Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacının, davalının kaçak elektrik bedelini ödemesi için yaptığı ilamsız takibe, davalının itiraz ederek takibi durdurması nedeniyle, itirazın iptali istemine ilişkindir. ...Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince; davalının ikametgahının ..., ... .../...olduğu, kaçak, usulsüz elektrik tespit tutanaklarında da bu adreste kaçak usulsüz elektrik kullanıldığının tespit edildiğinin belirtildiği, ödeme emrinin de bu adrese tebliğ edildiği, tüm bu hususlar nazara alındığında davalının ikametgahının ve icraya konu alacağın dayanağı olan kaçak, usulsüz elektrik kullanım yerinin ".../..." olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. ......
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2014 NUMARASI : 2013/806-2014/271 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava; davalı aleyhine düzenlenen kaçak-usulsüz elektrik tespit tutanağına istinaden tahakkuk eden bedelin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, davalı ...'nın ... İcra Müdürlüğü'nün 1996/762 Esas sayılı dosyası üzerinden hakkında yapmış olduğu ilamsız takip neticesinde ödeme emrinin ikamet etmediği ve ilgisinin bulunmadığı bir adrese tebliğ edilerek usulsüz tebligatla takibin kesinleştirildiğini ve yine usulsüz tebligatlarla kayden maliki olduğu 2103 parsel sayılı taşınmazın haczedilerek 16.12.1996 tarihinde davalı ...'...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : .07/03/2025 Dava, itirazın iptali (banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan) istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, verilen karar davalı tarafından bankanın kendisine gönderdiği ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, usulsüz tebligat sonucu başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğu, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir....
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/12/2020 KARAR TARİHİ : 22/09/2022 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 04/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ........ arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesabının kat edilerek davalılara Gaziantep 1....
Çünkü satışa hazırlanabilmesi, kendince gerekli duyuruları yapabilmesi ve daha fazla müşteri bulabilmesi, borçlunun satıştan makul bir süre önce haberdar olmasını gerektirir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ işlemi, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğden haberdar olmuş ise, tebliğ işlemi geçersiz olmayıp muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu nedenle borçluya satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile, borçlu satış gününden makul süre önce satışı öğrenmiş ise, öğrendiği tarih, kendisine satış ilanı tebliğ edilen tarih kabul edilmelidir. Böyle bir durumda, salt tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi yoluna gidilemez....
.- E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ... İli, ......
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; ödeme emri tebliğ evrakının borçlu ile ilgili bulunmayan adrese ve şirket çalışanı olmayan kişiye usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ödeme emri tebliği tarihinin iptali ile öğrenme tarihinin 16.03.2021 olarak düzeltilmesini talep etmiştir. II....
Öte yandan, kabule göre de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ işlemi, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğden haberdar olmuş ise, tebliğ işlemi geçersiz olmayıp muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu nedenle borçluya satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile, borçlu satış gününden makul süre önce satışı öğrenmiş ise, öğrendiği tarih, kendisine satış ilanı tebliğ edilen tarih kabul edilmelidir. Böyle bir durumda, salt tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi yoluna gidilemez....
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz....


