Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle vekalet ücreti yönünden yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 5....
Davacı vekilince, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı beyan edildiğinden, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir....
Ancak; 1) İlk dava tarihi 09/08/2011 olduğu halde maddi hata sonucu hüküm fıkrasına 08/08/2011 olarak yazılması, 2) Davalı idare harçtan muaf olduğu halde yargılama giderlerine dahil edilmek suretiyle aleyhine harca hükmedilmesi, 3) Davanın konusu ve tarafları aynı olup, ilk davada hükmedilen vekalet ücreti ile 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen geçici 6. maddesinin 7. fıkrası dikkate alınarak vekalet ücreti takdiri gerekirken fazlaya hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak; 1) İlk dava tarihi 09/08/2011 olduğu halde maddi hata sonucu hüküm fıkrasına 08/08/2011 olarak yazılması, 2) Davalı idare harçtan muaf olduğu halde yargılama giderlerine dahil edilmek suretiyle aleyhine harca hükmedilmesi, 3) Davanın konusu ve tarafları aynı olup, ilk davada hükmedilen vekalet ücreti ile 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen geçici 6. maddesinin 7. fıkrası dikkate alınarak vekalet ücreti takdiri gerekirken fazlaya hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak; 1) İlk dava tarihi 09/08/2011 olduğu halde maddi hata sonucu hüküm fıkrasına 08/08/2011 olarak yazılması, 2) Davalı idare harçtan muaf olduğu halde yargılama giderlerine dahil edilmek suretiyle aleyhine harca hükmedilmesi, 3) Davanın konusu ve tarafları aynı olup, ilk davada hükmedilen vekalet ücreti ile 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen geçici 6. maddesinin 7. fıkrası dikkate alınarak vekalet ücreti takdiri gerekirken fazlaya hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesince hüküm altına alınan tazminatın maddi hata sonucunda davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken davacıdan tahsiline karar verilmesi, nisbi harç ile vekalet ücretine takdir edilmesi gerekirken maktuya hükmedilmesi yönlerinden bozma yapılmış, mahkemece bozma kararına uyulduğu halde harç ve vekalet ücreti yönünden yeniden maktuya hükmedilmiş, davacının talebi üzerine 17.10.2016 tarihinde (gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmeden) tashih şerhiyle vekalet ücreti, 16.12.2016 tarihinde tavzih kararıyla da karar ve ilam harcı yönünden düzeltme yapılmıştır....
Davalı avacının, vekalet ücretine konu ettiği dava dosyasının takibinde başka avukatı görevlendirdiğini, davayı takip etmediğini, dosyanın feragat ile sonuçlanması nedeniyle, davacının vekalet ücretine hak kazanamayacağını savunmuş; diğer davalılar veise, davanın takibinin başka avukat tarafından yapılması nedeniyle, davacının haketmiş olduğu vekalet ücreti olmadığını savunmuşlardır. Mahkemece, dosyaya başka bir avukat daha dahil olmuş olsa dahi davacının vekalet ücretinin etkilenmeyeceği, tarifeye göre belirlenecek ücretin tamamına hak kazanılacağı benimsenmek suretiyle, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının vekalet ücreti istediği davada, davalı ......Ltd.Şti'ni davacı vekili olarak temsil ettiği, dava dilekçesini yazarak delillerini sunduğu ancak bu aşamadan sonraki tüm işlemlerin rafından yapıldığı, hatta davadan feragat dilekçesinin dahi bu avukat tarafından verildiği anlaşılmaktadır....
Şti yönünden davanın reddine, 5.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalı ...'dan dava tarihi olan 11/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, Birleşen dava olan 2016/580 Esas sayılı dosyada davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... San. İnş. Müt. ve Tic. Ltd. Şti yönünden davanın reddine, 14.412,95 TL vekalet ücreti alacağının 10.000,00 TL kısmının dava tarihi olan 01/09/2016 tarihinden itibaren, 4.412,95 TL kısmının ıslah tarihi olan 19/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı ... ... Şirketi tarafından temyiz edilmiştir. 1- Asıl ve birleşen davalar, davacı avukatın, sulh nedeniyle hak kazanılan akdi ve karşı yan vekalet ücretinin hem müvekkili hem karşı taraftan tahsili istemine ilişkindir....
Her ne kadar dava dilekçesinde arabuluculuk vekalet ücreti talebinde bulunulmuş ise de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2-c maddesindeki yasal düzenleme, avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olup, arabuluculuk sonrasında açılan davadaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceğinden (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2021 tarihli, Dosya No: 2021/984 Karar No:2021/1074 sayılı ilamı) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak; Gerekçeli kararın harç ve vekalet ücretine ilişkin paragraflarının çıkartılmasına, yerine sırasıyla; a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 11.166,27 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına, talep halinde davacılar tarafından karşılanan peşin harcın davacılara iadesine, b)1.500,00 TL vekalet ücreti rakamının çıkartılmasına, yerine 15.000,00 TL vekalet ücreti rakamının yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflardan peşin alınan karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


