WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Somut olayda, davalı borçlu ile diğer davalı eşi, boşanma davasına esas olmak üzere bir protokol hazırlamış ve bunu mahkemeye sunmuşlardır. Davacı alacaklı, anılan protokol ile borçlu tarafından eşine devredilen taşınmazlar hakkındaki tasarrufların iptalini istemiştir. Davacının asıl amacı, boşanmaya ilişkin mahkeme hükmünün iptali değil, taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptalidir. Tasarrufun tarafları, karı-kocadır. Boşanma davasında tarafların mal bölüşümü mahkeme tarafından belirlenmiş değildir. Tarafların mahkemeye anlaşma şeklinde bildirdikleri iradeleri ile mal paylaşımı belirlenmiştir. Bu gibi hallerde borçlunun alacaklısından mal kaçırabilme imkânı vardır. Gerek tasarrufun iptali davalarında, gerekse 6100 sayılı HMK.nın 376. (1086 sayılı HUMK.nun 446.) maddesinde yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurmak suretiyle açılan davaların yasal düzenlemelerinin, aynı amaca yönelik olduğu kuşkusuzdur....

Hakkın ihlalinin niteliğine göre, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilebilir. Ayrıca adil yargılanma ihlali çerçevesinde de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulabilir” (Y.H.G.K., 26.02.2019 tarih ve E: 2015/21-835 -K: 2019/208 ). Bu durumda, bölge adliye mahkemesince, davalının istinaf isteminin, istinaf isteminde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi usulden reddine karar verilmesi hukuka aykırı olmuştur. Bölge adliye mahkemesine ait temyize konu kararın bozulması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....

yenilenmesi talebi anlamında mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın ayrı yaşadığını beyan ettiği ve temyiz dilekçesi ekinde sunulan İstanbul Anadolu 3.Aile Mahkemesinin 2015/284 Esas ve 2015/297 Karar sayılı boşanma ilamıyla 30/04/2015 tarihinde boşandığı ve mahkemenin gerekçeli kararının tebliğ edildiği tarihte boşandığı anlaşılmakla bu nedenle sanığa yapılan gerekçeli karara ilişkin tebliğ işlemi geçersiz olup temyiz isteminin reddine dair 28/08/2015 tarihli ek karar ile sanık müdafii tarafından sanığın borçlu şirketin hisselerini devrederek şirket müdürlüğünün sona erdiği ileri sürülerek aynı mahkemeden yargılamanın yenilenmesini talep ettiği ve bu talep üzerine mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebi kabul ederek yargılamaya devamla yargılamanın iadesi talebinin reddine dair...

Kat, 111 numaralı bağımsız bölüm taşınmazın boşanma ilamının kesinleşme tarihi ile birlikte davacı küçük adına tescil edilmesi gerekirken hali hazırda davalı adına kayıtlı olduğu, her ne kadar davalı vekilinin boşanma protokolünün zor kullanılarak müvekkilden alındığını, buna ilişkin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına başvuracaklarını, yargılamanın iadesi dahil kanun yollarına başvuracakları yönünde savunmada bulunmuş ise de karar tarihi itibariyle hiç bir şekilde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmadığı, taraflar arasındaki boşanma kararının dayanağı, tarafların boşanma ve fer'îlerinde vardıkları "irade birliğine" dayandığı ve aralarında düzenledikleri protokolün boşanma kararı veren Mahkemece onaylandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu edilen taşınmazın davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile velâyeti davacı babada bulunan küçük ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden mirasçı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden mirasçı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün tamamı yönünden Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.; 6100 sayılı Kanun'un 375/l-ç bendi. 3....

uyuşan beyanlarının tespitinin istenmesi yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak değerlendirilemeyeceği, davacı vekilinin 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinde yer alan "Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması" iddiasının bir an için kabul edilmesi halinde dahi kanun koyucu tarafından aynı kanunun 377 nci maddesinde yer alan madde ile yargılamanın iadesi talebinin dinlenebilmesi için Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği tarihten itibaren üç aylık hak düşürücü süre tanındığı, davacı taraf aleyhine davalı tarafça Beykoz 1....

Temyiz Sebepleri Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin iradesinin tanık beyanları ve diğer delillerle sakat olduğunun tespiti ile edinilmiş mallara katılma rejimine göre malların tasfiyesine karar verilmesi talebinin reddine dair kararın hatalı olduğunu; ayrı ayrı davalar açılarak bu durumun tespiti sonrasında bu davanın açılması yönünde karar verilmiş ise de usul ekonomisi gereği Aile Mahkemelerinin görev alanına giren bir davada ikrah nedeniyle müvekkilinin iradesinin sakatlanmış olduğunun tespit edilerek edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde malların paylaştırılabileceğini; ayrıca davaların açılması için tarafımıza kesin süre verilmeli ve yargılamanın yenilenmesi ile ilgili olarak açılacak dava bekletici mesele yapılması gerektiğini, İstanbul Anadolu 10. Aile Mahkemesinin 2018/637 Esas sayılı boşanma dava davasının yargılamasının yenilenmesi için İstanbul Anadolu 4....

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 14.03.2022 tarihinde açıldığı, boşanma hükmünün tanınmasına ilişkin bölümünün istinaf edilmeyerek kesinleştiği; yabancı mahkeme kararının boşanmaya ilişkin kısmı dava tarihinden önce olmak üzere 10.12.2021 tarihinde kesinleştiği, davalının davacıya 64.193,50 USD borçlu olduğunun tespitine yönelik mali karar, davalının yargılamanın yenilenmesi talebi nedeniyle kesinleşmediği, Yabancı Mahkemece, 18.01.2023 tarihli kararla davalının talebi reddedilerek kadın eşin hali hazırda 64.193,50 ABD doları tutarında bir para hükmüne dönüştürülmüş olan adil dağıtım payına hak kazandığına hükmedildiği, ancak her davanın, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesinin gerektiği, dava açıldığında mali yönlere ilişkin hükmün kesinleşmediği; ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci...

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı karşı davacı kadına, ön inceleme duruşma gün ve saatini içeren ihtarlı davetiye 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince komşusuna haber verilerek İçerenköy Muhtarlığına teslim edildiği, davalıya yapılan bu tebligat yasal olarak geçerli tebligat olmakla davalı karşı davacı kadın tarafından açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kadının davasının yenilenmesi için de müracaat etmediği, sözlü yargılamanın tamamlandığı celsede de tanıklarını dinletmek istemediğini beyan ettiği ancak davasını takip edip yenilenmesi talebinde de bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde kadının davası hakkında açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olduğu; dayanak dosyada tarafların her ikisinin boşanma...

UYAP Entegrasyonu