Hiz AŞ'nin mali yapısının zaafa uğratan işlem ve olayların incelenmesi ve sorumlulukların tespiti konulu soruşturma raporundan hareket edilerek davalıların, davacı yönünden müştereken ve müteselsilen mali sorumlulukları olduğunun tespit edildiğini, hazırlanan raporda davacı şirketin toplam zararının trilyonlara ulaştığının ve bu zararın oluşumunu davalıların kusurlu ve kasıtlı idare şekillerinin oluşturduğunun görüldüğünü, yönetim kurulu üyelerinin kural olarak kurul halinde çalıştıklarını, Kanun ve ana sözleşmeden doğan hak ve ödevlerin yerine getirtilmesi sırasında doğacak zararlardan müteselsilen sorumlu olacakları ve ayrıca yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesinin var olduğunu kabul ettiğini, teftiş raporlarında ayrıntıları sıralanan her bir olay sebebi ile 1999-2001 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin sorumlu olduklarının görüldüğünü beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi ve denetçi...
DAVA :Şirket Genel Kurul Kararının Batıl Olduğunun Tespiti Ve İptali DAVA TARİHİ :*** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan şirket genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti ve iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... San. Tic. A.Ş.'nde müvekkillerinden ...'ın %0226, ...'ın %0272, ...'ın %0280, ...'ın %0219, ...'ın %0282 ve ...'ın ise %0246 oranında hissedar olduklarını, Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliği'nce ... A.Ş.'ne CMK'nun 133. maddesi kapsamında kayyım atandığını, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ise verilen kayyım kararı genişletilerek ... A.Ş.'nin %50'den fazla ortağı olduğu şirketlere de CMK'nun 133. maddesi uyarınca kayyım atandığını, ... San. Tic. A.Ş.'nde ... A.Ş.'...
Madde 449 düzenlemesi, yönetim kurulu üyeleri tarafından ibraz edilen tedbir talebinin reddine karar verilmesi yönünden görüş içerir yazılı beyanlar, şirketlerin kendi kendine yönetiminin asıl olması, müdahalenin çok istisnai kriterlere bağlı olarak düşünülmesi gereği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartlar somut olayda gerçekleşmediği için ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve aynı tarihli başka bir gerekçeli ara karar ile dava ile ilgili herhangi bir tedbir kararının olmaması da dikkate alınarak davalı tarafın teminat alınmasına ilişkin talebin de reddine karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından ibraz edilen 20/04/2021 tarihli dilekçe ile davanın konusuz kaldığı ve buna bağlı olarak davacı tarafın hukuki yararının kalmadığı ileri sürülmüş ise de bu konuda davacılar vekili aynı yönde beyanda bulunmadığından ve dosya kapsamı bu hususu aydınlatmaya yeterli olmadığından konusuz kalma...
A.ş seçildiğini; ... anılı denetim şirketin kurulduğu 12.02.2014 tarihinden payını devrettiği 08.09.2020 tarihine dek şirkette pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu {Kuruluş Sicil Gazetesinin dosyaya sunulduğunu} Ancak ... ... A.Ş deki paylarını 08.09/2020 tarihli ''Hisse Devir Sözleşmesi'' ... devrettiğini,{ Hisse Devir Sözleşmesi dosyaya sunulmuş- tur} Hisse devir sözleşmesi sonunda anılı denetim şirketinde ...' ın ortaklığının sona erdiğini, {Bağımsız Denetim şirketinin Ortaklar Pay Defteri dosyaya sunulmuştur}... ... A.Ş deki paylarının devri ile birlikte yönetim kurulu üyeliğinden de aynı tarihte istifa ettiğini; Yönetim kurulundan istifa kararının 29 Eylül 2020 tarih ve 10170 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınladığını, {Karar Metni ve Sicil Gazetesi dosyaya sunulmuştur}Davaya konu genel kurulun yapıldığı tarih olan 23.12.2020 tarihinde ... bağımsız denetçi olarak seçilen ......
