Bu, ancak açılacak yöneticinin azli ve kayyım tayini davasının konusu veyahut da fesih veya ortaklıktan çıkma davası gibi davaların sebebi olabilir. Öte yandan TTK'nun 394. Maddesi gereği, genel kurul kararı ile şirket yöneticisine huzur hakkı verilmesi mümkün olup; bunun fahiş veya yersiz olduğunun tespiti ancak yargılama sırasında şirketin mali durumu ve yöneticinin vazife yükünün uzman bilirkişiler aracılığıyla tespitinden sonra mümkündür. Hal böyle olmakla talep eden vekilinin dilekçesindeki iddiaları ve delilleri, talep edilen tedbir için bu aşamada yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirmemiştir. Bu itibarla ihtiyati tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir....
Ltd Şti 06.07.2021 tarihli Genel Kurul öncesi tebligat çıkartılmaması, şirket merkezinin değiştirilmesi, hisse devrinde davacının imzasının bulunmamasına rağmen devrin nasıl yapıldığının açıklanmaması nedenlerine dayalı şirket yöneticinin azli istemine ilişkindir....
Maddeleri gereği yöneticinin sorumluluğu nedeni ile tazminat davası, TTK'nın 630/2 ve 3. Bentler gereği ----- azli konulu davalar açtıklarını, davanın derdest olduğunu, şirkete kayyım atandığını dosyanın bilirkişide olduğunu, davacının şirketin %40 davalının %60 hissedar ortağı olduğunu, davalının şirketi zarara uğrattığını şirket hesabından paralar çektiğini, davacıdan para kaçırmaya yönelik makul olmayan ölçüde faturalandırmalar yaparak şirketi borçlandırdığını, özen ve bağlılık görevini ağır şekilde ihlal ettiğini, bu mahkemece alınan bilirkişi raporunun 30. Sayfasında bu durumun tespit edildiğini, iş bu davanın ek dava mahiyetinde olduğunu, 20.10.2017 tarihi ve sonrası döneme ait kazanç kaybından kaynaklı zararların davalıdan tahsili ile şirkete ödenmesi talepli iş bu davanın İstanbul Anadolu----. ATM'nin---. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir....
Maddeleri gereği yöneticinin sorumluluğu nedeni ile tazminat davası, TTK'nın 630/2 ve 3. Bentler gereği ----- azli konulu davalar açtıklarını, davanın derdest olduğunu, şirkete kayyım atandığını dosyanın bilirkişide olduğunu, davacının şirketin %40 davalının %60 hissedar ortağı olduğunu, davalının şirketi zarara uğrattığını şirket hesabından paralar çektiğini, davacıdan para kaçırmaya yönelik makul olmayan ölçüde faturalandırmalar yaparak şirketi borçlandırdığını, özen ve bağlılık görevini ağır şekilde ihlal ettiğini, bu mahkemece alınan bilirkişi raporunun 30. Sayfasında bu durumun tespit edildiğini, iş bu davanın ek dava mahiyetinde olduğunu, 20.10.2017 tarihi ve sonrası döneme ait kazanç kaybından kaynaklı zararların davalıdan tahsili ile şirkete ödenmesi talepli iş bu davanın İstanbul Anadolu----. ATM'nin---. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir....
Taraflar arasındaki yöneticinin azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ......
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan şirketin uğradığı zararın tazmini davası arabuluculuğa tabi ise de, özü itibarıyla müdürün azli talebine ilişkin dava, konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak ya da tazminat davası olmadığından arabuluculuğa tabi değildir.--------Somut olayda davacının dava konusu ettiği istemlerden biri arabulucuya tabi olmadığından davanın esasına geçilmiştir. ------- Sayılı ilamında ".... Dava, haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete husumet yöneltilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. Oysa, şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunlu değildir." gerekçesi ile verdiği kararda belirttiği üzere limited şirket müdürünün azli istemli davada husumetin sadece azli istenen müdüre yöneltilmesi yeterlidir....
Ancak ilk derece mahkemesi böyle bir uygulama yapmadığı gibi davadaki taleplerden biri olan yöneticinin azli talebi hakkında da bir karar verilmemiş ve bu durumda şirket yönetimi devam ettiği halde kayyım atayarak genel kurul çağrı yetkisi vermiştir. Ayrıca, hakkında azil talep edilen şirket yöneticisinin kayyım atanmasının gerekçeleri de açıklanmamıştır. Davacının iddialarının haklılığı halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; bu durumda da davalının kayyım atanması kendi içinde çelişki içermektedir. Mahkeme, nihai karar vermek suretiyle davadan el çektikten sonra ticari defterle ilgili olarak kayyıma yetki verilmesine dair ek karar vermiştir. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere, ticari defterlerin iadesiyle ilgili olarak açılmış ayrı bir dava mevcut olup, eldeki davada ticari defterlerin iadesiyle ilgili bir talep bulunmamaktadır. " şeklinde mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin 2021/385 esas sırasına kaydı yapılmıştır....
in DENETİM KAYYIMI olarak atanmasına, 2-Davacının yönetim kurulu başkanı davalının yönetimi temsil yetkisinin tedbiren durdurulması talebinin; iş bu davada yöneticinin azli veya şirketin feshi vb bir talep bulunmayıp iş bu davanını niteliğine göre tedbir talebi yerinde olmadığından talebin reddine, 3-Atanan kayyıma 4.000,00 TL ücret takdirine ve bu ücretin daha sonra davalı şirketten alınmak üzere davacı tarafından yatırılmasına, 4-Alınması gereken 59,30 TL karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan A. A. Ü....
Davacı vekili ----- tarihli duruşmada: ''Davacı vekilinden soruldu: dava dilekçemizde netice-i talep bölümünde ve yöneticinin azli talebimize ilişkin parağraf kapsamında dile getirdiğimiz kayyım atanması talebimiz hem tedbir niteliğinde ve hem de azil talebimiz kabul görmediği takdirde davanın esası yönünden kayyım atanarak çözüm sağlanması şeklinde hem tedbire ve hem de esasa yöneliktir, zira dilekçemizde belirttiğimiz şekilde davalı yönetici görevi kötüye kullanarak şirketi gereksiz yere borçlu gösterip kar payı dağıtımını önlemektedir, dedi.'' şeklinde beyanda bulunarak tedbir talebine açıklık getirmiş olup, söz konusu beyan yukarıya aynen alınmıştır. Davacı vekili duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir....
Taraflar arasındaki aile hukukundan kaynaklanan bu uyuşmazlıktaki kusur durumları bir kenara davalı yöneticinin şirket tüzel kişiliğine karşı zararlandırıcı iş ve işlemlerde bulunup bulunmadığı, azli gerektirecek haklı sebepleri bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır, zira boşanma davasının tarafları eşler olup, eldeki davadaki yöneticiliğin azli istendiğine göre davalının şirket tüzel kişiliğine karşı iş ve eylemleri tartışılacaktır....


