Hal böyle olunca, mahkemece;yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle,davacının vasiyetnamenin iptali olmaz ise tenkis talebinde bulunduğu nazara alınmak suretiyle hüküm kurulurken her iki taleple ilgili olarak da hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmesi,yine davacının murisin vasiyetnamenin tanzim edildiği tarihte akli melekelerinin yerinde olmadığı yönünde iddiası olduğu dikkate alınmak suretiyle, murise ait tüm tedavi evraklarının ilgili hastanelerden celbedilmesi neticesinde vasiyetnamenin tanzim edildiği tarih itibariyle murisin akli melekelerinin yerinde olup olmadığının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevkinin sağlanması ve alınacak rapor neticesinde dosya kapsamında alınan tanık beyanları ve diğer tüm bilgi ve belgeler de birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının vasiyetnamenin iptali talebi yönünden inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken,eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : VASİYETNAMENİN İPTALİ-TENKİS Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin iptali, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece vasiyetnamenin iptali isteğinin reddine, tenkis isteğinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları ...′in tüm parasını davalıya vasiyet ettiğini ileri sürerek ehliyetsizlik nedeniyle vasiyetnamenin iptaline, aksi halde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Vasiyetten rücu edildiğinden bahisle davanın reddine ilşkin olarak verilen karar Yargıtay 2....
Somut uyuşmazlıkta da hem vasiyetnamenin iptali hem de vasiyetnamenin yorumu davaları aynı vasiyete dayanmakta olup biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek mahiyette olduğuna göre aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan her iki davanın öncelikle birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçelerinde, davacıların murislerinin resmi vasiyetname düzenleyerek davalıya mirasçı olarak nasbettiğini, ancak vasiyetnamenin geçersiz olduğunu beyan ederek, vasiyetnamenin iptaline olmadığı takdirde mahfuz hisseleri oranında tenkise karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, vasiyetin iptali talebinin kabulüne, tenkis talebinin reddine karar verilmiş, verilen bu karar Dairemizin 25.5.2010 tarih ve 2010/3389-9280 sayılı kararı ile ve “TMK.nun 558/2.maddesi gereğince vasiyetnamenin yok hükmünde kabul edilen kısmının iptali ile yetinilmesi ve tenkis davası ile ilgili toplanan deliller çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde vasiyetnamenin iptali davasının tamamı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”...
Hukuk Dairesi tarafından mirasbırakanın vasiyetname tarihindeki ehliyetinin araştırılması için Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonuca gidilmesi için kararın bozulmasına karar verilmiş mahkemece bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen davada vasiyetnamenin iptali talebinin reddine dair verilen karar 3. Hukuk Dairesi tarafından "...vasiyetnamenin iptali talebinin reddine dair kararının doğru olduğu, ancak tenkis talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmadığı" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak vasiyetnamenin iptali talebinin asıl ve birleşen davada reddine, tenkis talebinin birleşen davacı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan 1914 doğumlu ...'ün 12.12.2000 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak asıl davada davalı ve birleşen davada davacı eşi ... ile asıl davada davacı ve birleşen davada davalı çocukları ..., ..., ..., ..., ... ile kendinden önce ölen oğlu ...'...
Hukuk Dairesi 05.11.2020 tarih ve2019/2036 Esas, 2020/5709 Karar sayılı ilamında; vasiyetnamenin iptali talebiyle açılan Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/400 Esas, 2009/107 Karar sayılı ilamında taraf olmayan davacıların da bulunması sebebiyle kesin hükümden bahsedilemeyeceği açıklanmıştır. 3. Kararda, vasiyetnamenin iptali açısından işin esasına girilerek gerekli inceleme ve araştırma yapılarak vasiyetnamenin iptali isteğinin kabulü halinde tenkis talebinin reddine, vasiyetnamenin iptali isteğinin reddi halinde usulünce tenkis araştırması yapılarak sonucuna göre tenkis isteğinin kabulüne ya da reddine karar verilmesi, birleştirilen davaya gelince asıl davaya konu vasiyetnamenin iptali isteminin reddi halinde vasiyetnamenin tenfizi talebinin kabulü ile tapu iptali ve tescil isteği yönünden hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği izah edilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1....
TMK'nun 595.maddesi gereğince; mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslimi zorunlu olup, vasiyetname teslimden başlayarak bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur. Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar. Ayrıca, vasiyetnamenin tenfizi davasında öncelikle dava konusu vasiyetnamenin açılıp açılmadığı araştırılarak vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihli şerhini içerir onaylı sureti getirtilerek, dosya içine konulması gerekir. Somut olayda; muris ...’e ait ... Noterliği’nin 05.12.2013 tarih ve 5841 yevmiye no’lu vasiyetnamesine ilişkin, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/13 E. 2014/48 K. sayılı dosyası ile vasiyetnamenin açılmasına karar verilmiş ise de; hüküm, taraflara tebliğ edilmemiş olup bu hali ile henüz derdest dava hükmündedir....
Bu nedenle de belirlenmesi gereken yön dayanılan kişisel hakkın bulunup bulunmadığı ve vasiyetnamenin geçerli olup olmadığının tesbitinden ibarettir. 6100 sayılı Kanunun 2. maddesine göre asliye hukuk mahkemesinin görevi asıl, aynı Kanunun 4. maddesine göre sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan, malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin davalar ile kanunun açık biçimde sulh hukuk mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Somut olayda vasiyetnamenin iptali istendiğinden ve 6100 sayılı Kanunun 4. maddesinde sayılan davalardan olmadığından görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 01/07/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" Davacılar ... ve ... ile davalı ... aralarındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasına dair ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.11.2011 günlü ve 2011/141 E.- 2011/515 K. sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 25.09.2012 günlü ve 2012/15896 E.- 2012/19821 K. sayılı ilama karşı davacılardan ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir....
ın 30.11.2006 işlem tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun açıklandığı, vasiyetnamenin Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 20.10.2011 tarihli kararı ile okunduğu, bu davanın ise 29.03.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davada, vasiyetnamenin iptali, olmadığında davacı torunlarının saklı paylarının tenkisi talep edilmektedir. TMK'nın 557. maddesinde, ölüme bağlı tasarrufların iptali sebepleri sınırlı (tahdidi) olarak belirtilmiştir. Dava konusu vasiyetnamenin iptali talebine ilişkin, maddedeki iptal sebepleri gerçekleşmediğinden, mahkemece; vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir....


