yönelik tazminat talebi yönünden işlemingerçek satış olduğu, ... parsel sayılı taşınmazdaki ... nolu bağımsız bölüm yönünden vekâlet görevinin kötüye kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Davalı, dava konusu taşınmazların ilk ediniminde davacının bir katkısı olmayıp, üçüncü kişiden bedelini ödeyerek satın aldığı taşınmazları ticari kaygılar ile oğlu davalı adına tescil ettirdiğini, daha sonra gördüğü lüzum üzerine taşınmazların gerçek hak sahibi olan kendisine devrini sağladığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, namı müstear söz konusu bulunup, bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların davalıya temlikinin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştiği, davalının bedel ödediğine dair bir savunmada da bulunmadığı, davalının öteki savunmalarına ise itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.02.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat N. B.. Av.A....
e gerçek değerinin çok altında bir bedel ile satış suretiyle devrettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini, mümkün olmadığı taktirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, ...'un taşınmazı 130.000 TL bedel karşılığında muris ...den satın alarak bedelini elden teslim ettiğini, vekaletnamenin hakkın teslimi için verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; bedelin muris ...ye ödendiğinin ispatlanamadığı, satışın gerçek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalıların istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığı, satım bedelinin ödendiğinin davalı tarafça ispatlandığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir....
Hukuk Dairesince, davacının istinaf istemi HMK'nun 353/(1)-b/2 maddesi uyarınca kabul edilerek davalı ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ancak davalı ...'ın kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, eşi olan davalı ...'a vekaletname verdiğini, daha sonra eşi ile boşanma aşamasına geldikleri dönemde davalının, diğer davalı ...'e ... ada ... parsel sayılı taşınmazını devrettiğini, satış bedelini de kendisine ödemediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, diğer davalı ...'...
e gerçek değerinin çok altında bir bedel ile satış suretiyle devrettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini, mümkün olmadığı taktirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, ...'un taşınmazı 130.000 TL bedel karşılığında muris ...'den satın alarak bedelini elden teslim ettiğini, vekaletnamenin hakkın teslimi için verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; bedelin muris ...'ye ödendiğinin ispatlanamadığı, satışın gerçek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalıların istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığı, satım bedelinin ödendiğinin davalı tarafça ispatlandığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir....
Terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve elatmanın önlenmesi gibi davalar dışında ehliyetsizlik, vekâlet görevinin kötüye kullanılması vs. gibi davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca, mirasçılardan birisinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların muvafakatlarının sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği (T.M.K. 640 md.) tartışmasızdır....
Bu durumda, uyuşmazlık tüketici işleminden kaynaklanmamakta, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve sebepsiz zenginleşme sözkonusu olduğundan genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görüleceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlığın ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 07/11/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınarak somut olay değerlendirildiğinde; davacının vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak kendi payına hasren tek başına dava açamayacağı tartışmasızdır. Esasen, mülkiyet çekişmesini içeren ve değinilen nitelikli davada pay oranıyla açılan davanın dinlenilmesine olanak yoktur. Öte yandan, TMK'nin 702/4. maddesi hükmü ortaklığa ait mallara yönelik dışarıdan gelecek tehlikelere ve zararlara karşı koruyucu ve def’etmeye (TMK'nin 683/2.maddesinden kaynaklanan) ilişkin bir hüküm olup somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, vekaletin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemli davada tereke elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan pay oranında açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karara verilmesi doğru değildir....
e satış suretiyle temlik edildiğini, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescil olmazsa tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili, gerçekte taşınmazın tamamının 3. kişiden bedeli ödenmek suretiyle davalı ... tarafından satın alındığını, davacının taşınmaz sahibi olmasını sağlamak amacıyla 1/2 payın bedelsiz olarak davacı adına tescilinin sağlandığını, ancak davacının borçları sebebiyle taşınmazdaki payını satmak istemesi üzerine ...'nin 30.000,00-TL davacıya ödeyerek çekişmeli payı satın aldığını, vekâlet görevinin kötüye kullanılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, satışın davacının rızası ile gerçekleştiği, satış bedelinin davacıya ödendiği, bedeller arasındaki farkın tek başına vekalet görevinin kötüye kullanıldığını göstermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı....
Buna göre, taraflar arasında uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklanmayıp temel ilişki sözleşme ilişkisinin kötüye kullanılmasından kaynaklı olduğundan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. ( bknz aynı yönde: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/2650 E., 2016/4678 K.) Dolayısı ile de mahkemizin görevli olmadığından bahisle görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....


