Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz." ibaresi yeralmaktadır. Noterlik Kanununun 76.maddesinde de; "Noter, tanık, tercüman ve bilirkişiler aşağıdaki hallerde noterlik işlemine katılamazlar" dendikten sonra 3.cü fıkrasında; "ilgililerden biri ile aralarında sıhri dahi olsa usul ve füru veya kan hısımlığında üçüncü, sıhri hısımlıkta ikinci derecede civar hısımlığı veyahut evlat edinme ilişkisi varsa" hükmüne amirdir. Ne var ki; Noterlik Kanunu, tüm işlemlerde uygulanmak üzere tanıklarla ilgili hükümler öngörmüştür. Oysa, TMK.'nun 536.maddesi, sadece vasiyetnamelerde tanık olacakları içeren şartları saymıştır. Maddede, vasiyetname düzenlenirken tanık olamayacaklar tahdidi olarak sayılmıştır. Hal böyle olunca, ... Medeni Kanunu genel nitelikte olmakla beraber, 536.maddesi, Noterlik Kanununa göre, "özel hüküm" niteliği taşır....
Noterliğinde 10/05/2006 tarihli ve 21842 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetname düzenlediğini, vasiyetname tarihinde murisin 83. yaşında olduğunu, tasarruf ehliyeti ve ayırt etme gücünün olmadığını ve aksini ispat eden sağlık raporunun bulunmadığını belirterek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin yasal şartları taşıdığını, noter huzurunda iki tanığın katılımı ile düzenlendiğini, noter tarafından yazıldıktan sonra muris tarafından okunarak imzalandığını, murisin ayırt etme gücünün bulunduğunu, tanıkların murisin fiil ehliyetine haiz olduğunu, hiçbir baskı ve tehdit altında olmadığını beyan ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde; tarafların muris ...........’nin çocukları olduğu, Noterde düzenlediği 08.03.2002 tarihli 7135 yevmiye no’lu ve 7136 yevmiye no’lu iki vasiyetnamenin şekil ve esas yönünden usul ve kanuna uygun olmadığı, her iki vasiyetnamenin de, noter yerine imzaya yetkili başkatip tarafından düzenlenmeye başladığı, ancak sonuna noter ismi yazıldığı, imzanın ise başkatip tarafından atıldığını, vasiyetnamenin hangi resmi memur tarafından düzenlendiği yönünde tereddüt yaratıldığı, şahitlerin beyanında ise noter tarafından vasiyetnamenin tanzim edildiğinin yer aldığı, yaratılan bu tereddütler nedeniyle vasiyetnamelerin şekil noksanlığı nedeniyle iptali gerektiği, bundan ayrı olarak 7136 sayılı vasiyetname ile davacının mirasın tamamından ıskat edildiği, ıskatın tamamen haksız olduğunu bu nedenle esas yönünden de iptalini talep etmiş, 7135...
Nitekim, 26/03/1962 günlü ve 23/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünde açıkça ifade edildiği üzere; okuryazar kişiler bile, dileğine göre ve hiç bir sebep bildirmeye veya vasiyetnameye yazdırmaya yer olmaksızın okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunu seçebilirler. Sözü edilen içtihadın yürürlüğünden bu yana uygulama bu yolda devam edegelmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 24/11/1980 tarihli ve 1980/7187 E.-8357 K. ve Dairemizin 17/12/2012 tarihli ve 2012/21939 E.-25917 K. sayılı içtihatları da aynı yöndedir). Öte yandan, okuryazar kişilerce, okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunun seçilmesi halinde de; TMK'nın 535 inci maddesinin ikinci fıkrasında gösterilen şekle uyulmak zorundadır. Davaya konu vasiyetname, okuryazar olan mirasbırakanın gözlerindeki ve ellerindeki rahatsızlıkları nedeniyle noter tarafından okuyamayan veya yazamayanlara özgü vasiyetname şeklinde düzenlenmiştir....
