ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/03/2024 (Ara Karar) NUMARASI: 2023/718 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN TALEP: İhtiyati Tedbir İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA VE TALEP: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; müvekkili şirketin 09/10/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul kararının ve alınan yönetim kurulu kararının Noterde onaylandıktan sonra, 24/10/2023 tarihinde ......
ari oyla yapıldığını, emredici nitelikteki (gizli oy-açık oy) kuralının ihlal edildiğini, toplantıda toplantı yeter sayısı olan 1/4 nisabının altına düşüldüğünü, blok liste ile seçime girilmesinin ana sözleşmeye aykırı olduğunu neticeten, ... günlü genel kurulun yönetici ve denetçi seçimi ile ilgili ... numaralı kararının yasanın emredici hükümleri ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle geçersiz, önceki yönetim ve denetim kurulu da ibra edilmemiş olmakla ana sözleşmenin 36.maddesi gereğince göreve devamları mümkün olmamakla; kooperatife tedbiren yönetim kurulu ve denetçi atanmasına, genel kurulun ... numaralı kararının yok hükmünde (geçersiz) olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir....
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, tedbir kararının uygulanması talep edilmediği için tedbir kararnını kendiliğinden kalktığını, kararda yeterli gerekçeye yer verilmediğini, davacının iddiaları yaklaşık ispat seviyesinde dahi ispatlanamadığını, davalı şirket'in finansal tablolarının gerçeğe uygun olduğunu, yönetim kurulu başkanının almış olduğu ücret piyasa dinamiklerine uygun ve makul olduğunu, Kararın icrasının geri bırakılmaması hâlinde şirket tüzel kişiliği ve ortakları ile üçüncü kişiler yönünden ağır ve telafisi güç zararların doğma ihtimali bulunmadığını, yönetim kurulu başkanı tarafından sunulan yönetim kurulu beyanının incelenmediğini, davacı tarafından kararların yaratacağı sözde zararların açıklanmadığını, genel kurulda yönetim kurulu üyelerine tanınacak mali hakların veya bunların miktarının belirlenmesine yönelik kararın "kişisel bir iş" olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ilgili oylamada yönetim kurulu üyesi sıfatını taşıyan...
(Paroy/Tekinalp/Çamoğlu Ortaklıklar Hukuku I syf.543) Anlatılan nedenlerle, asıl davanın kısmen kabulü ile; davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan ... kararların (iyi niyetli 3.kişilerin bu kararlara dayalı olarak kazandığı haklar saklı kalmak kaydıyla) yoklukla malul (batıl) olduğunun tespitine, yönetim kurulu karar defterinde ... ve ... nolu karara ilişkin sayfalar boş olduğundan, bu numaralar altında alınmış herhangi bir karar bulunmadığından bu numaralı kararlar hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yine birleşen aynı gerekçe ile birleşen davanın kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan ... sayılı kararların (iyi niyetli 3.kişilerin bu kararlara dayalı olarak kazandığı haklar saklı kalmak kaydıyla) yoklukla malul (batıl) olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, --- tarihli ---- yokluğunun tespiti, bu mümkün olmadığı takdirde söz konusu kararların butlanının (hükümsüzlüğünün) tespiti talebine ilişkindir. Mahkememizce, davacının---- tarihine kadar davalı sigorta şirketinin------olduğu ihtilafsız olup, uyuşmazlığın davalı şirket tarafından----- tarihli ---- usulüne uygun olarak toplanıp toplanmadığı, aynı gün alınan yönetim kurulu kararının yoklukla malul yada butlan olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilinin tanık dinletme talebi-------- kararının yoklukla malül olduğunu tespitine yönelik olup tanıkla ispatlanacak bir husus olmadığından tanık dinletme talebinin reddine, karar verilmiş, dosyanın bilirkişi verilerek alınan ---- tarihli ----- kararının benimsenmiş bir usul ile alınıp alınmadığı, usulüne uygun olup olmadığı, yoklukla malül olup olmadığı ve veya mutlak butlanla batıl olup olmadığı konusunda rapor aldırılmasına, karar verilmiştir....
nun katılmış olması nedeniyle alınmış olan yönetim kurulunun batıl olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle batıl olduğunun tespiti istenen 23/06/2009 tarihli ve ... nolu kararın alınmış olması üzerinden davanın açıldığı tarih itibariyle 8 yıl geçtiği için bu karara karşı butlan iddiasında bulunmanın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafından daha önce ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı (Eski ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas) dosyası üzerinden vermiş oldukları cevapları tekrar ettiklerini, cevapları kapsamında 23/06/2009 tarihli yönetim kurulu kararının batıl olmadığını, 23/06/2009 tarihinde yapılan yönetim kurulunda... ve 2009/5 sayılı iki karar alındığını, ...sayılı kararın davacı tarafından dava dışı ...'...
un ... tarihli genel kurulda ve devamındaki süreçte aldıkları kararlarda kullandıkları oyların geçersizliğinin tespitini talep ettiklerini, C- ... tarihli ve Batıl sayılması gereken Genel Kurul ile birlikte ve devamında alınan tüm yönetim kurulu kararlarının da aynı Genel Kurul gibi BATIL olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Zira TTK'nda "Batıl Kararlar başlığı altında "391. Maddede yer alan düzenlemede; "(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir....
Davalı kooperatif vekili asıl dava yönünden, 2006 yılı genel kurulunda yönetim kurulunun ibra edildiğini, yönetim kurulu kararları aleyhine iptal davası açılamayacağını, yönetim kurulu üyelerinin kanun hükmüne aykırı olarak görüşmelere katılması halinde kararların batıl olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiş; birleşen davaya ise cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif yönetim kurulu üyeleri ile Yaşar Yıldırım arasında yakın akrabalık bulunduğu, buna göre toplantı nisabı sağlanmadan kararın alındığının kabulü gerekeceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne; yönetim kurulu kararının iptal edilmediği sürece geçerli olacağı, ayrıca yönetim kurulu kararının geçerliliğinin tespiti için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir....
tarih ve 19 numaralı yönetim kurulu kararı ile ihraç kararının ortadan kaldırılarak davacının üyeliğinin devamına karar verildiğini ileri sürerek, müvekkilinin kooperatif ortağı olduğunun tespitine, B blok 20 numaralı dairenin davacı adına tahsisine, davacı adına tahsis kararı verilemediği takdirde aidatların eskalasyon değeriyle hesaplanarak ve yıllık %30 faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
firmalar nezdinde itibarı önemli olduğundan, genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması halinde şirketinin zor durumda kalacağını, bu sebeple yönetim kurulu olarak davacının bu talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir....


