İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının devirlerden 2016 yılı itibariyle haberdar olmasına rağmen dava dışı vekile vekalet sözleşmesiyle bağlı bulunmadığını ve yapılan satışların vekalet görevinin kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğine yönelik vekile ulaştırdığı bir irade beyanının bulunmadığı, davalıların vekil ile işbirliği içinde olduğu ve vekalet görevinin kötüye kullandığını bildiklerinin veya bilebilecek durumda olduklarının davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1....
Hâl böyle olunca; hükmüne uyulan önceki bozma kararında değinilen ilkeler ve olgular doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı kanısına varıldığı takdirde böyle bir davada pay oranında istekte bulunulamayacağından davanın reddedilmesi, aksi halde muvazaa veya tenkis araştırmasının yapılarak, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri yerine getirilmeksizin noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.'' gerekçesiyle bozulmuştur. 6. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.07.2021 tarihli ve 2019/128 Esas, 2021/354 Karar sayılı kararıyla; davalı ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, satış bedelinin mirasbırakana ödenmediği, bu nedenle vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası ile açılan davada pay oranında iptal tescil talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir. 7....
Davalılardan ........., davanın zaman aşımına uğradığını, satış bedellerinin ödendiğini belirtip davanın reddini savunmuşlar, davalı ... ise vekalet görevinin kötüye kullanılıp kullanılmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, satış bedelinin vekile ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ispatlanmadığından davanın reddine karar verilmiştir....
Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar, Dairece; "İddianın ileri sürülüş biçimi ve dosya kapsamından; asıl dava vekalet görevinin kötüye kullanılması, birleştirilen dava ise velayet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
Mahkemece, eldeki davada vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayanıldığından bahsedilemeyeceği ve iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar, Dairece; ‘’ İddianın içeriği ve ileriye sürülüş biçiminden, dava vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalıdır. … Somut olaya gelince; 5 numaralı bağımsız bölüm davacı adına kayıtlıyken, davacının 12/04/2007 tarihli vekaletname ile dava dışı ...'ı vekil tayin ettiği, taşınmazın bu vekaletnameye istinaden 13/04/2007 tarihinde dava dışı ...ye satış suretiyle temlik edildiği, ...'nin de 31/05/2007 tarihli vekaletname ile davalının eşi ...'ı vekil tayin ettiği ve bu vekaletname ile dava konusu taşınmazın ... tarafından davalıya satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır. Ne varki, mahkemece hükme yeterli bir araştırma yapıldığı söylenebilme olanağı yoktur. İlk el ...'ye yapılan temlik vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirilmiş ise ...'...
gereğini yapmadığı, duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı, görevinin gereklerini yerine getirmemek suretiyle görevi kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; 1- Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Sanığın savunması, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre; sanığın görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen...
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, doğuştan işitme engelli olduğunu ve okuma yazma bilmediğini, mirasbırakanı ...’den intikal eden ... parsel sayılı taşınmazdaki miras payına karşılık kira bedelinin tahsili için davalı kız kardeşi ...’yi vekil tayin ettiğini, ancak vekilin vekalet görevinin kötüye kullanarak el ve iş birliği içerisinde olduğu diğer davalıya çekişme konusu taşınmazdaki miras payını satış suretiyle devrettiğini, kendisine de bir bedel ödenmediğini ileri sürerek, 25/200 payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., devir konusunda davacının bilgisinin olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., temlikin davacının rızası dahilinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
-KARAR- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkin olup, mahkemece temlikin vekalet görevinin kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle iptal ve tescil isteğinin reddi ile sicilin dayanağını teşkil eden resmi akitte bedelin nakten ve tamamen vekile ödendiğinin yazılı olması karşısında, vekilin talimat uyarınca bir bedel almadan devrin gerçekleştirildiği yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek, bedele hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yönlere değinen davacı ve davalı ...'nın temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine....
a devrettiğini, her nekadar, vekelatname tarihinde sağlık kurulu raporu alınmış ise de, o tarihte sağlıklı düşünemediğini ve müzayaka halinde olduğunu; temlikin muvazaalı olup, kendisine satış bedeli ödenmediğini ileri sürerek, vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında davacı vefat ettiğinden dava tereke temsilcisi tarafından sürdürülmüştür. Davalılar, iddianın doğru olmadığını, çekişmeli taşınmazın 45.000.-TL bedelle satıldığını ve satış bedelinin davacıya ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir....
Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı ... vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı belirlenerek, son kayıt maliki ile vekilin baba oğul olup el ve işbirliği içinde, davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettikleri kanıtlandığından yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davalı ... vekilinin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 512,10 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


