Maddesi gereği, vakfı gereksiz yere yükümlülük altına soktuğu, ihmal ve basiretsiz işlemleri nedeniyle vakfı zarara uğrattığından , mütevellilikten azli ve danışmanlık ücreti olarak ödenen 135.000 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte mütevelliden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece zarar istemine ilişkin dava tefrik edilmiş, yöneticinin azli istemine ilişkin olarak ise, davalının dava dilekçesine konu eyleminde kusuru mevcut ise de madde 10'da bahsedildiği üzere ağır ihmal ve kasıttan bahsedilemeyeceği hususu dikkate alınarak vakıf yöneticisinin azlini gerektirecek şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Dava, vakıf yöneticisinin azli istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ilk talebinin yöneticinin azli olduğunu, buna göre davacının şirketle ilgili bilgi verilmediği-bilgi alamadığının iddia edildiği, davacının, davalıya gönderdiği noter ihtarında, şirkete ait bilgi ve belgelerin kendisine iletilerek gönderilmesinin istenildiği, anılan bu ihtarın bilgi alma hakkının kullanım usulünü düzenleyen 6102 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesine uygun olmayıp davalının bu hakkın kullanımına engel olduğunun ispat edilemediği, engelleyici fiillerin sürekliliği gibi bir durumun ispat edilemediği, bu hususun tek başına yöneticinin azli sebebi de olamayacağı, davacının somut olarak azil ve sorumluluğa dayalı fiilleri göstermediği, davalının şirketle rekabet halinde olan bir şirketin izinsiz olarak yönetici ortağı olması iddia edilmişse de bu husuta başkaca şirket ortaklığına dair delil sunulmadığı, defter ve kayıtların incelenmesinden başkaca delile dayanılmadığı...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2021/225 Esas KARAR NO : 2022/372 DAVA : Yöneticinin azli DAVA TARİHİ : 13/04/2021 KARAR TARİHİ : 28/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan yöneticinin azli davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 29.01.2021 tarihinde tek ortaklı ... Elektrik İnşaat Hayvancılık Tarım San ve Tic. Ltd. Şti'nin kurucusu olan ...'...
Hukuk Dairesinin 20/10/2017 tarih 2017/540 esas ve 2017/695 karar sayılı kararının bozulup kaldırılarak davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine geçilmiştir. 2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 3- Dava, limited şirkette haklı nedenle yöneticinin azli, kayyım atanması ve maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunlu değildir....
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının yöneticinin azli talebinin pasif husumetten REDDİNE 2-Davacının fesih ve tasfiye talebinin KABULÜ İLE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...... sicil numarasına kayıtlı davalı ...'nin feshi ile tasfiyesine, 3-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere SMM Uzmanı ...'...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava, TTK 630 uyarınca davalı şirket müdürün yöneticinin azli talebine ilişkindir. Limited şirketlerde Genel kurulda çoğunluğun sağlanamaması halinde TTK md. 630 (2) ye istinaden her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin azli talebi ve sorumluluk davaları idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istenen yöneticiye karşı açılabilir. Somut olayda dava yöneticiye açıldığı için husumet sorunu bulunmamaktadır. Dosyada mübrez İTSM kayıtları uyarınca; 25.06.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davalı ...'ın davalı dışı ....... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.nin münferiden yetkili müdürü olarak atandığı tespit edilmiştir. Davalı vekili Av. ...'ün 23/11/2021 tarihli beyan dilekçesinde; davalı ...'ın ..... . Hiz. Ltd. Şti....
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır.Davalılar vekilinin talebi üzerine ------- dosyası getirtilerek incelenmiş davacının ----- davalının ise---- olduğu yöneticinin azli davası açıldığı, bu dosya ile birleşen----------- sayılı dosyasında ise davacıların -----------aleyhine yöneticinin azli davası açıldığı, mahkememizde açılan davada davacı tarafça ileri sürülen iddiaların yöneticinin azli davasında da aynen ileri sürüldüğü, halen yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacılar vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Dava, yöneticinin azli istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya istinaf incelemesi için Dairemiz esasına kaydından sonra davacılar vekili Av. ...'nun istinaftan feragat ettiğine ilişkin .. uyap tarihli dilekçe sunduğu ve davacılar vekili Av. ...'na yetki veren Av. ...'nun vekaletnamesinde kanun yolundan feragate ilişkin yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Bu itibarla, davacılar vekili Av. ...'nun istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 349/2. maddesi gereğince feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacılar vekili Av. ...'...
Şirketi bakımından ortaklara kaynak transferi yapıldığı, şirketin zarara uğratıldığı belirtilmek suretiyle müdürün azli koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirilmiş ve mahkememizce söz konusu tespitlerden ayrılmayı gerektiren herhangi bir neden görülmemiştir. Öte yandan, her iki şirket yönünden de uzun süredir ortaklar kurulu (genel kurul) toplantısı yapılmadığı tespit edilmiş ise de bu husus yalnız başına yöneticinin azli için yeterli bir neden olarak kabul edilmemiş; Davalı ...'in dava dışı ... Şirketi müdürlüğünden azline, dava dışı ... Şirketi müdürlüğünden azli talebinin reddine, davanın reddi yönünde karar verilen şirket yönünde denetim kayyımı tedbirinin sonlandırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın kısmen kabulüne, Davalı ...'in dava dışı ... Şirketi müdürlüğünden azline, Davalı ...'in dava dışı ... Şirketi müdürlüğünden azli talebinin reddine, 2- Karar kesinleştiğinde bir örneğinin ......
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava, şirket müdürü olan davalının TTK 630 uyarınca azli talebine ilişkindir. Limited şirketlerde Genel kurulda çoğunluğun sağlanamaması halinde TTK md. 630 (2) ye istinaden her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin azli talebi ve sorumluluk davaları idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istenen yöneticiye karşı açılabilir. Somut olayda, davacı taraf, haklı nedenle davalı şirket müdürünün azil talebinde bulunmuş, ancak 15/11/2021 tarihli dilekçesinde de bahsettiği üzere dava konusu şirketteki hissesini davalı şirket müdürüne devretmiştir. Dolayısıyla dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....