, yokluk ve butlan hallerinin re'sen göz önünde bulundurulacağı, somut olayda davacının asıl davada genel kurul kararının iptalini, birleşen dava da ise aynı genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitini talep ettiği, asıl dava da çağrısız genel kurulda gerekli çoğunluk sağlanmadan alınan dava konusu 18.08.2022 tarihli --------- sayılı genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti ile iş bu davanın kabulüne, daha sonra açılan ve birleşen davanın ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
tedbir kararı verilmesine, davalı ---pay defteri ve karar defterine el konulmasına, payların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı --- bankalar nezdinde bulunan tüm hak ve alacakları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı --- yılına kadar yapılan tüm ----- iptaline ve yok hükmünde sayılmasına, müvekkilinin maliki olduğu ve sahtecilik yoluyla ve hukuki geçerlilik ve şartlar olmaksızın davalı ... adına ve/veya başkaca hissedarlar adına pay defterine kaydı yapılan, --- sermaye miktarı ve --- karşılığı % 30 payın tespiti ve müvekkili adına pay defterine kaydına/tesciline, davalının kötü niyetli olmasından ötürü ---- dayanak alınarak H.M.K. 329/1 ve 329/2 maddelerinin uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, mahkemece haksız ve teminatsız olarak 02.06.2015 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve müflis banka o tarihten bu yana, alacağın tahsiline yönelik tasarrufta bulunamadığını, İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış bir menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararının istinafen incelenerek kaldırılması gerektiğini, davacının genel kredi sözleşmesine ve ipotek resmi senedine itirazının olmadığını, şirket borçlarına kefil olduğunu, şirketin bu krediyi alıp kullandığını, imzalar sahte bile olsa kredi kullanımı olduğundan bankanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacaklı olduğunu, davacının 20.08.2013 tanzim tarihli, 15.08.2014 vadeli, 499.994-USD tutarındaki poliçeye verdiği avalinden dolayı davacı/borçlunun sorumlu olduğunu, yargılama esnasında tarafımızca...
Mahkememizin 07/09/2021 tarihli ara kararı ile Davacı tarafın davalı şirketin 16/09/2021 tarihinde yapılacak genel kurul toplantısının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu karara yönelik yapılan istinaf başvurusu neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarih, 2022/1706 Esas, 2022/1289 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... ve ... tarafından davalılar ... ve Müflis Şirket ... A.Ş. aleyhine açılan 16/09/2021 tarihli davalı şirket genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ve kararın iptaline ilişkin dava olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 07/07/2022 tarihli ara kararı ile birleşen dava yönünden davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir....
nun yönetim kurulu toplantılarına katılımını engellememekle kendisinin de kusurlu olduğu, netice itibariyle TTK.nun 393. Maddesi bakımından yasal şartların gerçekleşmediği, TTK.nun 395. Maddesi bakımından yapılan değerlendirmede ise, TTK.nun 395/1 maddesinde " Yönetim Kurulu üyesinin Genel Kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına bir işlem yapamaz, aksi halde şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz." Dava dosyasına sunulu kira sözleşmesi ile tarafları kiraya veren olarak davacı ... Makine AŞ. Ve kiracı olarak da dava dışı ......
Sayılı dosyanın incelenmesinde kooperatifin 26.12.2021 tarihli genel kurulunu iptali talepli dava açıldığı ve davanın kabulü ile 26.12.2021 tarihli genel kurulda alınan 14 no.lu kararın kesin hükümsüz( batıl olduğunun) tespit edildiği,14 no.lu kararın üyelerden kira bedeli alınmasına ilişkin karar olduğu ve kararın ayrıntısının yukarıda incelendiği , / e. Sayılı genel kurulun batıl olduğunun tespitine dair dosyanın kesinleştiğine ilişkin dosya kapsamında bir belge, bilgi bulunmadığına dair iş bu bilirkişi ek raporunu sayın mahkemenin takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olduğuna" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır....


