aşımı süresinin 8 yıl, aynı Kanunun 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesintili dava zaman aşımı süresinin ise 12 yıl olduğu; ancak, 19.03.2011 tarihinde işlendiği iddia edilen eylemin işlendiği sırada suça sürüklenen çocuğun on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamasından dolayı TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca 15-18 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk açısından asli dava zaman aşımı süresinin 5 yıl 4 ay, kesintili dava zaman aşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu, TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık kesintili dava zaman aşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.01.2012 tarihi itibarıyla durduğu, denetim süresi içinde kasıtlı yeni suçun işlendiği 22.06.2012 tarihinde yeniden işlemeye başladığı ve önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle hesaplandığında, 7 yıl 12 aylık dava zaman aşımının, 19.03.2011 olan suç tarihinden hükmün 2. kez açıklanarak mahkumiyet kararı...
Kararı), bir an için davacı tarafın ayıp iddiasının yerinde olduğu kabul edilse dahi, davacı yanın aracı satın almasından ilk arıza iddiası ile müvekkile başvuru tarihi arasında 5 ay bulunduğunu, eğer araç iddia konusu ayıba sahipse, bu iddiaya rağmen davacı yanın müvekkili şirkete 5 ay gibi uzun bir süre sonra başvurması ihbar süresini kaçırdığı anlamına gelmekte olduğunu, Dava konusu aracın 27.03.2019 tarihinde davacıya satıldığını; ilgili mevzuatta alıcının seçimlik haklarının 2 yıllık zaman aşımına tabi tutulduğunu; görülen davanın reddi gerekirken ilk derece mahkemesince zaman aşımı definin de göz ardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yine usul ve yasaya aykırılığı gündeme getirdiğini ( Yargıtay 13....
Mahkemece yukarıda belirtilen madde hükmü uyarınca icranın geri bırakılması yerine, takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile... (İcra Hukuk) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.02.2012 tarih ve 2011/67 E, 2012/10 K. sayılı kararının hüküm bölümünün (1) numaralı bendinde yer alan “takibin zamanaşımı nedeniyle iptaline” sözcüklerinin karar metninden çıkarılmasına, yerine “icranın geri bırakılmasına” sözcüklerinin yazılmasına, mahkeme kararının düzeltilen bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlu mirasçısının ve şikayetçi üçüncü kişi taşınmaz yeni malikinin, takibin kesinleşmesinden sonraki evrede bono zamanaşımının oluştuğunu ileri sürerek İİK'nun 71. maddesi gereğince icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece; şikayetin kabulü ile şikayetçiler yönünden İİK'nun 71/2 ve 33/a maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır....
Zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talebi, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu icra mahkemesinden talep edilecek olup bu talep incelenirken İİK.nun 71/11.maddesi yollamasıyla aynı kanunun 33-2.maddesi hükmü kıyasen uygulanır ve bu durumda borcun zamanaşımına uğradığı kanısına varılırsa borçlu olmadığının tespitine değil icranın geri bırakılmasına karar verilir. Bu durumda mahkemece davacının İİK.nun 72.madde hükmü kapsamında değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra takibine konu alacak, hangi zaman aşımı süresine tâbi ise, icra takibinde de aynı zaman aşımı süresi uygulanır. Alacaklının borçludan talep etme hakkının bulunduğu borçlunun ise alacaklıya karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu belirli bir davranış tarzına edim denir. Süresi açısından edimin türleri arasında yer alan dönemsel edimde, borç zaman için düzenli veya düzensiz aralıklar ile tekrar tekrar ifa edilmektedir. Somut olayda; gerek takip talebinde gerekse de ödeme emrinde borcun sebebine ilişkin kısımda "30/05/2001-30/05/2007 yılları arasında 6 yıllık birbirini takip eden her ay için" ibaresinin yer aldığı, icra dosyası içeriği ve taraf beyanlarından takipte talep edilen alacağın aidat alacağı olduğu ve bu alacağın TBK'nun 147/1. bendine göre dönemsel edimler kapsamında olup aynı maddenin birinci cümlesine göre 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : Ticareti usulüne aykırı terk etmek HÜKÜM : Beraat Suça konu icra takibi nedeniyle icranın geri bırakılması kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması isteminin kabulüne ilişkin karar kesinleşmiştir. Mahkemece, Dairemizin 11.06.2015 tarih ve 2015/5973 - 16322 sayılı ilâmına uyularak yapılan yargılama neticesinde, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına ilişkin yeniden hüküm tesis edilmiş olması, kesinleşen bir konuda alacaklıya yeniden temyiz hakkı vermez. Buna göre, kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılması mümkün olmadığından, alacaklının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz dilekçesinin yukarıda açıklanan nedenlerle (REDDİNE), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
sorgusunun yapıldığı 12.10.2010 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 25.04.2022 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zaman aşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü: Suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 116/2 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının gerektirdiği cezaların türleri ve üst sınırlarına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık kesintili dava zaman aşımı süresinin, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19/02/2010 tarihi ile yeniden suç işlediği tarih olan 02/01/2012 arasındaki 1 yıl 10 ay 13 günlük durma süresi eklendiğinde dahi suç tarihi...


