Türk Medeni Kanunu’nun 600. maddesinin üçüncü fıkrasında ”Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini, vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. İstem, vasiyetnamenin tenfizi ve aynen yerine getirilmesine ilişkin olup, bu talep tapu iptali ve tescil isteği anlamındadır. Bu nedenle dava tarihi olan 15/03/1993 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK'ya göre, dava değeri gözetilerek görevli mahkeme belirlenmelidir. Dosya kapsamında vasiyetnameye konu gayrimenkulün değerinin HUMK’da yer alan sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu değer miktarını açtığı, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu açıktır. Bu durumda uyuşmazlığın, İstanbul (Kapatılan) 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir....
Ne var ki mahkemece,yukarıda açıklanan ve kendisi tarafından da uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden, karar verilmiştir. Bozma ilamında açıkça, mahkemece verilen hükmün HUMK 388.madde anlamında gerekçe ihtiva etmediği belirtilmesine rağmen mahkemece bozma ilamından sonra da karara hiç bir ekleme yapılmadan bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden vasiyetnamenin tenfizi denilmekle yetinilmiştir. Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir....
Vasiyet alacaklısı yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir. 4. Vasiyetnamenin tenfizi ile buna bağlı olarak tapu iptali ve tescil davasının görülebilmesi için, vasiyetnamenin açılıp okunduğu, itiraza uğramadığı veya itiraz edilmişse (vasiyetnamenin iptali veya tenkisi yönünden) itirazların reddedilerek kesinleşmesi gerekir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyada bulunan 18.03.1996 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamede vasiyetçi ...'in özetle, "sahibi bulunduğum, Hatay ili, Antakya ilçesi, tamamı 576,48 m2 den ibaret olan 1608 sayılı taşınmaz üzerinde oğlum ...'in kendi parasıyla yaptırmış olduğu ev dahil olmak üzere zikri geçen bu taşınmazın ½ hissesinin ölümünden sonra ...'...
Bunun üzerine, derdest kabul edilen vasiyetin tenfizi davasında, murise diğer paydaş ...'dan intikal edecek paylar yönünden iştirak hali çözülmeyip dava şartları yerine getirilmediğinden bu aşamada diğer paylar yönünden tenfiz isteminin usulden reddine karar verilmiş, karar 03.03.2015 tarihinde Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. O halde, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında verilen red kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belli olmaması ve dava konusu hisselere ilişkin olarak da mahkemece usulden red kararının verilmesi birlikte değerlendirildiğinde, vasiyetnamenin ruhuna aykırı olacak şekilde eksik incelemeye dayalı olarak derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....
Somut olayda; davacı, asıl dava ile vasiyetnamenin tenfizini talep etmekte; bir kısım davalılar ise, açtıkları karşılık dava ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmektedir. Vasiyetnamenin tenfizi davasında, davanın kabulüne karar verilebilmesi için, diğer şartların yanı sıra vasiyetnamenin ayakta kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir. Bu sebeple, dava konusu olan vasiyetnamenin bir iptal davasına konu olup olmadığının araştırılması gerekir. Dava konusu olan vasiyetname, bir iptal davasına konu olmuş ise, bu dava bekletici mesele yapılmalıdır. Vasiyetnamenin iptali davası sonucunda verilen hükmün kesinleşmesinin beklenilmesi ve ulaşılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekir. Ne var ki, somut olayda; hem vasiyetnamenin tenfizi davası, hem de vasiyetnamenin iptali davaları, aynı mahkemede ve aynı dava dosyasında birlikte görülmüştür....
"İçtihat Metni" Davacılar ... ve ... ile davalı ... aralarındaki vasiyetnamenin tenfizi davasına dair ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05/03/2015 günlü ve 2015/3 E.-2015/73 K.sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 08/09/2015 günlü ve 2015/8358 E. - 2015/13702 K. sayılı ilama karşı davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir....
Hukuk Genel Kurulu'nun 13.02.1991 gün, 648-65 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar bir ayni hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin TMK'nun 595. ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin isetenmediği, bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tesbiti içindir. Diğer bir anlatımla "Vasiyetnamenin tenfizi, vasiyetnamenin açılıp itiraza uğramadığı veya yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının tesbitinden ibarettir. Bu tesbit başlı başına ayni bir hakkın geçirimini sağlamaz. MK. 599.md uyarınca mirasın açılmasıyla terekeye sahip olma hakkı sadece yasal mirasçılara tanınmıştır....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, T.M.Y.nın 600.maddesi uyarınca açılan vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davanın 16/02/2005 tarihinde 10.000.- YTL. değer gösterilip Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, vasiyetnamenin Düzce Sulh Hukuk Mahkemesince 13/01/2005 tarihinde açılıp okunduğu, mirasbırakanın tüm mal varlığının noter huzurunda bağışladığını, vasiyetnamenin yerine getirme görevlisi belirlenmediği ve davacının vasiyetnamesinin yerine getirilmesini istediği anlaşılmakla H.Y.U.Y.nın 8/1.maddesi gözetilerek, dava tarihi ve değerinin esas alınması gerekir. O halde; uyuşmazlığın gözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince Düzce 1....
C.. tarafından davalı aleyhine açılan vasiyetnamenin tenfizi davasının davalının davayı kabulü nedeni ile KABULÜ ile vasiyetçi muris Mehmet oğlu A.. M.. adına tapuda kayıtlı Balıkesir ili, ... ilçesi ... Mahallesinde tapuda kayıtlı 288 ada, 6 parsel sayılı taşınmazdaki ... kat .. bağımsız bölüm nolu mesken niteliğindeki taşınmazın Mehmet oğlu, A.. M.. adına olan tapu kaydının iptali ile ... 5.Noterliğinin 16.07.2010 tarih ve 21065 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Vasiyetnamesi gereğince ... TC kimlik nolu Haydar oğlu 1954 doğumlu davacı H.. C.. adına tapuya tesciline; Birleşen İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/573 Esas sayılı Dava Dosyası Yönünden; davacı N.. D.. tarafından davalı aleyhine açılan vasiyetnamenin tenfizi davasının kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; sözkonusu karar davacı N.. D.....
HUSUMETVASİYETNAMENİN TENFİZİ 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 517 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 600 ] "İçtihat Metni" Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü. Davacı G... Eğitim Vakfı vekili dava dilekçesinde, miras bırakan M.Selçuk tarafından düzenlenen 27.08.1998 tarihli vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile vasiyetnamenin tenfizine, A... İlçesi 14 no'lu parselin tamamını ve 68 no'lu parselin 7/16 hissesinin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, bankadaki kıymetli eşyaların davacıya iadesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir....


