Aile Mahkemesinin 2012/1093 sayılı Kararıyla iştirak nafakasının kaldırılmasına karar verdiği tarihe kadarki ödenen 3.600 TL'nin iadesini, çocuk için 350 TL iştirak nafakası ile davalı için ödediği yoksulluk nafakasının kaldırılmasını ve fazla ödendiğini iddia ettiği yoksulluk nafakasının iadesini talep etmiş; mahkemece, davacının açmış olduğu yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine, geriye dönük yoksulluk ve iştirak nafakalarının tahsiline yönelik taleplerinin velayetin davacı babaya verilmesine dair kararın kesinleşme tarihi de dikkate alınarak reddine karar verildiği, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının tam olarak tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, Bursa 2....
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, ... kadın lehine hükmedilen 300,00 TL tedbir nafakasının tahsilde tekerrür olmaksızın aynen devamına, karar kesinleşince nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, takdir edilen nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-davacı erkek vekili; yoksulluk nafakası takdirinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek;yoksulluk nafakası yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bozmaya uygun karar verilip verilmediği, yoksulluk nafakası miktarının uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2....
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yoksulluk nafakasının boşanma davasına bağlı bir talep olup, MK. nun 174 ve 175 maddelerine istinaden boşanma davası ile birlikte derdest davada tedbir nafakası talep ederken boşanmadan sonra yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması halinde bağlanacak tedbir nafakasının yoksulluk nafakası olarak devamının istenebileceğini, tarafların Kırıkkale 1.Aile Mahkemesi Hakimliği'nin 03.02.2014 tarihli ve 2013/453 E. -2014/49 K. sayılı ilamı ile boşandıklarını, ilgili dava dilekçesi ve duruşma zaptı incelendiğinde davalının verdiği cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanında yoksulluk nafakası talebinde bulunmadığını, bu nedenle de mahkemece 280 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, mahkeme kararının 4. maddesinde yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat istemi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulduğunu, dolayısıyla ortada kesin hüküm bulunduğunu, bundan sonra yoksulluk nafakası talep edilmesinin mümkün olmadığını, davalının SGK'dan...
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıya bağlanan aylık 120,00 TL yoksulluk nafakasının dava tarihi olan 07.12.2012 tarihinden itibaren aylık 400,00 TL' ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. TMK.nun 175.maddesi gereğince; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Yoksulluk nafakası boşanma davası içerisinde istenebileceği gibi, o dava devam ederken ya da sonuçlandıktan sonra ayrı bir dava ile de istenilebilir. Yoksulluk durumu; günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları birlikte değerlendirilerek takdir edilmelidir. Yoksulluk nafakası, ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanır....
Aile Mahkemesinin 2005/256 esas 2005/517 karar 12/05/2005 tarihli ilamıyla hükmedilen davacı için 200,00 TL yoksulluk ve müşterek çocuk Deniz için 400,00 TL iştirak nafakasının değişen koşullar ve ihtiyaçlar nazara alınarak yoksulluk nafakasının 450,00 TL'ye, iştirak nafakasının 900,00 TL'ye çıkarılmasını talep etmiş; yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda yoksulluk nafakasının artırım isteminin reddine, iştirak nafakasının aylık 350,00 TL artırılarak 750,00 TL'ye çıkarılmasına hükmolunmuş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz olunmuştur . Dava; yoksulluk ve iştirak nafakası artırım istemine ilişkindir. Somut olayda; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları dikkate alındığında takdir edilen iştirak nafakası artırım miktarı Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun olup, mahkemece iştirak nafakasının aylık 750,00 TL'ye çıkarılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki asıl davada yoksulluk nafakasının kaldırılması ile karşı davada yoksulluk nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı- karşı davalı vekili, dava dilekçesinde; tarafların ... Aile Mahkemesinin 2011/361 Esas ve 2012/440 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, davalı lehine 300 TL yoksulluk nafakasına karar verildiğini, davalının çalışmaya başladığını, ailesi ile yaşadığını, taşınmaz satın aldığını, kira geliri olduğunu belirterek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasını veya indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması, mümkün olmadığı takdirde azaltılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, karar sayılı ilamıyla davalı lehine 500,00-TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, boşanma davasından sonra kalp rahatsızlığına yakalandığını, sağlık sorunları nedeniyle çalışamadığını ve ailesinin desteğiyle geçindiğini, davalının çalışmaya başladığını, ekonomik durumunun iyi olduğunu, boşanma sonrası davalının yoksulluğa düşmediğini, yoksulluk nafakası ödemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına aksi takdirde azaltılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Hemen belirtmek gerekir ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında “Asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (HGK 07/10/1998 gün ve 1998/2- 656 E.- 1998/688 K. 26/12/2001 gün ve 2001/2- 1158- 1185 sayılı ve 01/05/2002 gün ve 2002/2- 397- 339 sayılı kararları) Somut olayda davalı lehine aylık 150 TL yoksulluk nafakası bağlanmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka attırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, dava dilekçesinde; davalı ile boşandıklarını, müşterek çocuk Hatice'nin velayetinin kendisine verildiğini, boşanma kararı ile kendisine 200,00 TL yoksulluk, müşterek çocuk için 100,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, iştirak ve yoksulluk nafakasının günün ekonomik koşullarına göre yetersiz kaldığından, yoksulluk nafakasının aylık 500,00 TL’ ye, müşterek çocuğun iştirak nafakasının aylık 250,00 TL ye çıkarılmasını talep ve dava etmiştir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile daha önceden davacı için bağlanan aylık 300,00 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden başlamak kaydıyla aylık 350,00 TL daha artırılarak 650,00 TL'ye yükseltilmesine davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı için bağlanan yoksulluk nafakasının kararın kesinleşme tarihi başlangıç kabul edilerek gelecek yıllarda da TÜİK tarafından belirlenecek ÜFE oranında artırılarak devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava yoksulluk nafakasının artırılması talebine ilişkindir. TMK'nun 175.maddesi "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Kanunda öngörülen şartlar davacı lehine gerçekleştiği takdirde, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir....


