"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında, sona eren üyelik sırasında kooperatife ödenen aidat bedellerinin iadesine yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyeliğinden istifa etmiş olması nedeni ile kooperatife ödediği aidatın iadesi amacıyla başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir....
Karar sayılı kararı ile "."Toplanan delillerden, davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına dayanak ihtarnamelerdeki borç tutarının ayrıntılı ve ait oldukları dönemi belirtir şekilde olması gerekliliğine uyulmadığı, iki ihtar arasındaki talep edilen aidat borcu farkının izah edilmemesi nedeni ile usulüne uygun olmadığından ... verilen ortaklıktan ihraç kararı Kanuna, Ana Sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına uygun olmadığından Davalı ... 06/05/2011 tarihli ve ...sayılı davacını ortaklıktan ihracı kararının iptaline karar verilerek; Davanın kabulü ile, Davacının davalı ... üyeliğinden ihracına ilişkin 06.05.2011 tarihli ... kararı'nın iptaline" şeklinde karar verildiği, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; ......
Esas,2005/73 Karar sayılı ilamı ile davacının senet kapsamına göre Vakıf organı olduğu, hakkındaki görevden alma işleminin mevzuat gereği ancak mahkeme kararı ile yapılabileceği belirtilerek davacının görevden alınması işleminin iptal edildığı, bu iki davadaki kararlar değerlendirildiğinde davacının davalı vakfın bir organı olan vakıf müdürlüğü görevini yaptığı, davacı hakkında görevden alınması dahi uygulanması gereken kanunun Türk Medeni Kanunu olduğu, davalı vakıf ile arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı, süreç içinde davacının eski görevine iade edilmesi nedeni ile mevcut akdin feshi (hernekadar iş akdi olarak değerlendirilmese de) ortadan kalktığından, 01/08/2003 tarihindeki feshin geçersiz hale geldiğinden ve sonuçlarının ortadan kalkması nedeni ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile kötü niyet tazminatı alacak hakkının bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir....
Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür." şeklindedir. Kooperatif üyeliğinden ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatların tamamını değil, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesi ve anasözleşmenin 15/1.maddesi gereğince, ayrıldığı yıl sonu bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiye kalan miktarı talep hakkını haiz olup, ayrıldığı yıl sonu bilançosunun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ayın sonunda bu alacak temerrüt ihtarına gerek kalmaksızın muaccel olur ve talep edilebilir hale gelir....
Davalının daha önce davacı kooperatifin üyesi olduğu, kooperatif üyeliğinden ayrılma isteğini içeren davalı ihtarnamesinin davacı kooperatife gönderildiği ve 14/11/2019 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında çeşitli kararların alındığı taraflar arasında çekişme konusu değildir. Davacı taraf ferdileştirme işlemi yapılmakla birlikte halen kooperatifin inşaat işleri nedeni ile yükleniciye ve Vergi Dairesine borçları bulunduğunu, bu borçların ödenmesi için üyelerden aidat alınması gerektiğini ileri sürmekte, davalı taraf ise kooperatif üyeliğinden istifa etmiş olması nedeni ile kendisinden aidat talep edilemeyeceğini savunmaktadır....
Dosya kapsamına göre; Davalı kooperatifin, 20/02/1992 tarihinde davacı kooperatif birliğine 17 kayıt numarası ile üye olduğu, davalı kooperatifin, davacı üst birliğe hitaben 17/02/2014 tarih 148 sayılı birlik üyeliğinden ayrılma konulu dilekçesi ile " 22/02/2014 tarihinde yapılan mali kongremizde alınan Genel Kurul Kararı gereği ... İşyeri Yapı Koop.'den ayrıldığımızı telefon ile bildirmiştik....
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, 6102 sayılı Yasanın 141 ve 191 inci maddeleri gereği ayrılma akçesi alacağının tahsiline dair açılan belirsiz alacak davasıdır. "Bir birleşme kurumu olan ayrılma akçesi; ticaret ortaklıklarının birleşme süreci içinde iktisap olunacak şirket paylarının gerçek değerine denk gelen ve birleşmeye katılmayan veya birleşmeden çıkarılan ortaklara ödenen pay bedeli veya pay bedellerinin toplamı olarak tanımlanabilecektir. Buna göre birleşmeye katılmak istemeyen ortağın payının gerçek değerine denk gelen karşılığı ifade eden ayrılma akçesi niteliği itibariyle bir ödemedir" (6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Birleşmede Ayrılma Akçesi, ----."TTK m. 141/1 ortaklara devralan ortaklıkta iktisap olunacak payların gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesi öngörülebileceğini belirtmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacıların miras bırakanı ...ye ait olan ...nolu parsel sayılı taşınmazın üzerinde gayrisahih vakıf olan ...bu şerhin terkini için 17/01/2013 tarihinde ...ne 56.783,50 TL taviz bedeli ödediklerini, vakfın gayrisahih olması nedeni ile taviz bedeli ödenmesi gerekmediğini belirterek ödenen taviz bedelinin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir....
Görüldüğü üzere "fon"; 3713 sayılı Kanun'un suç tarihinden sonra yürürlükten kaldırılan 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında "para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değer" olarak, 6415 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin (c) bendinde ise, "para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak ile bunları temsil eden her türlü belge" olarak tanımlanmıştır. Her iki kanuna göre de fon; para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü değer veya menfaat olduğundan, maddi değeri olan her şey fon olabilmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 04.....2015 gün ve 2014/8856 Esas, 2015/7053 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden ayrıldığının mahkeme kararı ile belirlenmiş olduğunu, doğrudan kooperatife yapılan aidat ödemesi dışında, kooperatifin borcu nedeniyle ... dairesine ve kullanılan kredi nedeniyle bankaya ödemeler yaptığını ileri sürerek, yapmış olduğu ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile olmadığı takdirde ....000,00 TL'nin ....09.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir....


