"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği; somut olayda, tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucu yaralanan ve tedavi olmak için hastaneye gelen başka suçlardan yakalaması bulanan ve araçta yolcu olan sanığın Umut Yelken adı ile hastaneye giriş yaptığı ve geçici adli raporun bu adla düzenlendiği anlaşılmakla olayda sanığın işlediği bir suçtan söz edilemeyeceğinden eyleminin TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,...
ın gerçekte var olmayan, hayali bir kişi olduğu ve eylemin TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığa meşruhatlı davetiye gönderilmiş bulunması karşısında, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş olup, İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nun 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; sanığa isnat olunan, idari yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında müştekiye ait kimlik bilgilerinin kullanılmasından ibaret eylemin TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Görevi Kötüye Kullanma, Yalan Beyanda Bulunma HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklara atılı suçların gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’un 102/4.maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının; sanık ...’nın sorgusunun yapıldığı 01.12.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihi itibariyle, sanıklar ..., ... ve ...’ın sorgularının yapıldığı 09.06.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihi itibariyle, sanıklar ... ve ...’ın sorgularının yapıldığı 02.06.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihi itibariyle, sanık ...’nin sorgusunun yapıldığı 30.06.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihi itibariyle, sanık ...’ın sorgusunun yapıldığı 26.05.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihi itibariyle, sanık ...’un sorgusunun yapıldığı 28.11.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı...
GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2015 tarihli ve 2015/412 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle çocuğun soybağının değiştirilmesi nedeniyle, hem 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun soybağının değiştirilmesi, hem aynı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinden yalan beyan suçunu hem de 5490 sayılı Kanun‘un 67 nci maddesinin birinci fıkrasındaki nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçlarının oluştuğundan söz etmek mümkün ise de 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde genel olarak her türlü yalan beyanın, 5490 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında, daha özel biçimde nüfus işlemlerinde yalan beyanın, 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci maddesinde ise sadece çocuğun soy bağı konusundaki yalan beyanın yaptırım altına alındığı nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin...
TCK'nın 268. maddesi, iftira suçunun ... bir halini düzenlemekte olup, suçun oluşabilmesi için kişinin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Maddede düzenlenen suçta, fail, sadece kimliği hakkında yalan beyanda bulunmamakta, aynı zamanda başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı ... kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermek suretiyle iftira suçunu işlemektedir. Resmi bir belgeyi düzenlemek yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunmak suretiyle belli bir kişiye ait olmayıp, tamamen uydurma bilgiler veren fail hakkında iftira suçu değil, TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu oluşacaktır....
beyanda bulunma suçuyla ilgili kurulan hükmün incelenmesinde ; Olay günü suç şüphesiyle yakalanan sanığın kolluk görevlilerine kendisini "..." ismi ile tanıttığı ve kimlik ibraz ettiği, ancak polislerin kendisini tanımaları sebebiyle yapılan kontrolde henüz herhangi bir tutanak düzenlenmeden önce gerçek kimliğinin tespit edildiği ve tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği anlaşılmakla; üzerine atılı "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği somut olayda; sanığın, katılana ait sürücü belgesini kullanarak katılan hakkında idari yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağının düzenlenmesine sebebiyet vermesinden ibaret eylemin TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanık hakkında TCK.nın 267/1. maddesi gereğince hapis cezası tayini sırasında "TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle" ibaresinin yazılmaması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün...
ya ait sahte nüfus cüzdanını ibraz etmek suretiyle mağdura ait kimlik bilgilerinin kullanılmasından ibaret eylemin TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; İddianamede sanık hakkında TCK.nın 58. maddesinin istemediği ve ek savunma hakkı verilmeden TCK.nın 58. maddesinin uygulanması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: 1)İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; sanığa isnat olunan, sürücü belgesiz araç kullanma eylemi nedeniyle idari yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında katılana ait kimlik bilgilerini kullanarak imzalamasından ibaret eyleminin, TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Kabul...


