WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle vasiyetnamenin iptali davasının reddine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı, vasiyetnamenin geçerli olduğu ve açılıp okunduğu, bu haliyle vasiyetnamenin tenfizine ilişkin yasal koşulların somut olay bakımından sağlandığı hususlarının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; TMK. nun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri gösterilmiştir. Bu davada ileri sürülen sebepler TMK.' nun 557.maddede gösterilenler yanında istem TMK.' nun 542. maddesinde yer alan ve vasiyetnamenin varlığına hâkim hükmüne gerek kalmadan son veren hukuki işlemin bulunup bulunmadığının tesbitine ilişkindir. TMK 557.maddesinde, vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; 1- Ehliyetsizlik, 2- Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, 3- Tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması, 4- Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılış olması olarak dört tanedir....

Bundan ayrı, Hukuk Genel Kurulunun 13.03.1996 günlü ve 1996/2-6 Esas 1996/154 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, vasiyetnamenin iptali davasında ayna taalluk eden bir ihtilaf mevcut değildir. Bu nedenle de belirlenmesi gereken yön, dayanılan kişisel hakkın bulunup bulunmadığı ve vasiyetnamenin geçerli olup olmadığının tesbitinden ibarettir. Buna bağlı olarak da, yalnızca vasiyetnamenin geçerliliğinin tesbiti istemine yönelik olarak açılan davada, verilecek kararın eda isteğini içermediği gözetilerek maktu harca tabi olduğunun kabulü icabeder. Ayrıca; vasiyetnamenin iptali davasının yukarıda açıklanan özelliğinin bir diğer sonucu da, dava lehine sonuçlanan taraf yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesidir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Vasiyetnamenin İptali-Tapu İptali ve Tescil-Tenkis Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık ve hüküm * vasiyetnamenin iptali, olmadığında vasiyetnamenin yerine getirilmesinde oluşan yanlışlıklar nedeniyle tapu iptali ve tescil, o da olmadığında tenkis istemine ilişkin olup, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun 26.01.2009 tarih ve 1 sayılı kararının 2. maddesi gereğince inceleme görevi Yargıtay *3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Dosyanın görevli Yargıtay *3. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 01.06.2009 (pzt.)...

Noterliği'nde düzenlediği 1998 tarih ve 2101 yevmiye numaralı vasiyetnameyle taşınmazlarını davalı ...'a bıraktığını, murisin vasiyetnameyi, eşi...'nin manevi baskı ve zorlamaları sonucu düzenlediğini, vasiyetnamenin düzenlenmesinden sonra pişman olan murisin pişmanlığını yakın çevresiyle paylaştığını belirterek; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyanın davacıları vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın .... Noterliği'nde düzenlemiş olduğu 09.03.1998 tarih, 2101 yevmiye numaralı vasiyetname ile tüm malvarlığını davalı ...'e bıraktığını, vasiyetnamenin, muris prostat kanseriyken, murisin eşi davalı ... ve oğlu davalı ...'ın baskı ve zorlamaları sonucu hazırlandığını, baskı ve zorlama sonucu yapılan vasiyetnamenin hukuken geçerliliği olmadığını iddia ederek; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini istemiş, iş bu dosya davacı ...'ın açtığı vasiyetnamenin iptali dosyası ile birleştirilmiştir....

Davada, resmi vasiyetnamenin şekil koşullarını taşımaması nedeniyle iptali, olmadığında tenkisi talep edilmektedir. TMK.'nun 532. maddesine göre, resmi vasiyetname; resmi memur, Sulh hakimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli tarafından iki tanığın katılmasıyla düzenlenir. Uygulamada vasiyetnameler genel olarak noter tarafından düzenlenmektedir. Vasiyetnamenin düzenleme şeklinde yapılması (Noterlik Kanunu md.89) ve fotoğraflı olması zorunludur. Kanunda noterden söz edilmesi, noterlik makamının hedef alınmasındandır. Noter yetkisine sahip yeminli Başkatibin düzenlediği vasiyetname ile yeminli katibin düzenlediği vasiyetname Yargıtay'ca geçerli kabul edilmektedir. Ancak, vasiyetnamenin baştan sona kadar aynı memur tarafından düzenlenmesi ve onun tarafından gerekli yerlerin imzalanması zorunludur. Dava konusu vasiyetnamenin 1. sayfasında ....'...

Davalı, dava konusu vasiyetnamenin noterde usulüne uygun düzenlendiğini ve noterlerin daire dışında işlem yapabileceğini, vasiyetnamenin içeriğinin de doğru olduğunu, yasanın aradığı şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiğini savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde okunması için yargılamanın devam etmiş olması sebebiyle ve eldeki davanın bu aşamada belirtilen sebeplerle dinlenmesinin söz konusu olamayacağı gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 4721 sayılı TMK’nun 559. Maddesinde, vasiyetnamenin iptali davasına ilişkin ‘’hak düşürücü süreler’’ düzenlenmiştir....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.01.2011 tarihli kararı ile haberdar olunduğunu; iş bu vasiyetnamenin hukuk kurallarına aykırı olduğunu, zira oğlunun baskısı ve kandırması sonucu düzenlendiğini iddia ederek; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; davacı tarafın, vasiyetnamenin korkutma ve zorlama altında yapıldığını ispatlayamadığından bahisle; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Vasiyetnamenin iptali isteklerinde genelde ayn'a taalluk eden bir ihtilaf mevcut değildir. Bu nedenle de, belirlenmesi gereken yön dayanılan kişisel hakkın bulunup bulunmadığı ve vasiyetnamenin geçerli olup olmadığının tespitinden ibarettir. Bir başka ifadeyle, tek taraflı yapılan hukuki işlemin iptaline ilişkindir.HUMK.'nun 8.maddesi Sulh Hukuk Mahkemesinin müştereken göreceği davaları saymıştır....

TMK. nun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; 1-Ehliyetsizlik, 2-Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, 3-Tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması, 4-Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması halleridir. TMK'nun 557. maddesinde sayılan sebeplerin bulunması halinde vasiyetnamenin iptali gerekir. Bu sebepler dışında kalan durumlara dayanılarak ölüme bağlı tasarrufun iptali istenilemez. Somut olayda davacı, yargılama boyunca murisin iradesinin sakatlandığını, davalının kötüniyetli olduğunu, vasiyetnamenin muvazaalı olduğunu ileri sürmüş vasiyetnamenin bu nedenlerle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dinlenen tanık beyanlarından murisin iradesinin sakatlandığı yönünde bir bilgi bulunmadığı, davacının murisin fiil ehliyetinin bulunmadığı yönünde bir iddiasının da olmadığı anlaşılmaktadır ....

Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/07/2014 NUMARASI : 2012/657-2014/425 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.04.2010 gününde verilen dilekçe ile mirastan feragat sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirastan feragat sözleşmesinin iptali isteğine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu