Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/24 E., eski yönetici tarafından şirketin malvarlığının tespiti, feshi ve tasfiyesi, şirkete kayyum tayini, ortaklıktan çıkarılmaya dair kararların iptali istemli davanın Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/20 E., şirketin eski ortağı tarafından tüm ortakları hasım gösterilerek hisse iadesi, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/74 E., yine aynı mahkemede kesinleşen dosya hakkında eski ortak tarafından yargılamanın yenilenmesi istemiyle açılan davanın Uzunköprü 1....
İdarenin mahkeme kararlarını yerine getirmekten kaçınması ne "idari işlem" ne de "idari eylem" olarak nitelendirilemeyeceğinden bu sebeple açılacak tazminat davalarında idari işlem ve eylemlere ilişkin olarak kanunda yer alan süreye ilişkin hükümlerin uygulanması mümkün görülmemektedir. İdarenin mahkeme kararlarını yerine getirmekten kaçınması veya icrada gecikmesi yolundaki davranışı süregelen bir tutumu ifade ettiğinden ve mahkeme kararı zamanın geçmesi ile önemini ve etkisini kaybetmeyeceğinden, bu halin doğurduğu zararların talep ve dava edilmesini bir süreyle sınırlamakta mümkün değildir. Mahkemelerin iptal kararlarının yerine getirilmesi için mevzuatımızda herhangi bir süre öngörülmemiştir. İptal kararı düzeltme veya yargılamanın yenilenmesi yolu ile kaldırılıncaya kadar, kanuni hakikati ifade ettiğinden ve hatta kanunun da üstünde bir kuvvete sahip olduğundan ne zaman olursa olsun idarece mutlaka uygulanması ve hukuka aykırılığın giderilmesi gerekir....
I- İSTEM: Davacılar vekili 02.10.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi sigortalının 15.09.2012 tarihli iş kazasında vefat etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı olmak üzere davacı eş ve çocuklar için 1.000 TL’şer maddi ve manevi tazminat olarak davacı eşe 100.000 TL, çocukların her biri lehine de 50.000 TL’şer tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili davalı ... yönünden 21.01.2015 tarihli celsede davayı atiye terk etiğini beyan etmiştir. Davacılar vekili 25.03.2016 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini eş için 219.532 TL’ye çocuklardan ... için ise 63.568 TL’ye artırmıştır. II- CEVAP: Davalı ... vekili, müteveffa ile aralarında hizmet akdi bulunmadığını, davalı şirket ile dış cephe yenilenmesi için sözleşme imzalandığını, husumetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır....
bu Kanunun 311 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanmayacağının, bu durumda olanların maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabileceklerinin belirtildiği ve müvekkilin durumunu düzenlediği ve bu nedenle süresinde başvuruda bulunarak, yeniden yargılama talebinde bulunduklarını belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur....
nin tam karşısındaki duvara asmış olduğu panoların birinde söz konusu sergide sergilenen müvekkiline ait 4 adet fotoğrafın hiçbir izin alınmadan haber verilmeden ve ücret de ödenmeden sergilendiğini, daha sonra ... yetkilileri ile görüşme yapıldığı, yetkililerin durumu kabul ettiğini ancak talep edilen 70.000,00 TL bedelin yönetim kurulu kararı ile ödenmemesine karar verildiğini belirterek, müvekkiline ait izinsiz olarak kullanılan 4 adet fotoğrafa yönelik tecavüzün refine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile FSEK m.68 gereğince 3 kat hesabıyla 70.000,00 TLmaddi tazminat, 10.000,00 TL manevi tazminat ve bilirkişi raporu ile tespit edilecek zararın tespit tarihinden itibaren İşleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtığını, vekili tarafından davanın takip edilmediği için davanın düştüğünü, aynı zamanda arşiv kayıtlarında dosyanın bulunmaması sebebiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunamadığını, dava konusu iş nedeniyle maddi manevi pek çok zararının bulunduğunu, davalı tarafça kendisinin elinde hak ediş raporu olmamasından faydalanarak fazla para ödendiğine ilişkin dava açtıklarını, 50 tonluk demirlere el koyduklarını, alet ve makinelerini iade etmediklerini belirterek bilirkişilerce tespit edilecek zararın davalı taraftan tahsili ile kendisine ödenmesine ve yaşadığı manevi zarar nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II....
Ejder, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2.cilt, madde 34-125, Ankara 2021, s. 1532,1560,1637) Hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı devlet aleyhine açılan eldeki tazminat davasında davaya dayanak yapılan olgular özetle; Giresun Aile Mahkemesi'nde görülen boşanma davasında, yine istinaf ve temyiz incelemeleri sırasında, çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin olarak İcra Hukuk Mahkemesince dosya kapsamına ve delillere uymayan kararlar verildiği, yargılamanın yenilenmesi talebinin ve hakimin reddi taleplerinin reddedildiği, bütün süreçte hukuka aykırı kararlar verildiği, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğranıldığı iddiasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 46.maddesinde sayılan sebeplere bakıldığında bu sebeplerin tamamının nitelikleri gereği hukuka aykırılık taşıdığı ve hakimin ağır kusuruna (hatta kastına) dayalı olduğu (örneğin; taraf tutma, duruşma tutanağında yazılı olmayan sebeple karar verme, menfaat karşılığı karar verme, kanuna açık aykırılık, adalet dağıtmaktan kaçınma, duruşma...
DAVANIN VE GÖREVLİ MAHKEMENİN TESPİTİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ: Dava, İcra ----Kanununun 5. Maddesi uyarınca icra dairesi görevlilerinin kusurlu davranışı nedeniyle uğranılan zararın ötazmini istemli maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı, Mahkememizin ---- dava dosyasında ---- davalıya karşı müştereken ve müteselsilen tahsil talepli olarak maddi tazminat ve manevi tazminat istemli dava açmış olup,---- çalışanları ile bankanın işlemleriyle ilgili kişilere karşı açılan davalar Mahkememizin--------- gönderilmiştir. İşbu ----- karşı açılan dava ise ayrılarak işbu esasa kaydedilmiştir. İşbu davada, dava dilekçesinde davalı---- karşı açılan davada davalı---- adının yanında icra dosyaları yazdığına göre davalı ----- kusurlu eylemi nedeniyle uğranılan zararının giderilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır....
nin ev hanımı olup ölen eşinden başka desteği ve güvencesinin bulunmadığını, ayrıca büyük manevi ızdırap çektiğini, diğer müvekkillerinden Çiğdem, Hakan ve Esra'nın da en büyük desteklerini kaybettiklerini, ayrıca manen büyük zarara uğradıklarını, davacılar Şaban ile Mustafa ve Kenan'ın da müteveffanın ölümü nedeni ile büyük acı ve ızdırap çektiklerini, ayrıca defin masrafı ve cenaze gideri olarak da 5.000.000.000 TL masraf yaptıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere ... için 20.000.000.000 TL maddi, 20.000.000.000 TL manevi ve 5.000.000.000 TL cenaze ve defin giderleri, davacılar Çiğdem, Hakan ve Esra’nın herbiri için ayrı ayrı 10.000.000.000 TL maddi ve 10.000.000.000 TL de manevi, davacı ..., Mustafa ve ... için ise ayrı ayrı 5.000.000.000 TL manevi tazminat olmak üzere olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
, 15.000,000 TL manevi tazminata, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminatın üç katıyla ödetilmesine ve ilk yayın tarihlerinden itibaren en yüksek ticari faizine, Kararın ulusal bir gazetede yayınlanmasına hükmedilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....


