Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/821 Esas sayılı 31/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı şirketin 13/09/2023 tarihli genel kurulunda 6 nolu karar ile alınan "yönetim kurulu üyelerine TTK nın 395 ve 396.madde uyarınca gerekli izinlerin verilmesine ilişkin kararın icrasının yönetim kurulu üyeleri ... ve ... bakımından durdurulmasına", fazla istemin reddine, Takdiren teminat alınmasına yer olmadığına" İhtiyati tedbir ara kararının tebliğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacı vekiline bildirilmesine,Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının davacılara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak...
Somut olayda, davalı tarafından dava kabul edilmekle, kabulün yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması karşısında, davanın kabul nedeniyle kabulüne karar vermek gerekmiş, butlan ve yokluğun tespiti davalarında davalının kabul beyanının sonuç doğurmayacağına ilişkin açık hüküm bulunmaması da dikkate alınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile ; Davalı şirketin ... Tarihli Olağan Genel Kurul kararı, ... Tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı, ... Tarihli Olağan Genel Kurul kararı, ... tarihli Genel Kurul kararı, ... tarihli Olağan Genel Kurulu toplantı kararlarının yokluğu nedeniyle batıl olduğunun Tespitine, Davalı şirketin ... Tarihli ... numaralı Yönetim Kurulu kararının, ... Tarihli ve ... Numaralı Yönetim Kurulu kararının, ... Tarihli Yönetim Kurulu kararının, ... Tarihli Yönetim Kurulu kararlarının yokluğu nedeniyle batıl olduğunun tespitine, Davalı şirketin ......
Davacı taraf, usuli itirazlarımızı yukarıda ifade ettiğimiz 18.01.2019 tarihli yönetim kurulu kararının yokluğu/butlanı iddiasına ek olarak, bu kararın Müvekkil Ticaret Sicil Müdürlüğünce 22.01.2019 tarihinde geçici olarak tescil edilmesinin de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.32/4 ve m.34’e aykırı olduğunu iddia ederek, Sayın Mahkemenizden geçici tescilin uygulamasının durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, ancak Sayın Mahkemenizce, “geçici tescilin uygulamasının durdurulmasına yönelik talebin konusunun yargılamayı gerektirmesi” gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebi reddedilmiştir.Davacı taraf, özetle, 18.01.2019 tarihinde gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantısının yok hükmünde ve batıl olduğunu, hukuken geçersiz olduğunu, bu yönetim kurulu toplantısında yok hükmünde/batıl kararlar alındığını, bu kararın ......
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDENLER (DAVACI) : 1-.. VEKİLİ : AV. .. ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR İSTENEN (DAVALI) :.. VEKİLLERİ : AV. .. DAVANIN KONUSU : İHTİYATİ TEDBİR İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .....
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl dava konusu 27/12/2019, 03/02/2020 tarihli kararların yönetim kurulu kararı niteliği bulunup bulunmadığı, yönetim kurulu kararı niteliğinde ise anılan kararlar ile 02/09/2020 tarihli yönetim kurulunun 1. maddesiyle alınan kararın batıl olup olmadığı, birleşen dava konusu 02/09/2020 tarihli yönetim kurulunun 2,3,4,5,7 ve 9. maddeleriyle alınan kararların batıl olup olmadığı, batıl değil ise iptal koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan asıl davada 02/09/2020 tarihli yönetim kurulunda birinci maddeyle alınan kararın batıl olduğunun tespiti talebinin yanında 27/12/2019 ve 03/02/2020 tarihli yönetim kurulu kararlarının da batıl olduğunun tespitini talep etmiştir. TTK'nun 391. maddesi "(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir....
A.Ş. ne karşı TTK 396. maddede belirtilen davaların açılması için İhtiyati tedbir kararı verilmesi yönündeki taleplerinin reddine ilişkin Batı Ticaret Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli kararının hatalı olduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir....
ATM'nin 2022/355 E. sayılı davasında da ... temsil ve yönetim kayyımı olduğuna ilişkin hiç bir beyanda bulunmadığını, aynı şekilde ... tereke temsicisi ... tarafından da davalı şirketinin kayyımının ... olduğunun dile getirilmediğini, şirkete tedbiren yönetim ve temsil kayyımı atanması gerektiğini, bunun dışında şirkete ait taşınmazın tapu sicil kayıtları üzerine tedbir konulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Talep, hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin tespiti ve hissenin tescili, şirkete kayyım tayini istemine ilişkin davada şirkete tedbiren yönetim ve temsil kayyımı atanması, şirket taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir....
- KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, davalı kooperatifin maliki bulunduğunu iddia ettiği gayrimenkulün mülkiyetinin tamamını kurulduğu yıldan bu yana edinemediğini, gerekli imar izinlerini alamadığını, usulüne uygun olmayan yönetim kurulu kararları ve genel kurul kararları aldığını, olağan yönetim kurulu toplantılarını yerine getiremediğini, kooperatifin amacını gerçekleştiremediği gibi gerçekleştirecek durumda da olmadığını ileri sürerek, davalı kooperatifin, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi ve TTK.434 vd. uyarınca dağıldığının tespiti ile usul ve yasaya aykırı alınan yönetim kurulu kararları ile genel kurul kararlarının butlanla batıl olduğunun tespitine, dava kesin hükme bağlanıncaya kadar tapuda 762 parselde kayıtlı taşınmazdaki davalı kooperatif hissesine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....
yeterince inceleme yapmadan sadece davacı tarafın beyanlarını dikkate alarak vermiş olduğu işbu ihtiyati tedbirin kabulü kararı hatalı olup, 04.09.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar hukuka uygun olduğundan, ihtiyati tedbirin kabulüne ilişkin 28.03.2025 tarihli ve 07.04.2025 tarihli ara kararların kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi gerektiğini; Genel kurul kararına karşı iptal davası açabilmek için meydana gelen ihlalin, genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ispatı gerektiğini, sadece bir an için davacının iddia ettiği ve mahkemenin eksik inceleme ile hatalı olarak karar verdiği üzere Yönetim Kurulu üyelerinin kendileri için de oy verdiği düşünülse bile yine de verilen tedbir kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, TTK’nın 446/1-b maddesi uyarınca, genel kurul kararlarının iptali taleplerinde davacının, kararın alınmasında hukuka aykırılığın etkili olduğunu ispatla yükümlü olduğunu, TTK m. 446/1-b’de sayılan nedenlerin varlığı durumunda...
kurulu kararına isnat ettirilerek ileri sürülecek olursa da, ilgili yönetim kurulu kararında bağışlama iradesi yer almadığından geçersiz olacağını, işbu nedenlerle hisse devri konulu Yönetim Kurulu Kararı’nın geçerli olduğu varsayımında dahi muvazaa bakımından gerekli değerlendirmeler yapılarak hisse devrinin iptali ile payları oranında mirasçılara tescili gerektiğini, bu şekilde devredilen tüm hisselere ilişkin olarak diğer mirasçılara da dava açılacağını, dava dilekçesi ekinde yer alan uzman mütalaasında davaya konu yönetim kurulu kararının hangi hallerde ne sebeple geçersiz olacağı belirtilmiş ve geçersiz olduğu kanaatine varıldığını, devre konu yönetim kurulu kararı yok hükmünde olduğundan şirketin zarara uğramasının ve hisse kaybının önlenmesi adına tümden ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu şirketin en önemli geliri ve neredeyse tek geliri taşınmazlara ilişkindir. dolayısıyla salt işin esası olmadığına dayalı olarak ret kararı verilmemesi gerektiğini...


