Her ne kadar dava dilekçesinde arabuluculuk vekalet ücreti talebinde bulunulmuş ise de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2-c maddesindeki yasal düzenleme, avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olup, arabuluculuk sonrasında açılan davadaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceğinden (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 21/06/2021 tarihli, Dosya No: ... Karar No:... sayılı ilamı) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın KISMEN KABULÜ ile; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ......
Davalı, davacı avukatın icra dosyasında alacağın tahsili için gerekli işlemleri yapmadığınından dolayı haklı olarak azlettiğini, icra dosyasından dolayı vekalet ücreti talep edilemeyeceğini, sözleşme vekalet ücreti ve mahkeme karşı yan vekalet ücretini ise icra dosyasında tahsilat yaptığında ödeyeceğini aizlname ile bildirdiğini bu talepler yönünden dava açılmasının gereksiz olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir....
Somut olayda; Vekalet ücreti talep edilen anılan dava dosyasında davalılardan ... için davacı tarafından dava değeri 5.000,00-TL olarak gösterilmiş olup, bu miktar üzerinden harçlandırıldığı sabittir. Mahkemece davacı avukata ödenmesi gereken akdi vekalet ücreti ve karşı yan vekalet ücretinin, bu konuda yazılı bir sözleşmenin bulunmaması nedeniyle Avukatlık Kanunu'nun 164/4. Maddesi gereğince dava değeri üzerinden belirlenmesi gerektiği kabul edilerek, müddeabihin değeri olarak belirtilen 5.000,00-T’nin %20’si üzerinden 1.000,00-TL akdi vekalet ücreti ve %12’si üzerinden 600,00-TL karşı yan vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmuştur....
Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itirazın iptali talebi ile açılan davada davacı tarafça davalının icra dosyasındaki itirazından feragat etmesi nedeni ile davanın konusuz kaldığının beyan edildiği, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla uyuşmazlık hususunda karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
İcra Müdürlüğünün 2013/9987 esas sayılı takip dosyasına asıl alacaktan mahkeme vekalet ücreti 4167,84 TL’ye ve akdi vekalet ücreti 8904,13 TL’ye yapılan itirazın iptaline takibe bu miktarlar üzerinden devamına işlemiş faiz ve manevi tazminat istemine ilişkin talebin reddine, takibin devamına karar verilen miktarlar üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiş; dairemizce kararın onanmasına karar verilmiş; davalı ... tarafından bu kez karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. 1-Dava, davacı avukatın müvekkili davalı ...’ın davalı ...’ye açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle hak kazandığı akdi ve karşı yan vekalet ücretlerinin tahsili istemiyle açılan itirazın iptali davasıdır....
İlk derece mahkemesince kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın kabulüne,kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkini istemine ilişkin açılan karşı davanın ise açılmamış sayılmasına ilişkin verilen kararına karşı, davalı (karşı davacı )idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile vekalet ücretine ilişkin bendinin HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin olarak ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince verilen hüküm, davalı (karşı davacı ) idare vekilince temyiz edilmiştir....
Davalı vekilince verilen -------- tarihli talep dilekçesinde; 03/02/2022 tarihinde davacı tarafla protokol yapıldığını; yargılamaya konu icra dosyası ödemesinin de 04/02/2022 tarihinde yapıldığını; icra dosyasına ödeme yapıldığından mahkeme dosyasında herhangi bir başka alacak talebi kalmadığını; yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını; davanın konusuz kaldığını beyan ettiği; görüldü. Davacı vekilince --------tarihli celsede; davalı tarafın ödeme yaptığını; davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti ile icra inkar tazminatı taleplerinin olmadığını; dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı için arabuluculuk ücreti taleplerinin olduğunu beyan ettiği; görüldü....
ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez." denilmektedir. Bu kapsamda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2. maddesi dikkate alınarak davalı lehine 336,71 TL. vekalet ücreti hesaplanması gerekirken 400,00 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş olduğundan hükmün HUMK.nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması" istenilmiştir....
Sonuç: Hüküm fıkrasının vekalet ücretlerine ilişkin 8 ve 9 numaralı bentlerinin çıkartılarak, yerlerine; “8- Davacı vekille temsil edildiğinden, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.sinin 12. maddesi hükümlerine göre hesaplanan, 1500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, "9- Davalı vekille temsil edildiğinden, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.sinin 12. maddesi hükümlerine göre hesaplanan, 1500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Maddesi bir dava münasebetiyle 2 taraf arasındaki vekalet ücreti ve masraflara ilişkindir. Oysa inceleme konusu dava, vekili ile müvekkili arasındaki vekalet ücretinden ... alacağın tahsili isteği ile ilgili olduğundan bu davada HUMK.nun 15.maddesi uygulanamaz. Mahkemece işin esasına girilip taraf delillerine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.6. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


