WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine, ... Bölge Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk dairesi 27.09.2019 tarihli ilamı ile, dava konusu taşınmazların davalılardan ... adına kayıtlı olmaması nedeniyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı ... yönünden ise, vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle dava konusu taşınmazları edindiği ve iktisabında iyiniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı olarak açılmış, ön inceleme duruşmasında; vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirilmiştir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nın 140/3. madde hükmünde; ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıklarının, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğunun tutanakla tespit edileceği, bu tutanağın altının, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanacağı ve tahkikatın bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütüleceği düzenlenmiştir. Eldeki dava, davacılar tarafından miras paylarına hasren mirasçı olmayan kişiye karşı açılmıştır....

Bilindiği üzere vekaletin hile ile alındığı iddiası, vekalet görevinin kötüye kulanıldığı iddiasını da içermektedir. Ne varki, mahkemece vekalet görevinin kötüye kullanılması hususunda hükme yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan sonuca gidildiği görülmektedir... Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, toplanan ve toplanacak tüm delillerin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek ve noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda vekalet görevinin kötüye kullanıldığı olgusunun ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar vekili ve katılma yolu ile davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nun raporu okundu, düşüncesi alındı....

e vekalet verdiklerini ve buna dayalı olarak yapılan satış işleminin 17/03/1989 tarihinde gerçekleştiğini, işlemin 1 ay önce öğrenilmiş olmasının da hayatın olağan akışına uygun düşmediğini ve davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davada dayanılan hata - hile- vekalet görevinin kötüye kullanılması iddialarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma isteği değer yönünden reddedilip, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, temlikin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle yapılmadığı, iradi olduğu saptanarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur....

İlk derece mahkemesince, vekalet görevinin kötüye kullanılması söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince de davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile karar ortadan kaldırılarak davada ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması veya muvazaa iddiasının; davalıya mirasbırakan tarafından yapılan temlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine nisbi vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. Karar, davacılar ... ve ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...'nün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacılar ... ve ...'...

ın talimatıyla gerçekleştiğine ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair başkaca bir delil bulunmaması, sanık savunmasının aksine zimmet suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil de elde edilememiş olması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca zimmet suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kendilerinden hile ile alınan vekaletnamenin kötüye kullanılması suretiyle 2026 sayılı parseldeki paylarının davalıya temlik edildiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, babasının taşınmazda davacılardan haricen yer satın aldığını, fakat bu kısmın ifraz edilerek adına tescil edilmediğini, vekaletnamelerin düzenlenmesindeki amacın satın alınan yerin ifraz edilerek adına tescilini sağlamak olduğunu belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü....

dan faizle aldığı para karşılığında 264 ada 25 parsel sayılı taşınmaza ipotek konulması için anlaştıklarını, bilmeden satış yetkisi içeren vekaletname verdiğini, izin ve onayı olmaksızın dava konusu taşınmazın vekil davalı ... tarafından davalı eşi Tülin'e satıldığını, hile ile alınan vekaletin kötüye kullanıldığını, satış bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek, taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davacının taşınmazı 15.000 TL karşılığında davalı ...'e satması için davalı ...'a vekalet verdiğini, vekalet verildiği anda satış bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, vekaletin hile ile alındığının ispatlanamadığı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, gerçek bedel ile temlik bedeli arasında fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2....

- KARŞI OY - Dava dilekçesi içeriğinden, davacının "usulsüz vekaletname" başlığı altındaki açıklamalarından davada vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası hukuksal nedenleriyle birlikte ehliyetsizlik hukuksal nedenine da dayanıldığı açıktır. Delil olarak dayanılan doktor raporları ve hastane kayıtları da dosyaya celbedilmiştir. Dairenin 16.05.2017 tarihli bozma ilamında uyuşmazlığın vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası olarak nitelendirilmesi usuli kazanılmış hak doğurmayacaktır. Hemen belirtilmelidir ki; dayanılan nedenlerden birinin ehliyetsizlik olması halinde kamu düzeniyle ilgili bulunması ve ehliyetsizliğin saptanması halinde öteki nedenlerin incelenme gereğinin ortadan kalkacağı hususları dikkate alındığında öncelikle bu neden üzerinde durulmalıdır. Ayrıca bir kimsenin ehliyetinin tespitinin şahıs ve mal varlığı hukuku bakımından doğurduğu sonuçlar itibariyle ne kadar büyük önem taşıdığı da açıktır....

Vekil bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, özellikle vekâleti kasten vekil edenin zararına, kendisinin veya başka birinin yararına kullandığı takdirde vekâlet sözleşmesinin kötüye kullanılması söz konusu olabilir. Çünkü, vekâlet sözleşmesi temelinde güven esasına dayalı iş görme edimi ihtiva eden bir sözleşme olup, bu güvenin korunması Türk Borçlar Kanununun vekâlet sözleşmesini düzenleyen hükümleri yanında 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 2 nci maddesinde ifadesini bulan dürüstlük kuralının da bir gereğidir. 3. Vekilin sadakat ve özellikle özen borcunu yerine getirmemesi mutlaka vekâlet görevinin kötüye kullanılması sonucunu doğurmaz. Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasından söz edilebilmesi için zararlandırma kastının bulunması, vekil edenin zararlandırma kastıyla hareket eden vekilin eylem ve işlemlerinden zarar görmesi gerekir. Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasında en önemli unsur kasıt iken, vekilin mutlaka kendisine veya bir başkasına çıkar sağlaması gerekmez....

UYAP Entegrasyonu