görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir....
Can ile baba arasında kişisel ilişki düzenlenmiştir. Anne ve babasından veya bunlardan birinden ayrılan çocuğun ana ve/veya babasıyla düzenli kişisel ilişki kurması ve sürdürmesi, çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve/veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocukla baba arasında tesis edilen kişisel ilişki süresi, babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuğun da baba sevgi ve şefkatini tatmasına da yeterli değildir. Ayın belirli hafta sonları çocuk baba yanında yatılı kalacak şekilde ve yarı yıl tatili ve yaz tatili döneminde de yatılı olacak şekilde uygun süreli kişisel ilişki kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir....
Cumartesi günü saat 09.00 dan takip eden Pazar günü saat 18.00 arasında, her yıl dini bayramların 2. günü saat 09.00 dan 3. günü 18.00 arasında, her yıl yarıyıl tatilinin 1. günü saat 09.00 ile 7. günü saat 18.00 arasında her yıl Temmuz ayının 1. günü saat 09.00 ile 20. günü saat 18.00 arasında babaya verilmesi” şeklinde kişisel ilişki düzenlenmesine karar verilmiş, anne tarafından yatılı kişisel ilişki kurulması istinafa getirilmekle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesinin kurduğu kişisel ilişkiye ilişkin 3 nolu bent hükümden çıkartılarak yerine “Müşterek çocuk ile baba arasında; her ayın 1 ve 3. haftası cumartesi günü sabah saat 10:00 dan akşam saat 18:00' e kadar, her yıl Temmuz ayının 1. günü saat 10:00'dan 15. günü akşam saat 18:00'a kadar, Temmuz ayında yatılı olacak şekilde” kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince verilen karar davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir....
Dosya incelendiğinde, davacıların kişisel ilişki kurulması talep edilen çocuğun dedesi ve halası olduğu anlaşılmaktadır. 18.02.2018 tarihli uzman raporunda çocuğun otistik olduğu bu nedenle kişisel ilişkinin anne refakatinde ve saatlik olması gerektiği bildirilmiştir. Ayrıca dosya kapsamından ve tanık beyanlarından çocuğun annesi olmadığı zamanlarda kendisine zarar verici davranış geliştirdiği ve öfke patlaması yaşadığı sabittir. Bu nedenlerle ayda iki kere ve 5’er saatlik kişisel ilişkinin uzun olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2)....
Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanununun 431. maddesi uyarınca, vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışman atanmasında da uygulanır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ...'ün eşi, küçüklerin babası ....'ın 01.03.2014 tarihinde vefat ettiği, davacı anne ve müşterek çocuklar ... ile ....'ın babalarının mirasını reddetmek için menfaat çatışması nedeniyle küçüklere ....'ın kayyım tayin edildiği, çocuklar ... ile ....'ın babalarından intikal edecek mirasın reddi konusunda Sulh Hukuk Mahkemesince kayyıma izin verildikten sonra dosyanın denetim makamına gönderildiği, denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesinin ise 16.10.2014 tarihli kararı ile çocuklar ... ile ....'...
Mahkemece ortak çocuk ile davalı baba arasında sömestr ve yaz tatilinde kurulan kişisel ilişki süresi çoktur. Kişisel ilişki düzenlenirken, asıl olan çocuğun menfaati olup çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.06.2017 (Salı)...
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde dava sebebi olarak ileri sürdüğü vakıâları ve talep sonucunu kabul etmediklerini, boşanma davası dosyasında ortak çocuklar ile baba arasında mevcut geniş kapsamlı bir kişisel ilişki düzenlemesi bulunduğunu, davacı babaannenin ortak çocukları baba ile kurulan kişisel ilişki düzenlemesi çerçevesinde her zaman görebileceğini, fiilen çocukları sürekli gördüğünü, babaanne ile kurulacak yeni bir kişisel ilişkini anne ile çocukların geçireceği zamanı da kısıtlayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 27....
Kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan babanın, bu hakkını amacına aykırı olarak kullandığını kabule yeterli delil mevcut olmadığı gibi, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun ciddi olarak tehlikede olduğuna ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Hükme esas alınan sosyal inceleme raporu, baba ile görüşülmeden tek taraflı olarak hazırlanmış olup, annenin beyanlarına dayanmaktadır. Bu haliyle rapor, babanın kişisel ilişki hakkının sınırlandırılmasını gerektirecek yeterlikte değildir. O halde, annenin davasının da tümden reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır....
Dosyada, küçüğün kardeşleriyle kişisel ilişkisinin, onun yüksek yararına aykırı düşeceğine ilişkin ciddi sebep ve olguya ilişkin bir veri bulunmamaktadır. Küçük çocuğun evlatlık olduğunu bilmemesi kişisel ilişki kurulmasına engel değildir. Kaldıki küçük çocuğunda gerçek anne ve babası ile kardeşlerini öğrenme ve onlarla kişisel ilişki kurma hakkı vardır. O halde, isteğin kabulü ile davacılar ile davalıların evlatlığı küçük Cansu arasında uygun sürelerle kişisel ilişki tesisi gerekirken; davanın reddi doğru bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle Dairemizin onama kararının kaldırılarak, mahkeme hükmünün bozulması gerektiğini düşündüğümüz için sayın çoğunluğunu görüşüne katılmıyoruz....
O halde; velayeti babaya bırakılan müşterek çocuk ile anne arasında baba nezaretinde kişisel ilişki kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK. md. 438/7). SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. paragrafındaki "velisi davacı baba ... nezaretinde" sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün bu bölümünün düzeltilmiş şekliyle, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.11.2013 (Çar.)...


