WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

nun 4 maddesinde; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davanın ticari dava olduğunun düzenlendiği oysaki somut uyuşmazlıkta Davanın davacı ile davalı vakıf arasındaki sağlık hizmetinden kaynaklanan bedellerinin ödenmemesi nedeniyle açılan İtirazın İptali davası olduğu, uyuşmazlığın temel ilişkiye göre çözümlenmesi gerektiği ve temel ilişkinin davacı ticari işletme ile davalı vakıf arasında vakıf personelinin tedavi giderlerinin ödenmesi hususuna dair olduğu ve davanın 6102 Sayılı TTK.'...

Anayasa’nın 31. maddesi düzenlemesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri ve özellikle kadroların akademik yönden belirlenmesi, sözleşmelerin onaya tabi tutulması dikkate alındığında, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının idari sözleşmelerle çalıştığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında hareketle 2013 yılında, Vakıf Üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna karar vermiştir(Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 gün ve 2013/34603 E, 2013/28476 K). Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalıdır....

Gerekçe: 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davacı iş akdine haksız olarak son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuş, davalı ise davacının kendi işini kurmak için istifa ederek işten ayrıldığını savunmuştur. Ancak dosya kapsamında bulunan işten ayrılma bildirgesi incelendiğinde davacının imzasının bulunduğu ve işten ayrılma nedeni olarak kod 3 (istifa) çıkış kodunun gösterildiği anlaşılmıştır....

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm itirazlarının reddi ile usul ve karar uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının mahsubu ile fazla ödenen 111.60 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 22.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, karar gerekçesinde bu davalıların husumet itirazının tartışılmaması hatalı olup, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. Kabule göre de, davada birden fazla davalı olduğu halde davacının hangi davalı nezdinde işe iade edildiğinin ve mali haklardan hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan "...davalıdan.." denilerek hüküm kurulmasının infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalıdır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Davalılar T.C. ... ve T.C. İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, Davalılar T.C. ... ve T.C....

Ancak; 2-Mahkeme hüküm fıkrasında asıl alacak ve işlemiş faiz kısmını ayırmadan toplam üzerinden takibin devamına karar vermesi sonucu faize faiz yürütülmesi TBK’nın 121/son maddesine aykırı olmuş ise de davalının bu yöne ilişkin temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3-Kooperatif üye aidatı likit alacak olmasına rağmen asıl alacak üzerinden inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, hükmedilmemesi doğru bulunmadığından kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/436 Esas KARAR NO : 2023/280 DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2018 KARAR TARİHİ : 04/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkilinin 16.04.2012 tarihinde 127 üye kayıt numarası ile davalı kooperatife üye olduğunu, Davalı kooperatifin, ...'de ... isimli toplu konut yapımını üstlendiğini, ilk etapta 75.000,00 TL ödeme ile taşınmazların teslim edileceği taahhüt edildiğini, daha sonra ise ödemelerin artırılarak daire bedelinin 90.000,00 TL'ye çıkartıldığını, temel atma aşamasında kat irtifakı kurulduğunu, kooperatif üzerinden kredi çekilemeyeceğinin söylenerek bir kısım dairenin tapusunun diğer davalı ...Tic. Ltd....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/436 Esas KARAR NO : 2023/280 DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2018 KARAR TARİHİ : 04/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkilinin 16.04.2012 tarihinde 127 üye kayıt numarası ile davalı kooperatife üye olduğunu, Davalı kooperatifin, ...'de ... isimli toplu konut yapımını üstlendiğini, ilk etapta 75.000,00 TL ödeme ile taşınmazların teslim edileceği taahhüt edildiğini, daha sonra ise ödemelerin artırılarak daire bedelinin 90.000,00 TL'ye çıkartıldığını, temel atma aşamasında kat irtifakı kurulduğunu, kooperatif üzerinden kredi çekilemeyeceğinin söylenerek bir kısım dairenin tapusunun diğer davalı ...Tic. Ltd....

Sonuç: Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının "1- 7.343,00 TL brüt kıdem tazminatının iş akdinin feshi tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte; " kısımları çıkarılarak yerine " 1- 7.343,00 TL brüt kıdem tazminatının dava tarihi olan 03.12.2015 tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, " rakam ve sözcükleri eklenerek hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2019 gününde oybirliği ile karar verildi....

Sonuç: Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının “7391,00 TL net kıdem tazminatının akdin feshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” bendinin çıkarılarak yerine “7391,00 TL net kıdem tazminatının dava tarihinden (09/04/2015) itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcükleri eklenerek hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2019 gününde oybirliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu