O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü ile icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/07/2021 KARAR TARİHİ : 15/09/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının alacaklı, davalının borçlu olduğu ... 22. İcra Müdürlüğünün 2016/16314 E (eski 2012/7102 E) sayılı dosyası ile takibe konulan 15.10.2012 vade tarihli 200.000 TL lik ve 18.10.2012 vade tarihli 300.000 TL lik bonolarla ilgili; ... BAM 32. Hukuk Dairesinin 2020/477 E- 2020/538 K sayılı 17.11.2020 tarihli "zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması" kararının ... 12....
Hukuk Mahkemesinin 29.9.2009 gün ve 2009/159-403 sayılı ilamı ile “takibe konu çekin zamanaşımına uğraması nedeniyle takibin geri bırakılmasına” ... verilmiş ve kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. O halde; mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara göre, yukarıda sözü edilen 2009/159-403 sayılı takibin geri bırakılması kararına karşı dava açıp açmayacağı hususu davalı alacaklıdan sorularak, alacaklı tarafından genel mahkemelerde İİK.nun 33/a-2.maddesi uyarınca açılan bir davanın olmaması halinde, ... mahkemesince verilen icranın (takibin) geri bırakılması kararının dava konusu takip ve eldeki davaya etkisi üzerinde durulmalı, hasıl olacak sonucuna göre bir ... verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
DAVA Şikayetçi borçlular şikayet dilekçesinde; haklarında çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde alacaklı tarafından takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunulmadığından takibin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. III....
hükmün açıklanma tarihi olan 16/06/2015 itibari ile dava zamanaşımının dolmuş olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumunda ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Suç tarihi 15.03.2003 olan ve 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddesi uyarınca 5 yıl ve 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımına tabi olan suç nedeniyle, suça sürüklenen çocuk hakkında 27.05.2008 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 15.10.2008 tarihinde kesinleştikten sonra 28.07.2009 tarihinde yeni bir suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında, zaman aşımı süresinin durduğu 15.10.2008 ile 28.07.2009 tarihi aralığından sonra 7 yıl 6 aylık dava zaman aşımı süresi dolduktan sonra 16.06.2015 tarihinde hükmün açıklanması yasaya aykırı olduğundan İstanbul 4....
nın iştiraki olmaksızın gerçekleştirdiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, mevcut haliyle fiilin 5237 sayılı TCK'nın 102/1. maddesinin ikinci cümlesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçunu oluşturup anılan maddede öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e, 66/2,67/4. maddelerine göre 8 yıllık asli ve ilave dava zaman aşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi olan 03.08.2008 ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihle denetim süresi içerisinde işlenen ikinci suç tarihi arasında duran zaman da nazara alındığında inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 12.11.2019 tarihinde oy...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Oluşa uygun kabule göre, olay tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminin zaman aşımı süresi yönünden lehe olan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki 5237 sayılı TCK'nın 102/1-c.2. maddesinde düzenlenen sarkıntılık düzeyindeki basit cinsel saldırı suçunu oluşturup, anılan maddede öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre 8 yıllık asli ve ilave dava zaman aşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihle denetim süresi içerisinde işlenen ikinci suç tarihi arasında duran zaman da nazara alındığında inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın...
Ancak; 5237 sayılı Yasa'nın 231/8 maddesinin “Denetim süresi içerisinde dava zaman aşımı durur.” biçimindeki âmir hükmü ve yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen istikrarlı içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, denetim süresi içerisinde kasten işlenen (bu suçtan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi kaydıyla) suçun işlendiği tarihe kadar dava zaman aşımı süresi durur. Öte yandan aynı Yasa'nın 67/2-d maddesinin amir hükmü uyarınca, mahkumiyet hükmünün verilmesi dava zaman aşımı süresini kesen sebeplerdendir. Bu tarihten sonra dava zaman aşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Mahkûmiyet hükmünün sonradan kanun yolu denetimi esnasında her hangi bir nedenle bozulması, kesme sonucunu ortadan kaldırmaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet müdafisi İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Oluşa uygun kabule göre, olay tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminin zaman aşımı süresi yönünden lehe sayılıp 6545 sayılı kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturup anılan maddede öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 11 yıl 3 aylık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi olan 27.02.2008 ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihle denetim süresi içerisinde işlenen ikinci suç tarihi arasında duran zaman da nazara alındığında inceleme günü arasında...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2911 sayılı Kanuna muhalefet Hüküm : 2911 sayılı Kanunun 28/1 ve TCK’nın 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zaman aşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yükletilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte olan ve dava zaman aşımı yönünden 5237 sayılı TCK’ya göre sanık lehine hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen kesintili zamanaşımı süresinin suç tarihi ile karar tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi...


