WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Kooperatife karşı aidat yükümlülüğü bulunan davacı ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi yani kooperatif ile ilişkisini kesmiş ve genel kurullara katılma yönünde de bir irade ortaya koymamış olması nedeniyle üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer bir anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçerek eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Sonuç itibarıyla, böyle bir ortağın kooperatifin kuruluşundan itibaren 20 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra üyeliğin tespiti istemiyle açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir..”; “..Dava, ihraç kararının iptali ve üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir....

İlçe Başkanlığı Derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada .... Sulh Hukuk ve ... 10. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir. .......

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde vakıf üyeliğinin devam ettiğinin tespiti ve bu konudaki satışmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Davacının vakıf üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin vakıf yönetim kurulunun 19.04.2005 tarih ve 9176 sayılı kararının onaylı örneğinin, 2-Davacının yönetim kurulu kararı ile vakıf üyeliğinden çıkarılmasından sonra bu karara karşı vakıf genel kuruluna bir itirazda bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise bu kurulca ne gibi bir işlem yapıldığı konusunda davacı vakıftan alınacak yazı cevabının, Getirtilip dosyasına konulduktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....

-Davacının profesyonel statüde görev yaptığı tarihlerin duraksamaya yer vermeyecek şekilde bildirilmesi ile buna dair kayıt ve belgelerin taraflardan temini, bu kapsamda davacının 10.05.2009 tarihli genel kurulda şube yönetim kurulu üyesi seçildiği görevin profesyonel statüde gerçekleşip gerçekleşmediği ve bu görevin ne şekilde sona erdiğinin bildirilmesi ile buna dair kayıt ve belgelerin de taraflardan temini, 2-Sendika tüzüğü ile uyuşmazlık konusu dönemde geçerli bütçe ve ücrete ilişkin MYK kararlarının davalıdan temini, 3-Ankara 16. İş Mahkemesinin 2004/240 esas, 2005/443 karar sayılı dosyasının ilgili mahkemeden temini, Anılan eksiklikler giderildikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 16.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi....

Somut olaya bakıldığında, davacılar ... ve ...’in davacı ...’den kooperatif üyeliğini devraldıklarını ve kooperatife üyeliklerinin tespitinin yapılması için bildirimde bulunduklarını, kooperatif ise tasfiye sürecine girmesi ve üyelik devrinin yapıldığı tarihte kooperatifin tek malvarlığı olan taşınmazının satılmış olmasından dolayı bununla ilgili kararı vermekte yetkili organın yönetim kurulu olduğu, ancak genel kurula devredildiği ve toplantının 23/06/2016 tarihine ertelendiği, dava tarihinin ise 13/06/2016 olduğu anlaşılmaktadır. Dava açıldığı sırada her ne kadar davacıların üyeliğinin tespiti için kooperatif tarafından alınmış bir karar yok ise de; davanın niteliğine bakıldığında üyelik tespitine ilişkin olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle de davacılar ... ve ...’in üyelikleri konusunda aralarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmaktadır....

Bakır A.Ş'nin 2003/1-2008/12 dönem borçlarından dolayı 8 adet ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği, davacının 11.10.2005 tarihli Ticaret Sicil gazetesinde; 26.09.2005 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi seçildiği, 06.06.2008 tarihli Ticaret Sicil gazetesinde; 22.05.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile 23.06.2008 tarihine kadar görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliğine seçildiği temsil ve ilzam yetkisi olmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, 06.06.2008 tarihli Ticaret Sicil gazetesi sonrasında davadışı borçlu şirkete ait ticaret sicil kayıtları araştırılmamış olup davacının 23.06.2008 tarihi sonrasına ilişkin yönetim kurulu üyeliğine tekrar seçilip seçilmediği ve üyeliğinin devam edip etmediği ve istifası var ise buna ilişkin belgelerinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/04/2015 tarih ve 2014/271-2015/353 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 09/07/2013 tarihinde yapılan genel kurulunda iki yıl süreyle yönetim kurulu üyesi olarak yetkilendirildiğini, 18/04/2014 tarihinde yapılan şirket genel kurulunda görev süresi dolmamasına rağmen herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin yönetim kurulu üyeliğinin düşürüldüğünü, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinin bitiş tarihinin 09/07/2015 olduğunu, müvekkilinin bu tarihe kadar görevini tamamlamış olması halinde 47.100,00 TL geliri olacağını, davalı tarafça 28/04/2014 tarihli ihtarname ile TTK m. 364 uyarınca öngörülen...

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kooperatif yönetim kurulu kararının iptali, üyeliğin tespiti ve tazminat davasıdır. Tüm dosya kapsamından; davacının davalı kooperatife üye olduğu, ancak davalı tarafından haksız olarak üyelikten çıkarma kararı alındığı, söz konusu 24/02/2022 tarihli yönetim kurulu kararının iptali ile davacının kooperatife üye olduğunun tespitinin talep edildiği, yine davalı tarafından ihraç kararı öncesinde müvekkilinin 3 adet kamyonuna iş sırasının verilmediğini, bu nedenle gelir kaybının söz konusu olduğunu beyanla tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Kooperatifler Kanunu 16. maddesinde "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir....

Mahkemece, davacının üyeliğine ilişkin yönetim kurulu kararının iptalinin mahkemeden istenemeyeceği ve ilgili yönetim kurulu kararı genel kurulca iptal edildiğinden ortada iptal edilecek bir karar bulunmadığı gerekçesiyle yönetim kurulu kararının iptali isteminin reddine, üye olunmadığının tespiti istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, üyeliğe ilişkin yönetim kurulu kararının genel kurulca iptal edilmesi nedeniyle el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne ve ancak kullanım yönetim kurulu kararına dayandığı için ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir....

Mahkemece; davalıların üyeliğine ilişkin yönetim kurulu kararlarının iptalinin mahkemeden istenemeyeceği ve yönetim kurulu kararları genel kurulca iptal edildiği için ortada iptal edilecek bir karar bulunmadığı gerekçeleriyle yönetim kurulu kararlarının iptali istemlerinin reddine, üye olunmadığının tespiti istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yönetim kurulu kararının genel kurulca iptal edilmesi nedeniyle el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne ve ancak kullanım yönetim kurulu kararına dayandığı için ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu