Sayılı takip dosyasından tanzim edilen 26.02.2016 tarihli sıra cetvelinde 1. sırada yer alarak bedelin tamamının ödenmesine karar verilen şikayet olunan takibinin henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle, şikayet olunanın geçerli bir haczinin bulunmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aynı mahkemenin 2008/1484 Esas sayılı dosyasında 17.05.2011 tarihli karar ile şikayet dışı borçlu tarafından yapılan imzaya, borca ve takibe itirazın reddedildiği ve icra mahkemesi kararların icrası için kesinleşmesine gerek olmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nce, İİK.nun 60. maddesine göre takip talebine uygun olarak yeniden ödeme emri düzenlenmesi ve borçluya tebliği zorunludur. Borçlunun, yetkili icra dairesince düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine, yeniden itiraz ve şikayet hakkının doğduğu izahtan varestedir. Başka bir anlatımla, yetkili icra dairesinden borçluya gönderilen ödeme emri, borçluya yeniden itiraz ve şikayet hakkı verir. O halde mahkemece, borçlunun ödeme emrine yönelik şikayetlerinin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir....
Hukuk Dairesince 11.03.2013 tarih ve 31-8739 sayı ile sahtelik iddiasının imza inkârı dışındaki bir nedene dayanması nedeniyle icra takibinin ceza davası sonuçlanıncaya kadar durmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılamada İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesince 12.10.2017 tarih ve 562-787 sayı ile davanın borca itiraz yönünden kabulüne, imzaya itiraz yönünden ise reddine karar verildiği, İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 82-475 sayılı kararına göre; davacıların sanıklar ..., ...ve ..., davalıların katılan ve Demirören Holding AŞ olduğu, Beyoğlu 27....
Öte yandan sahtelik iddiasının imza itirazı dışındaki bir nedene (yazıda sahtelik) dayanması halinde Dairemiz, İcra ve İflas Kanunu'nda bir düzenleme bulunmadığından HMK'nun 209. maddesinin uygulanması gerektiği görüşünde iken, daha sonra içtihat değişikliğine gidilerek, senet üzerinde bulunan yazıdaki sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde olup, bu konunun da İİK'nun 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle, HMK'nun 209. maddesinin bu yönden de uygulama yerinin olmadığı görüşü benimsenmiştir. İcra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. Bu nedenle borca veya imzaya itirazın incelenmesi sırasında sahtelik iddiasına dayalı olarak genel mahkemelerde açılan davaları bekletici mesele yapamayacağı gibi takibin durdurulmasına da karar veremez....
bulunan kişilere tüzel kişiliği temsil etme bakımından verilmiş bir yetki bulunup bulunmadığının bilinme imkanının da olmaması karşısında, itiraz dilekçesinde imzaları bulunan kişilerin ASKİ adına gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz etmeye yetkili olup olmadıkları ...’nden sorulup araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ......
İmzaya itiraz dışında kalan diğer bütün itirazlar borca itiraz olarak değerlendirilir. Bu bağlamda, borçlunun borcu olmadığına ilişkin itirazı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya kaldığı), hatır senedi olduğu, teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanan itirazlar borca itiraz niteliğindedir.” (Prof. Dr. Baki KURU; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s.197, Kasım 2004-İstanbul)Borçlu tarafından imzaya itiraz edilmiş ise de, adı geçenin vekilinin 22/04/2015 tarihli duruşmada ayrıca senedin miktar kısmında tahrifat yapıldığı itirazında da bulunduğu görülmektedir....
Mahkemece, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına göre, fatura içeriğindeki malların davalıya teslim ve faturaların da tebliğ edilmiş olduğu, davalı şirketin takip sonrasında davacıya ödeme yapmasının fatura içeriği malların teslim alındığına karine teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, mahkemeye içinde yetki şartı da bulunan 03.....2011 tarihli alım satım sözleşmesi sunmuş, icra dairesinin yetkisine ve borca itirazda bulunmuştur. Davacı ise bu sözleşmedeki imzaya itirazda bulunmuştur. Sözleşmede satışın ne şekilde yapılacağı ve yetki düzenlemesi bulunmaktadır....
İcra mahkemesi şikayetin incelenmesi sırasında keşif ve bilirkişi incelemesine veya tanık dinlenmesine karar verilirse delil avansı istemeli, süresinde delil ikamesi avansı yatırılmazsa, avansı yatırılmayan delil dışındaki delillere göre şikayet konusunda bir karar verilmelidir. Somut olayda şikayetçi, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, takibe dayanak bonoda kendisine atfen atılı bulunan imzaya icra mahkemesinde itiraz etmiştir. Yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca imza itirazı dava olmayıp, İcra ve İflas Hukukuna özgü bir konun yolu olduğundan, gider avansının yatmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi usule uygun değildir. Mahkemece işin L.B....
Borçlu hem yetkiye hem de esasa itiraz etmişse, İcra Hukuk Mahkemesi, ilk önce yetki itirazını inceleyip kararı bağlar. Mahkemece yetki itirazının doğru bulunması halinde ise yani icra dairesinin yetkisiz olduğu kanısına varırsa, alacaklının itirazın kaldırılmasına ilişkin talebini reddeder. Bunun üzerine alacaklının İcra Hukuk Mahkemesinin itirazın kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararının kesinleştiği tarihten başlayarak on gün içinde, yetkisiz icra dairesine başvurarak dosyanın yetkili icara dairesine gönderilmesini istemesi gerekir. Somut olayda, ... İcra Müdürlüğünde başlatılan icra takibine karşı borçlu davalı İcra Dairesinde borca ve İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Alacaklı ... İcra Mahkemesinden yetki ve borca yapılan itirazın kaldırılması istemiştir. İİK'nın 4. maddesine göre her İcra Mahkemesi kendisine bağlı icra ve iflas dairelerinin muamelelerine yönelik itiraz ve şikayetleri incelemekle yetkili olduğundan uyuşmazlığın ......
Somut olayda dosya kapsamından, davacı alacaklının kira alacağının tahsili amacıyla bulunduğu yer olan ... icra dairesine başvurarak icra takibi başlattığı, tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi üzerine düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği ve davalı borçlunun takibe itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Davalı borçlu itirazında ... İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmediğine göre ... İcra Dairesinin yetkisi kesinleşmiştir. Esasen kira borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan alacaklı bulunduğu yer icra dairesinde takip yapabilir. Davacı alacaklının kesinleşen bu yetkiye dayanarak ... İcra Hukuk Mahkemesine tahliye istemiyle başvurmasında bir usulsüzlük yoktur. Zira icra dairesinin işlemlerine karşı yapılacak şikayet ve itirazların incelenmesi, o icra dairesinin bulunduğu yer icra hakimliğine ait bulunmaktadır. İ.İ.K. 4. maddesinde düzenlenen yetki kesin yetkiye ilişkindir. Bu nedenlerle uyuşmazlığın ... 1....


