WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmü, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde ise; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” düzenlemesi yer almaktadır....

-Muğla" olduğunu ve müvekkilinin esas itibariyle Almanya'da yaşadığını, Bodrum'daki yazlık evini sadece yaz aylarında kullandığını, usulsüz tebligat nedeni ile müvekkilinin tebliği öğrenme tarihi olan 17.10.2014 tarihinin icra emrinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece borçluya gönderilen icra emri tebligatı usulsüz ise de 103 davetiyesinin tebliği usulüne uygun olduğundan icra emrinin tebliğ tarihinin 02.05.2012 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir....

adına çıkartılan duruşma gününü bildirir davetiyenin kiraladığı gayrimenkulde diğer davalıya tebliğ edildiği, bu durumda yapılan tebligatın usulsüz olduğu, buna bağlı olarak da gerekçeli karar tebligatının da Tebligat Yasasının 35.maddesine göre tebliği önceden aynı adrese yapılmış geçerli bir tebligat olmadığından usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yukarıda adı geçen davalının açık adresi tespit edilerek usulüne uygun olarak gerekçeli kararın tebliği ile temyiz süresinin geçmesi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dairemizin önceki tarihli geri çevirme kararı ile dosya kapsamından vesayet altında olduğu anlaşılan davalı ... adına çıkartılan gerekçeli karar evrakının kendisine tebliğ edildiği ve bu nedenle usulsüz olduğu belirtilerek adı geçen vasisi adına yeniden gerekçeli karar tebliğ edilmesi istenildiği halde, geri çevirme kararımız sonrasında vasi adına çıkartılan gerekçeli kararın yine davalı ... tarafından bizzat tebliğ alındığı ve bu nedenle tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın adı geçen vasisine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi ve temyiz süresi geçtikten sonra, inceleme yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesine...

Dairemizin anılan kararı sonrasında, mahkemece, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği için davalılar vekiline çıkartılan tebligat, önceki geri çevirme kararında açıkça belirtilmesine rağmen, yine Tebligat Kanununun 17. maddesine aykırı biçimde, davalılar vekilinin sekreterine tebliğ edilmiş, muhatabın o yerde bulunmadığına dair bir kayıt yer almamaktadır. Buna göre; davalılar vekiline yapılan tebligat usulüne uygun değildir. Bu aşamada davalılar vekili 03.04.2015 tarihli temyize cevap dilekçesini mahkemeye ibraz etmiş ve dilekçesinde davalı A.. D.. dışındaki davalılar açısından hükmün bozulmasını talep etmiştir. Davalılar vekilinin söz konusu dilekçesi, yukarıda bahsedilen davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği tarihinden sonra yasal temyiz süresi olan 15 gün geçtikten sonra ibraz edilmiştir....

ın temyiz itirazlarına gelince; Genel haciz yolu ile yapılan takipte borçluların usulsüz tebligat şikayeti ve icra dairesinin yetkili olmadığını iddia ederek gecikmiş itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasını, ödeme emrinin iptalini talep ettikleri mahkemece borçluların takipten 09.07.2015 tarihli haciz tutanağıyla bu tarihte haberdar oldukları ve öğrenme tarihine göre usulsüz tebligat şikayetinin yedi günlük sürede ileri sürülmemiş olması gerekçesiyle diğer itirazların bu aşamada incelenmesine yer olmadığından bahisle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 65. maddesinde düzenlenen gecikmiş itiraz, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde söz konusu olur....

Somut olayda; borçluya, satış ilanının; “..../....” adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ memuru tarafından; ''Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uygulanarak mah. muhtarına tebliğ edilerek adres kapısına iki no’lu haber kağıdı yapıştırılarak tebliğ edildi'' kaydı ile tebliğ işleminin tamamlanmış olduğu görülmekte olup, tebliği çıkaran merci tarafından, tebliğ çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek, bu adrese T.K'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmediğinden anılan satış ilanı tebligatı usulsüzdür. İİK'nun 127. maddesi gereğince; taşınmaz satışlarında satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde, mahkemece, borçluya, satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Somut olayda, borçlu adına çıkartılan ödeme emrinin ilk olarak borçlunun bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iade edilmesi üzerine bu adresin mernis adresi olduğunun tespiti ile aynı adrese TK'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ yapıldığı, tebligat evrakında, sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından TK'nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” verilmediği, bu hali ile tebligatın TK'nun 23/1-8. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddelerine aykırı olup usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Arasında imzalanan kira sözleşmesinde, usulsüz tebligat şikâyetinde bulunan borçlu ...'nın müteselsil borçlu olarak imzasının bulunduğu, adı geçen borçlunun sözleşmedeki adresinin de “Çankaya Konut Kuleleri D Blok No:9” olarak beyan edildiği, sözleşmenin 16. maddesinde beyan edilen adresin tebligat adresi olduğunun kabul ve taahhüt edildiğinin hüküm altına alındığı, örnek 7 ödeme emrinin, borçlunun adres kayıt sistemi adresi dışında ve bilinen en son adresi olan bu adrese 02.05.2012 tarihinde “Tebligat adreste muhatabın işe gittiğini beyan eden ve aynı çatı altında birlikte çalışan ehil ve reşit işçisi Abdurrahim Çalışkan imzasına tebliğ edildiği” açıklaması ile yapılan tebligatta usulsüz bir yön bulunmamaktadır. O halde mahkemece şikâyetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir....

İstinaf Sebepleri Dar yetkili icra mahkemesince muvafakatleri de bulunmadığı halde tanık beyanı ile karar verilmesinin usulsüz olduğunu, resmi belge olan tebligat parçasının aksinin tanık beyanı ile ispat edilemeyeceğini, bu durumun kötü niyete yol açabileceğini, güvenlik kamerası görüntülerinin davacı şirketin adresine ait olduğuna ya da tarihin tebliğ tarihine olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı halde hükme esas alınmasının usulsüz olduğunu, tebliğ işleminin usulüne uygun olduğunu, tebligat gerçekten ... Gıda Ltd. Şti. adresine yapıştırılmış dahi olsa şirketler arasındaki akrabalık ilişkisi nedeni ile tebliğ tarihinde haberdar olduklarını, borçlunun itirazının gecikmiş itiraz olduğunu, ayrıca 16.09.2020 tarihinde itiraz etmesine rağmen 17.09.2020 olarak düzeltilmesinin de hatalı olduğunu, karar kesinleşmeden hacizlerin kaldırılmasına karar verilemeyeceğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....

UYAP Entegrasyonu