WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenenlenen 18.02.2010 tarih ve 2010/124 Esas sayılı iddianemede, sanık tarafından borcuna karşılık olarak katılana verilen 14.11.2007 tarihli senette sanığın "..." olan soyismini bilerek "..." olarak yazdığına yönelik açıklamanın sahtecilik suçunu oluşturduğuna dair bir davanın bulunduğunu göstermeyeceği, anılan iddinamede sanığın yapılan haciz işlemi sırasında icra memurlarına yalan beyanda bulunduğu iddiasının bulunduğu, nitekim sevk maddesinin de bu şekilde gösterilerek davanın "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçuyla sınırlandırıldığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, sanığın borcuna karışılık verdiği senette soyismini yanlış yazması hususuna ilişkin olarak da resmi belgede sahtecilik suçundan mahallinde zamaaşımı süresi içerisinde gereğinin takdir ve ifası mümkün görülmüştür. 1-5237 sayılı TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşumu...

Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: TCK.nun 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği; somut olayda sanığın başkasına ait ehliyet bilgilerini kullanarak ceza tutanakları düzenlenmesine neden olması şeklindeki eyleminin TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde kamu görevlisine yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; T.C....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 tarih, 2006/65 Esas ve 2009/114 Karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 5237 sayılı TCK'nin 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olması nedeniyle suç vasfına ilişkin herhangi bir temyiz istemi de bulunmadığından, sanığın temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 02.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma, hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY'nın 491/4. maddesine uyan suçun ve 765 sayılı TCK'nun 343/2. maddesine uyan suçun gerektirdikleri cezanın türü ve üst sınırlarına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. madelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 03.07.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, yalan beyanda bulunma, görevi kötüye kullanmak Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Suç tarihlerinin ... bakımından 31.12.2001, ... için 18.03.2005, ... yönünden 22.01.2002, ... bakımından 10.01.2003, ... ile ... yönünden ise 2004 yılı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suç tarihleri olan 31.12.2001, 22.01.2002, 10.01.2003, 2004 ve 18.03.2005’ten temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Sarıömeroğlu; "Sayın çoğunluk ile aramızdaki sorun; sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu mu, yoksa 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesinde düzenlenmiş olan kimliği bildirmeme kabahatini mi oluşturduğu noktasında toplanmaktadır. TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunda; resmi belge düzenleyecek bir kamu görevlisinin huzurunda ve resmi belge düzenlenirken yalan beyanda bulunmanın gerekliliği açıktır. Belge düzenleme, belgenin içeriğine göre bir çok şekilde gerçekleşebilir. Belge düzenleme; ifade alma, herhangi bir fiilin, olayın veya olgunun kamu görevlisince tutanağa bağlanması şeklinde olabilir. Suçun failinin, belge düzenlenirken ifade almaya, olaya, olguya, tespite yönelik beyanı tutanağa geçilirken yalan beyanda bulunması gerekmektedir....

"İçtihat Metni" Irz ve namusa tasaddide bulunma ve memura direnme suçlarından sanık ..., memura direnme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarından sanık ...'nın yapılan yargılamaları sonunda; sanık ... hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, sanık ...'in atılı suçlardan mahkûmiyetine dair ... (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.07.2009 gün ve 2003/207 Esas, 2009/999 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ... müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4....

a ait kimlik bilgileriyle kendini tanıtmak suretiyle resmi evrak düzenlenmesini sağlamaktan ibaret eyleminin TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu