WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : VASİYETNAME AÇILMASI (NOTER) -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, dava; vasiyetnamenin açılması istemine ilişkindir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 09.02.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 21.02.2018 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca bu davanın temyiz incelemesi Yargıtay 3.Hukuk Dairesine ait bulunduğu nitekim HİİK.'nun 25.02.2016 tarihli kararı ile anılan Daireye gönderilmesine karar verildiği ancak dosyanın sehven Daireye gönderildiği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince dosyanın Yargıtay 3.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 21.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : VASİYETNAME AÇILMASI -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava; Türk Medeni Kanununun 598.maddesine dayalı atanmış miras belgesi istemine ilişkindir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 24.01.2014 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 29.01.2014 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 8.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,7.3.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

VASİYETNAMENİN AÇILMASI TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 596 "İçtihat Metni"Taraflar arasındaki vasiyetnamenin açılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde mirasçı A.. U.. tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, vasiyetnamenin açılıp, okunması istemine ilişkindir. Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi tarafından açılır ve ilgililere tebliğ olunur. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer vasiyetnamenin açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır (TMK. 596/1-2). Somut olayda, mütevaffanın bilinen tüm mirasçılarına, ve vasiyet alacaklılarına vasiyetname ekli duruşma gününü bildirir tebligatın yapılmadığı anlaşılmaktadır....

Noter yetkisine sahip yeminli Başkatibin düzenlediği vasiyetname ile yeminli katibin düzenlediği vasiyetname Yargıtay'ca geçerli kabul edilmektedir. Ancak vasiyetnamenin baştan sona aynı memur tarafından düzenlenmesi ve onun tarafından gerekli yerlerin imzalanması zorunludur. Dava konusu vasiyetname de, vasiyetname içeriğine göre Ödemiş 2. Noteri Ahmet Nuri Tümen tarafından bizzat düzenlenmesine rağmen Noter Başkatibi Halil Canseven tarafından imzalanmıştır. Resmi vasiyetnameyi tanzim eden memurun yaptığı işlemler tevsik işlemidir. Bu nedenle baştan itibaren tüm işlemlerin aynı memur tarafından yapılması ve son imza işleminin de tahriri alan, okuyan ve vasiyetçi ile tanık sözlerini dinleyen, yazdıran memur tarafından yapılması zorunludur. Bu husus, işlemlerde birlik prensibinin zorunlu bir sonucudur. (Yargıtay 2. HD. 18/07/2005 tarih, 2005/8654E.-1178 K. sayılı ilamı, 3. HD'nin 25/06/2013 tarih, 2013/10121 E.-10974 K. sayılı ilamı)....

Dairemizce de benimsenen yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında: Vasiyetname düzenlenmesine noter başkâtibi ... tarafından başlandıktan sonra onun tarafından sonlandırıldığı, vasiyetname metnine dahil olmamakla birlikte vasiyetnamenin başlık kısımlarında "... İkinci Noteri Mahmut Köndel" şeklindeki yazıların altında imza bulunmadığı, belge içeriğinde işleme noter tarafından başlanıldığına dair her hangi anlatımın söz konusu olmadığı, vasiyetnamenin hiç bir aşamasında noter Mahmut Köndel'in işleme katılmadığı, belgenin tüm sayfalarının başkâtip tarafından imzalanarak en baştan itibaren onun tarafından düzenlendiği, işlemde birlik kuralının ihlal edilmediği gerekçesine dayanılmıştır. Somut olayda iptale konu olan ve dosya içerisinde mevcut vasiyetnamenin fotokopi örneği üzerinden inceleme yapılmış olup aslının getirtilerek inceleme yapılması gerekmekte olup hükme esas alınan vasiyetnamenin başlığında; "Selahiyetlere haiz yeminli ... İkinci Noteri Mahmut Köndel ......

