"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Reyhanlı İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 11/02/2005NUMARASI : 27/5 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlu hakkında, genel kredi sözleşmesine dayanılarak 23.07.2004 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır. Ödeme emri tebliğ olunmadan önce, alacaklı vekili 26.07.2004 tarihinde Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesinden 2004/62-26 sayılı ihtiyati haciz kararı alarak, 27.07.2004 tarihinde kararın infazının teminen borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarına haciz koydurmuştur. Ödeme emrinin 02.08.2004 tarihinde tebliği üzerine, borçlu vekilinin süresinde 09.08.2004 tarihinde, icra dairesinde takibe, borca itirazı üzerine borçlu hakkındaki takip durdurulmuştur....
İİK'nın 265/1 maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. 2004 Sayılı İİK’nun 50. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun 6. maddesi, "Genel yetkili mahkeme, dava açıldığı tarihte davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir" hükmünü içermektedir. İİK'nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK'nun 447/2. maddesi atfıyla aynı Kanun'un yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir....
Ve 07.11.2025 tarihli ek karına karşı istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile mahkemece ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin itiraz üzerine kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemenin ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine itiraz edenler yönünden itirazın reddine karar verilmiş,bu karara karşı itiraz eden vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır....
Mahkemece, davalı borçlunun yetkiye itirazının reddine, takibin devamına, davalıca borca ve faizlere itiraz edilmediğinden davacının borç yönünden itirazın kaldırılması hakkında karar ihtihazına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu icra takibinde sadece icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş, borca yönelik itirazların saklı tutulduğu bildirilmiştir. İİK.’ nun 50/2. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisine yönelik itirazların incelenmesi İcra Mahkemesi’ nin görevi dahilindedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğü’nün dosyasındaki borca kısmi itiraz ve yetki itirazında bulunma sebebinin davacı ile 6 adet pompa alım satımı hususunda anlaştıklarını paranın bir miktarının peşin olarak ödediğini kalan kısım olan ve kabul edilen 3.700,00TL civarında ödemeyi pompaların tesliminde ödemeyi kabul ettiğini, ilk icra emrindeki borcun kabul edilmesinin bu sebeple olduğunu, davacının satımı husunda anlaştıkları pompaları teslim etmediğini bu nedenle ikinci gönderilen icra takibinde borcun tamamına itiraz ettiğini, borca sebep mal teslimi ve satış yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda davalının satış bedelini ödemediği, takibin satış bedelinden doğan bu borca ilişkin olduğu bildirildiğini, davalı borçlunun yetkisiz dairede yapılan takipte borca kısmen itiraz ettiği ve ödemeye ilişkin delil sunmadı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunma zaruretinin hasıl olduğunu, ilgili düzenleme gereğince başkaca hiçbir koşul aranmaksızın ihtiyati haciz talebimizin kabulüne ve ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, davalının vaki borcundan kurtulmak maksadıyla malvarlığını gizleme, kaçırma riskinin de bulunduğunu, borçlu ihtiyati haczin kaldırılması kararından yararlanarak malvarlığını elden çıkarak müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, ilgili yasal düzenleme uyarınca borçlunun borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini ve ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesini, resen takdir edilecek nedenlerle; ihtiyati haczin kaldırılmasına dair verilan ara kararının başvurularının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Davacı alacaklı 01.08.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 03.02.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 1.500,00 TL’den 2014 yılı Ocak, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları kira bedeli 9.000,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlulara 25.02.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu ...’in takibe itiraz etmemesi üzerine takip ... yönünden kesinleşmiştir. Davalı borçlu ... vekili 03.03.2015 tarihli itiraz dilekçesinde; yetkili icra dairesi Körfez icra dairesi olduğundan yetkiye itiraz ettiklerini, alacaklının icra takibine konu ettiği borcun müvekkiline ait olmadığını, alacaklı ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek icra takibine, yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir....
ın icra müdürlüğüne başvurarak ödeme emrini tebellüğ ettiği ve borca itiraz etmediği ve her iki sanığın suça konu araç kaydına haciz konulmasını ayrı ayrı talep ettikleri, ertesi gün aracın yakalandığı ve aynı gün alacaklı/sanık ...'...
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu haczin borçlu şirketin tebligat adresinde yapıldığı, haciz adresinin kapısında ve camında borçlunun adının yazdığı, haciz sırasında borçluya ait evraklar bulunduğu, davacı işyerinin borca mahsuben kendisine verildiğini iddia etmiş ise de bu iddianın ve sunduğu elektirik telefon faturası kira sözleşmesi, yoklama fişi, fatura ve diğer belgelerin iddiayı ispatta yeterli olmadığı, belgelerin borcun doğumundan sonra düzenlendiği, devrin muvazaalı olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiğini, borçlunun bu takip dosyasında da yetkiye itiraz ettiğini, borca itiraz edilmediği halde icra müdürlüğünün 11.05.2021 tarihli kararı ile yetkiye ve borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karara verildiğini ileri sürerek yetki itirazının ve borca itirazın kabulüne ilişkin müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Borçlu, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3637 Esas sayılı dosyasındaki takibe Ankara İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu belirtilerek itiraz edilmesine rağmen dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, bu işlemin ayrıca şikayet konusu edildiğini ileri sürerek istemin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Borçlunun ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3637 Esas sayılı dosyasında; yetki itirazında yetkili icra müdürlüğünün Ankara İcra Müdürlükleri olduğu bildirilmesine rağmen, icra dosyasının İstanbul ......


