ye ödendiğinin davalılar tarafından ispatlanamadığı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davalılar tarafından istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 4430 ada 549 parsel sayılı taşınmazdaki paylarının, vekili davalı ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak, diğer davalı babası ...’a satış yoluyla temlik edildiğini, temlikin kendinden habersiz ve bedelsiz olduğunu ileri sürerek temlik edilen 1/8 payın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davalı ...'nün, anne–babasına ölünceye kadar bakması ve kardeşler arasındaki saygı ve sevginin etkisiyle mirasçıların 2003 yılında bir araya gelerek yaptıkları sözlü satış anlaşması uyarınca verilen vekaletnameye istinaden çekişmeli payın 2007 yılında devredildiğini, vekalet görevinin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını, satış işleminin davacının iradesine uygun bir şekilde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır....
Öte yandan, birleştirilen dava yönünden; vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeni üzerinde yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan sonuca gidilmiştir. Hal böyle olunca; önceki bozma ilamında belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde, birleştirilen tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde tazminat istekli dava yönünden araştırma ve inceleme yapılması, davalı-(davacı) ...’in davalı ...’na olan borcunun miktarı ve çekişmeli taşınmazın değeri gözetilerek, temlikin vekalet görevi kötüye kullanılarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı saptanır ise kayıt maliki ...’ın iktisabının iyiniyetli olup olmadığının araştırılması, birleştirilen tapu iptal ve tescil istekli davada verilecek karara göre elatmanın önlenmesi isteği değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur. 6....
Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.Öte yandan, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ispat külfeti 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi ile TMK'nin 6. maddesi gereği davacı tarafa aittir.Somut olayda, dinlenilen davacı tanıkları vekalet görevinin kötüye kullanıldığına ilişkin somut bir olgu ortaya koyamadıkları gibi davacı taraf dosya kapsamındaki diğer deliller ile de vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını kanıtlayamamıştır....
Mahkemece, temlik işleminin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle yapıldığı gerekçesi ile davalı ...’ye karşı açılan davanın kabulüne, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Tüm dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davalı ...’nün yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddine....
HUKUK DAİRESİ Davacı, uzun yıllardır ...’da yaşadığını, mirasbırakan annesi...’dan kalan 38 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümün intikal işlemlerini yapması için kardeşi ...’un eşi olan davalı ...’yı vekil tayin ettiğini, ancak vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak annesinden intikal eden çekişme konusu taşınmazdaki paylarını davalı eşi ... adına tescil ettirdiğini, kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, iptal ve tescile, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davacının taşınmazdaki payını 30.000 TL’ye sattığını, satış bedelinin davacıya ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, anılan karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu .... Bölge Adliye Mahkemesi 2....
Sağlık Ocağında aile hekimi olarak görev yapan sanığın muayene ettiği reşit olan mağdureye karşı basit cinsel saldırı eylemlerinde bulunduğu, mevcut haliyle sanığın, mağdure üzerinde kamu görevinden kaynaklanan bir nüfuzunun olmadığı, zira sanığın nüfuzunun bulunduğunun kabulü için görevinin mağdure üzerinde güç ve otorite oluşturması, bu otoritenin mağdurenin direncini kırması ve mağdurenin bu nedenle çekinerek karşı koyamaması gerektiği, bunun gerçekleşmesi için de sanığın görevinin mağdure yönünden zorunlu ve icbar edici nitelik taşımasının zaruri olduğu, dolayısıyla sadece görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak eylemin gerçekleştirilmesi halinde nüfuzun kötüye kullanıldığının kabulünün mümkün olmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 102/3-b. maddesi gereğince yapılacak artırımın, kamu görevinin, vesayet ve hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması haline münhasır olup, dosya içeriğine göre sanığın, mağdure üzerinde nüfuzu kötüye kullanma durumunun olmadığı gözetilmeden müsnet...
Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/152 Esas sayılı dava dosyasında, 12.06.2017 ilâ 08.09.2017 tarihleri arasında yapılan oturumlara mazeret bildirmeksizin katılmayarak vekalet ilişkisinin gereklerini yerine getirmede ihmal ve gecikmeye sebebiyet verdiği ve bu suretle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/419 Esas, Antalya 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 171 ada 112 parsel sayılı taşınmazda bulunan 9 nolu bağımsız bölümün davalı vekil ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılmak suretiyle eşi davalı ...’ya devredildiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescile, olmazsa tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davacının kendilerine borcu olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını, davacının isteği doğrultusunda temliğin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.İstinaf Nedenleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık ifadelerinin eksik ve hatalı olarak değerlendirildiğini, satış sonrasında ödemenin yapıldığını, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesine ait kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 08/12/2020 tarihli 2020/895 Esas, 2020/1441 Karar sayılı kararıyla; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V....