Ancak onay işlemleri, Noter vekili Başkatibi ... ... adına kaşe basılarak onun imzası ile yapılmıştır. Bu hal söz konusu vasiyetnameyi düzenleyen kişinin kimliği hakkında tereddütler yaratmaktadır. Böyle olunca takriri alanın ve düzenleme yapanın Noter ... ... olduğunu kabul etmek zarureti ortaya çıkmakta olup söz konusu kişinin imzasını muhtevi olmayan belgeyi de resmi vasiyetname olarak nitelemek doğru olmaz. Şu halde yasaya uygun düzenlenmeyen belge bütünlüğü çelişkili vasiyetname şekil şartlarını taşımadığından davanın kabulü gerekirken reddi usul ve kanuna aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

MİRAS UYUŞMAZLIKLARINDA KADASTRO TESPİTİNDEN ÖNCEKİ NEDENLERLE DAVA AÇILMASI 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasında genel kadastro ite oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği Görüşüldü: Kadastro sırasında 132 ada 11,137 ada 1,201 ada 23, 255 ada 2 ve 4 parsel sayılı 2419, 340, 37347,1836, 2209 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 201 ada 23 nolu parsel Mehmet mirasçıları, diğerleri Mehmet adına tespit edilip kesinleşmiştir. Davacı Canan ve müştereki, murisleri Mehmet'in vasiyetname ile taşınmazları evlatlarına bıraktığını, eşi Semiha'ya bırakmadığından tapuların iptali ile Mehmet çocukları adına 8/24 'er hisse olarak tesciline karar verilmesini istemiştir....

Yerel mahkemece, taraflarca tanık olarak gösterilmeyen, vasiyetname tanıkları A.. Ö.. ve H.. E..'in re'sen dinlenilmesi ve beyanlarının hükme esas alınması, açıklanan usul kuralının ihlali niteliğindedir. Kaldı ki, vasiyetname tanıklarının, vasiyetname içeriğine uygun düşmeyen; vasiyetnamenin noter tarafından daha önceden hazırlandığı ve murise imzalatıldığı yönündeki beyanları, başkaca bunu kanıtlayan bir delil de getirilmediğinden, hükme esas alınamaz(Yargıtay 2. HD. nin 14.09.2000 günlü ve 2000/8300 E.- 2000/10203 K., 17.03.2003 günlü ve 2003/2713 E.- 2003/3610 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir)....

Dava konusu 20.01.2009 tarihli vasiyetnamenin noterin ve tanıkların huzurunda kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olarak yapıldığı vasiyetname içeriğinden anlaşılmaktadır. Noterde düzenlenen vasiyetnamenin (belgenin) resmi belge niteliğinde olması nedeniyle bunun aksi ancak aynı nitelikte başka belge veya deliller ile ispatlanabilir. Vasiyetname tanıklarının dava konusu vasiyetnamede yazılı beyanlarının doğru olmadığı iddiasının yine aynı kuvvette başka bir delil ile ispatlanması gerekir. HMK'nun 204/1.(HUMK.'nun 295.) maddesi gereğince "İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır." Noterlerin usulüne uygun olarak düzenledikleri ve onayladıkları belge(vasiyetnamenin) aksi ispat oluncaya kadar kesin delil teşkil eder. Vasiyetname tanıklarının vasiyetname içeriğine uygun olmayan beyanları hükme esas alınmamalıdır....

Başka bir ifade ile aynı işlemle yapılan birbiriyle iç içe geçmiş ve biri diğerine bağımlı vasiyetnameler ortak vasiyetname sayılır. Bu hali ile birisi bakımından şekil şartı tamam olmakla beraber diğeri yönünden şekil şartı eksik kalan vasiyetnameleri geçerli saymak mümkün değildir. Gerek doktrin de ve gerekse de Yargısal kararlar incelendiğinde genel olarak ortak vasiyetnamenin değil ama Medeni Kanundaki şekil şartlarından birine (resmi-el yazısı-sözlü vasiyet) uyularak yapılmamış olanların geçersiz olduğu sonucuna varılabilir ki bu da birlikte yapılan vasiyet olacaktır. Örneğin, bir el yazısı vasiyetnameyi vasiyetçilerden biri, her iki mirasbırakanın arzularını açıklayacak şekilde yapmış ve sonra her ikisi de imzalamış iseler veya vasiyetçiler, birlikte noter önünde son arzularını açıklamış ve noter de her iki iradeyi kapsayacak şekilde bir tek belge düzenlemiş ise o zaman vasiyetname kanundaki şartlara uygun olarak yapılmadığı için geçersiz olacaktır....

UYAP Entegrasyonu