GEREKÇE ; Dava; hakkında gecikme faizine ilişkin fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılan davalının borca itirazının iptali istemine ilişkindir. Davanın ve takibin konusu fatura incelendiğinde; 21/03/2018 tarihli KDV dahil 6.379.971,36 TL bedelli olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlendiği, fatura içeriğinde “mal hizmet bölümünde gecikme faizi” olduğunun yazılı olduğu, faturanın alt tarafında dava dilekçesinde belirtilen faturaların belirtilen son ödeme günlerinde ödemelerinin yapılmadığının tespit edilmesi ile 21/03/2018 tarihli ve ...-... numaralı müteşebbis heyeti kararı gereğince açıklamasının düşüldüğü görülmüştür. ... Müteşebbis Heyeti’nin 21/03/2018 tarihli ...-... sayılı kararı incelendiğinde; (3) numaralı maddesinde “Bölge katılımcılarından ve aynı zamanda bölgenin % 20 iştirakinin bulunduğu ......
Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazının 238.920,89 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 238.920,89 TL asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 2-Fazlaya dair istemin reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur....
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlunun süresi içinde borca ve yetkiye itiraz ettiğini, yetki itirazı taraflarınca kabul edilerek yetkili Küçükçekmece icra dairesine dosyanın gönderilmiş olduğunu, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ......
İstinaf Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, usulden reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede yetki şartı bulunduğundan davaya konu icra takibi ve itirazın iptali davasında yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, davalının yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı karşı davalının sözleşmeden kaynaklanan borcu ifa etmediğinden müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dosyada bulunan 23.08.2017 tarihli ihtarname ile siparişin onaylandığını ancak önceki siparişlere ilişkin ödeme yapılmadığı gerekçesiyle siparişe ilişkin teslimatın yapılmadığının açıkça kabul edildiğini, teslimatın yapılmaması ile müvekkili şirketin zarara uğradığını, davacının sipariş edilen kumaşların tesliminden kaçınmasının hukuki bir dayanağının bulunmadığını, müvekkili davalı karşı davacının zarara uğradığı için karşı dava açma zaruriyetinin...
Belirtilen delliler kapsamında asıl dava yönünden yapılan incelemede; asıl davanın itirazın iptali şeklinde açıldığı, dava dilekçesinde davacı tarafça yetki itirazının kabul edilerek dosyanın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine rağmen yetkili icra müdürlüğü'nce ödeme emri tebliği beklenmeden yetkisiz icra dairesindeki takip numarası ile dava açılmıştır. İtirazın iptali davası için , yetkili icra dairesinde usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir takibin bulunması gerekmektedir. Mahkememizce uzun uğraşlar sonucu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün dosyası tespit edilebilmiştir. Yapılan incelemede ödeme emrinin davalı vekilinin daimi çalışanına 24.04.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, süresinde itirazda bulunulmadığı bu nedenle takibin şeklen kesinleştiği anlaşılmıştır....
Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış ve davalı şirket tarafından hem borca hem yetkiye itiraz edilmiş olduğunu, yetki itirazı üzerine dosyanın taraflarınca yetkili icra dairesine gönderilmiş ve davalı şirket Küçükçekmece ... İcra Dairesi ... E. Dosyası'na borca, borcun faizine ve tüm ferilerine itiraz etmiş ve takip durmuş olduğunu, izah olunan nedenlerle; haksız ve kötü niyetle yapılan işbu itirazın iptali ile birlikte takibin devamını, itiraz haksız ve kötü niyetle yapıldığından dolayı davalının % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağın miktarının yüksekliği ve ilerde tahsil edememe durumu da dikkate alınarak teminat mukabilinde veya teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür....
Eski rapora değişiklik yapılmasını gerektirir yenilik bulunmadığı ,Davalı/karşı davacı ...’in ortaklıktan ayrılması ve aidatlarının iade edilmesi nedeniyle itirazın iptali isteminin konusuz kaldığı," belirtildiği görülmüştür....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2020 NUMARASI : 2020/189 E-2020/727 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALI DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/01/2024 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkili alacağının tahsili için Ankara 1....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/725 Esas KARAR NO : 2024/295 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2014 KARAR TARİHİ : 15/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Ltd....
Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, yasal süresi içerisinde takibe, yetkiye, faize ve ferilerine itiraz edildiğini takibin durdurulduğunu, ancak ne var ki davacının itirazın iptali davası yerine kısmi eda davası ikame ettiğini, davacının takibin devamına yönelik olarak usulen itirazın iptali davası ikame etmesi gerekirken kısmi eda davası ikame etmesinde hukuki yarar olmadığını, kaldı ki davacının hak ettiğine inandığı, alacağına dayanak olarak gösterdiği 5 adet faturada gösterilen ve üretilen malların vergiler dahil toplam bedeli ile müvekkilinden talep edilen karşılıkları belirli olduğunu, davacının aynı faturalara yönelik ihtiyati haciz talebi ve bir de ilamsız icra takibi mevcut olduğunu, davacının talep konusunun belirli olmasına karşın alacağını keyfi olarak küçük parçalara bölerek talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, bu bağlamda davacıya süre verilerek alacağın tam miktarı yönünden harcı ikmal etmesi aksi halde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle...


