ın kimlik bilgilerini kullanarak, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve 03.02.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre de, hakiki olduğu belirtilen nüfus cüzdanının çıkartılmasına yönelik eylemiyle ilgili, resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. 1- İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan "Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, suç soruşturma veya kovuşturması bulunmaksızın diğer resmi belgelerin düzenlenmesi aşamasında görevlilere kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunma eyleminin TCK.nın 206/1. maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı, somut olayda; hakkında farklı suçlardan yakalaması bulunan sanığın, kardeşi ... adına düzenlenmiş ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı...
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi ile cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Olay tarihinde hakkında başka suçlardan arama kaydı bulunan sanığın yakalandığında, görevlilere ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ibraz ettiği ancak yapılan görüşmede gerçek kimliğini açıkladığı ve tüm tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiğinin anlaşılması karşısında; henüz bir belgenin düzenlenmemiş olması nedeniyle üzerine atılı "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun...
Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23.12.2014 gün ve 2014-23025/76292 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.01.2015 gün ve KYB.2015/1987 sayılı ihbarnamesi ile; Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma suçundan sanık ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 343/2 ve 81. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası cezalandırılmasına dair,...Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2010 tarihli ve 2008/218 Esas, 2010/240 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Dosya kapsamına göre, suç tarihi olan Haziran 2003 tarihi ile kararın kesinleştiği 13/03/2013 tarihleri arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden sanıkların mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek...
Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2014/620 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uygulama maddesi gösterilmeksizin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci madesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; delillerin yetersiz olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1....
başlatılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise anılan Kanunun 268. maddesinde düzenlenen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunu, suç soruşturma veya kovuşturması için düzenlenenler dışındaki diğer resmi belgelerin düzenlenmesi aşamasında görevlilere kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunma eyleminin ise TCK'nın 206/1. maddesinde öngörülen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı gözetildiğinde somut olayda; polis memurlarının devriye görevini yaptığı sırada durumundan şüphelenilmesi üzerine durdurulduğunda sanığın kardeşine ait kimlik bilgilerini söyleyerek kendisini kardeşinin ismiyle tanıtması şeklinde gerçekleşen olayda, mağdur hakkında tutanak da düzenlenmiş olması karşısında eylemin TCK'nın 206. maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında...
Mahkemece ceza davasındaki bozma üzerine verilen son kararın kesinleşme tarihi esas alınarak zamanaşımı def’i reddedilerek hüküm kurulmuştur.Davalı sürücü M..A..hakkında Ankara 18.Asliye Ceza Mahkemesinde “dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek ve yalan beyanda bulunmak” suçlarından açılan kamu davasında 26.09.2000 tarihinde verilen ilk kararla davalı her iki suçtan mahkum olmuştur. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 08.04.2002 tarihli ilamı ile “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan kurulan hükme yönelik itirazların reddine karar verilmiş, yalan beyanda bulunmak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi” gerekçesiyle sadece “yalan beyanda bulunmak” suçu yönünden bozulmuştur. Bu haliyle davaya konu eylemle ilgili ceza mahkemesi kararı 08.04.2002’de kesinleşmiştir....
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur....
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur....
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur. Cezaevi firarisi olan ve hakkında herhangi bir suç soruşturması bulunmayan sanığın, kendisini mağdur ... olarak tanıtarak bu isimle tutanak ve doktor raporu düzenlenmesini sağlaması şeklindeki eyleminin, TCK.nın 206. maddesinde tanımlanan "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre; Başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunan sanığın, adli sicil kaydındaki Körfez 3....
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur....


