Bunlardan birincisi senetteki imzanın inkar edilmesi, diğeri ise yazının inkarıdır.Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, imzaya itiraz, İcra ve İflas Kanunu'nun I70.maddesinde açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen, aynı takipler yönünden yazının sahteliği iddiası konusunda aynı kanunda özel bir hüküm mevcut değildir....
ın icra mahkemesine yaptığı başvuruda, yetki itirazı ile birlikte imzaya ve borca itirazını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, bu mahkeme kararının temyizi üzerine Dairemiz 2016/21370 E. - 2017/12892 K. sayılı ilamıyla hükmün yetki itirazı hakkında karar verilmesi gerekirken, verilmediği gerekçesiyle bozularak ilk derece mahkemesine gönderildiği görülmüştür. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda ilk önce yetki itirazı incelenerek sonra esas hakkında hüküm kurulmuş, yetki itirazının reddi ile imzaya itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmiş, verilen bu kararın da temyiz edildiği anlaşılmıştır. İİK’nin 168/5. maddesi hükmü gereği, borçlunun, borcu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını sebepleri ile birlikte ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir....
Somut olayda, alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçluya 04.12.2008 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin ise İİK. nun 168/5.maddesinde öngörülen yasal 5 günlük süreden sonra 05.02.2009 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurusunda, yurt dışında ikamet ettiğini sadece yaz aylarında Türkiye'de kaldığından kendilerine tebligat yapılmadığını, takibi 03.02.2009 tarihinde haricen öğrendiklerini belirterek imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır. Başvuru bu hali ile ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü şikayeti ile birlikte imzaya itiraz niteliğindedir....
Davacı vekilince mahkememize sunulan ve davalı tarafça imzalandığı ileri sürülen 31.10.2019 tarihli sözleşme ile Ankara Mahkemelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakta ise de; Ankara ...Müdürlüğünün 2021/13065 Esas sayılı dosyasında, sözleşme örneği takip talebine eklenmeksizin, faturaya dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığı, anılan sözleşme altındaki imzaya ise davalı tarafça ayrıca ve açıkça itiraz edilmiş olduğu anlaşılmakla, davalının yetkisizlik itirazının kabulü ile davalının ikametgahı mahkemesi olan ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunun tespitine, dair aşıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere: 1-Mahkememizin yetkisizliğine, davaya bakmakla yetkili ......
A.Ş. ye karşı borç altına girdiğini, dava dışı şirkette imzaya yetkili ve şirket yönelim kurulu başkanı olan ... ... ... tarafından ... Sigorta A.Ş. ile müvekkilin bilgisi dışında imzalanan 04.05.2015 tarihli Acentelik Sözleşmesiin son sayfasında yer alan müşterek ve müteselsil borçlular başlığı altında müvekkilinin ismine yer verilerek müvekkilin bilgisi dışında onun imzasının taklit edilmesiyle ilgili sözleşmede müvekkilinin müşterek ve müteselsil sıfatıyla şahsi mal varlığı ile borç altına sokulmaya çalışıldığını, ilgili Acentecilik Sözleşmesine dayanılarak müvekkili aleyhine .... İcra Müdürl ğü'nün 2019/......
nun 16/1. maddesi uyarınca ödeme emri tebligatını öğrendiği 15.11.2012 tarihinden itibaren yasal yedi günlük süre içerisinde yapılmış ise de, imzaya itiraz ve zamanaşımı itirazı için yasal beş günlük sürenin geçirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, imzaya itirazın ve zamanaşımı itirazının süre aşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Taraflar arasındaki borca ve imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile tazminat ve para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurularak takibin davacı borçlu yönünden iptaline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Dava, kambiyo takibinde kambiyo vasfına yönelik şikayet ile borca ve yetkiye itiraza ilişkin olup; borçlu, 19/01/2018 tarihinde usulsüz tebligattan haberdar olduğunu beyanla, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, yetkiye ve borca itiraz ile birlikte kambiyo vasfına yönelik şikayette bulunmuş ancak borçlunun mahkemeye müracaat tarihi olan 25/01/2018 tarihi itibari ile 5 günlük itiraz süresi geçmiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek yetki itirazının kabulüne karar verilmesi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesi, isabetli değildir. O halde, ilk derece mahkemesince, 19/01/2018 ödeme emrini ıttıla tarihine göre 5 günlük itiraz süresi geçtiği gerekçesi ile davanın süre aşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir....
Şti. yetkilisince bankaya ibrazı üzerine karşılıksız çıkması sonucunda sanık aleyhine başlatılan icra takibinde sanığın, borca ve imzaya itiraz ettiğinin iddia edilmesi karşısında; eylemin temas ettiği TCK'nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bankanın araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Bununla birlikte, her ne kadar ihtiyati tedbir kararı verilmeyen imzaya itiraz talebi ve alacaklının icra müdürlüğünden yetki alarak açtığı ortaklığın giderilmesi davası zamanşımını kesmez ise de, İİK'nun 121. maddesine göre yapılan talep ile ortaklığın giderilmesi ilamına dayalı olarak yapılan satış talebi ve yenileme istemi zamanaşmını keseceğinden, işlemler arasında T.T.K.'nun 749. maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece, zamanaşımı şikayetinin bu nedenlerle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi yerinde değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'...