O.. adlı tanıkların da vasiyet sırasında noterde bulundukları, murisin vasiyet sırasında temyiz kudreti olduğunun tıbbi raporlar ile sabit olduğunu, kendisinin vasiyet yapma yeteneğine saip olduğunu ve okuryazar olduğunu Noter tarafından vasiyetname düzenlenirken vasiyetname metnine yazıldığı ve ayrıca Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hast. Eğitim ve Araştırma Hast....
Yukarıda "İlgili Hukuk" kısmında belirtildiği üzere, TMK’nın 535 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "mirasbırakanın beyanı” ibaresi ile kast edilen noter tarafından vasiyetname mirasbırakana okunduktan sonra onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğine dair tek cümleden oluşan beyanıdır. Dava konusu vasiyetname incelendiğinde; vasiyetnamenin tanıklar önünde murise okunduğu, yine tanıklar önünde son ve gerçek isteklerini kapsadığını beyan ettiği, bu merasimin aynı şekilde tanık beyanlarında da ifade edilerek imzalandığı görülmektedir. Murisin tanıklar önünde beyanda bulunduğu vasiyetname içeriği itibariyle anlaşıldığından bu husus iptal sebebi olarak kabul edilmemelidir....
Çıkıntılar el yazısı ile yapılamaz (Noterlik Kanunu 81).Bu yasal zorunluluğa rağmen; somut olayda resmi şekilde oluşturulan ve buna göre vasiyetnamenin Noter ... tarafından düzenlenmeye başlandığı, vasiyetnameyi düzenletenin okur-yazar olmadığını gördüğünü, tanıklar huzurunda vasiyetnameyi okuduğunu belirtmesine rağmen belirtilen vasiyetname Noter Katibi ... tarafından imzalandığı görülmektedir.Bu hal; söz konusu vasiyetnameyi düzenleyen kişinin kimliği hakkında tereddütler yaratmaktadır. Birinci sayfa altındaki onayın Noter ...'a ait olmadığından yukarıda açıklanan kural uyarınca geçerli değildir.Böyle olunca; takriri alanın ve düzenleme yapan Noter ... olduğunu kabul etmek zarureti ortaya çıkmakta olup, sözkonusu kişinin imzasını muhtevi olmayan belgeyi de resmi vasiyet olarak nitelemek doğru olmaz....
Davacıların murisinin düzenlediği vasiyetname; ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/650 Esas sayısı ile açılan vasiyetnamenin iptali davası sonucunda, davaya konu vasiyetin hazırlanmasına noter başkatibince başlandığı ancak noter ... tarafından işlemin tamamlandığı ve imzalandığı böylece vasiyetnamede birlik kuralının ihlal edildiği, vasiyetnamenin toplam 3 sayfa olduğu, 3....
Vasiyetname tanıklarının dava konusu vasiyetnamede yazılı beyanlarının doğru olmadığı iddiasının yine aynı kuvvette başka bir delil ile ispatlanması gerekir. HMK'nun 204/1.(HUMK.'nun 295.) maddesi gereğince "İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır." Noterlerin usulüne uygun olarak düzenledikleri ve onayladıkları belge(vasiyetnamenin) aksi ispat oluncaya kadar kesin delil teşkil eder. Vasiyetname tanıklarının vasiyetname içeriğine uygun olmayan beyanları hükme esas alınmamalıdır. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 27.05.2014 tarih, 2014/1627 E.- 2014/8253 K.) Bu nedenle, mahkemece; dava konusu 20.01.2009 tarihli vasiyetnamenin kanunun aradığı şekil şartlarını taşıdığı, aksinin ispatlanamadığı gerekçesi ile vasiyetnamenin iptal talebinin reddine karar verilerek, davacının tenkis talebi hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Mahkemece, vasiyetname tüm mirasçılara usulüne uygun tebliğ edilmeli, yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde açılıp okunma işlemi tamamlanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


