WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ödeme emrinin usulsüz tebliği şikayeti sebebiyle ve takip dayanağı senedin bono vasfında olmadığı iddiasına dayalı borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulsüz tebligat şikayeti bakımından kabulüne, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8103 E. sayılı dosyasında ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun ve davacının ödeme emrine 13.08.2019 tarihinde muttali olduğunun tespitine, kambiyo vasfına yönelik şikayet bakımından davanın kabulüne, ... 9. İcra Müdürlüğü''nün 2019/8103 E. sayılı dosyasında takibin iptaline karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir....

Somut olayda, borçlu şirkete, ödeme emri tebliğinin; "ilgili merciin isteği üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. mad. göre örnek 6 formülün parçası muhatabın kapısına yapıştırıldı ayrıca komşusuna haber verildi. Haber verilen komşu isim ve imzadan imtia etti" şerhi ile yapıldığı, ancak (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshasının adresin kapısına asılma tarihinin tebliğ mazbatasında yer almadığı, bu hali ile tebliğ işleminin şeklen Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. TK'nun 32.maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile TK'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ tarihinin, öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

O halde, şikayetçi borçluya yapılan örnek (7) numaralı ödeme emri tebligatı usulsüz olup, mahkemece şikayetin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun usulsüz tebliğe muttali olduğu tarihe göre tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ve gecikmiş itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İcra İflas Kanunu 16. madde, 65. madde, Tebligat Kanunu 21. madde. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tebligat usulsüzlüğünden dolayı tebliğ tarihinin değiştirilmesi gecikmiş itiraz değildir. Yapılan tebligat Teb. Kan. 21/2. maddesine göre usule uygundur....

Bu nedenle, sözü edilen tebligatın usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre; "Kendisine tebligat yapılacak şahıs, adresinde bulunmazsa tebliğ, aynı konutta oturan kimselere veya hizmetçilerden birine yapılır." 4829 Sayılı Kanun ile; Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan "birlikte oturan ailesi efradı" ibaresi, "aynı konutta oturan kişiler" şeklinde değiştirildiğinden, muhatap adına kendilerine tebligat yapılacak aynı konutta oturan kişiler, aile fertleri, yakın ve uzak akrabalar veya hizmetçilerden biri olabileceği gibi, bu kimseler dışında kalan ancak muhatapla birlikte oturan diğer kimseler de olabileceklerdir. Muhatapla birlikte oturma şartının gerçekleşmiş sayılabilmesi için, muhatapla aynı çatı altında oturmak yetmeyip, aynı daireyi paylaşmış olmak gerekir. Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde, bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir....

aykırı olması sebebiyle tebligatların usulsüz olduğu anlaşıldığından adı geçen davalıların adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliğinin sağlanması, 4-Davalılardan ..., ... ve ...’a yapılan gerekçeli karar tebliğinin TK m 21/1’e göre yapıldığı, ancak beyanı alınan komşunun ismi veya isim ve imzadan imtina ettiği bilgisi yazılmaksızın yapıldığı ve usulsüz olduğu anlaşıldığından adı geçen davalıların adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliğinin sağlanması, 5-Davalılardan ...’e yapılan gerekçeli karar tebligatının önceki tebligat adresi yurtdışı olduğu (kolluk araştırmasında da yurtdışında yaşadığının tespit edildiği) halde yurtiçinde bir adrese yapıldığı, adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi araştırılmaksızın yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından adı geçen davalının adres kayıt...

Tebligat mazbatasında, posta memuru tarafından yapılan araştırmalar sonucunda bilgi aldıkları kişilerin imzasının alınması veya imzadan imtina ettiklerinin belirtilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacıya yapılan ilk tebligat mazbatasının belirtilen hususları içermediği görüldüğünden yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu, ilk tebligatın usulsüz olması sonrasında doğrudan davacının mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılmayacağı hususu da göz önüne alındığında bu tebligatın da usulsüz olduğu ve usulüne uygun bir tebligat yapılmaması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılamayacağı da açık olduğundan, davacıya yapılan tebligatların usulsüz olması sebebiyle davacının istinaf isteminin süreden reddine dair verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır....

a yapılan satış ilanı tebliğ işleminin incelenmesinde; Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir." Bu yönetmeliğe göre 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur....

Sanığın yokluğunda verilen 01/07/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın bildirdiği adresine gönderildiği ve tebligatın sanığın taşındığından bahisle merciine iade edilmesi üzerine aynı adrese MERNİS adresi olduğu belirtilerek tekrar tebliğe çıkarıldığı ancak sanığın taşındığından bahisle bu tebligat evrakının da iade edildiği, akabinde kararın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebliği yerine önceki tebligatların iade edildiği adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince usulsüz olarak tebliğ edildiği ve bu nedenle kararın da usulsüz olarak kesinleştirildiği dolayısıyla bu kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak da sanık hakkında verilen 09/03/2016 tarihli mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz dilekçesinin, 01/07/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının CMK'nın 231....

a gönderilen tebligatların usulsüz olduğu belirtilerek bu usulsüzlüğün ayrıntılı açıklanarak giderilmesi istenilmişse de, katılana yapılan tebligatlar incelendiğinde katılanın bilinen son adresine yapılan tebligatın iade gelmesi üzerine Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca güncel mernis adresine (Pirimehmet Mahallesi 1730 sokak 17/2 Merkez/Isparta) mernis şerhli olarak tebligat yapılması gerekirken, katılanın iade gelen bilinen son adresine (eski MERNİS adresine) mernis şerhli olarak tebligat yapıldığı bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu, Anlaşıldığından sanıklar ... ve Yıldız Gençoğlu ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz davası istekleri hakkında şimdilik bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, adı geçen katılana ivedilikle ve yöntemince tebliğ işlemi gerçekleştirilerek, buna dair evrak ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, EK TEBLİĞNAME DÜZENLENDİKTEN sonra, Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 11/02/2020 tarihinde...

UYAP Entegrasyonu