsamından; davacıya ait soğuk hava deposunun tesis trafosunu besleyen yüksek gerilim atlama iletkenlerinin 07.07.2012 tarihinde davalı kurumca kesildiği, davacının elektrik kesintisini davalı kuruma bildirmediği kesilen elektriğin açılması için herhangi bir talepte bulunmadığı, elektrik kesintisi nedeniyle meydana gelen zararın tespiti için 09.07.2012 tarihinde Konya 3....

UYAP Entegrasyonu