"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde, Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; Ruhsat süresinin bitiminde kendisine gerekli tebligat yapılan sanığın altı aylık süre içinde ruhsatını yeniletmediği anlaşılmakla; Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki yönetmeliğin 3 ve 17. maddelerinde...
K A R A R Davacı, davalı kurum tarafından eczacılık sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini ileri sürerek, asıl dosyada V-1.i maddesine göre sözleşmenin feshine ilişkin kararın ve usulsüz tespit işleminin iptalini, birleşen dosyada ise V-r maddesine göre sözleşmenin feshine ilişkin kararın ve usulsüz tespit işleminin iptali ile muarazanın menine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Mahkemece hüküm verildikten sonra davacı vekili açmış olduğu davadan feragat etmiştir. Feragat, kesin hüküm sonuçlarını doğurur. Yargılamanın her aşamasında davadan feragat edilebilir. Mahkemece, feragat dilekçesine göre işlem yapılmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, şikayetçi üçüncü kişinin, kendisine gönderilen İİK’nun 89/1, 89/2 ve 89/3. maddeleri kapsamında düzenlenen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini ve haciz ihbarnamelerinden 27.06.2016 tarihinde haberdar olduklarını ileri sürerek, 89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinin iptali ile hacizlerin kaldırımasını talep ettiği, mahkemece; haciz ihbarnameleri tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile şikayetçiye gönderilen haciz ihbarnamelerinin iptaline, takip...
Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). Öte yandan, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin, İİK.nun 16/1. maddesi uyarınca borçlunun tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğu tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. Somut olayda, borçlu, usulsüz tebligatı 21.02.2014 tarihinde öğrendiğini ileri sürmüş olup, bildirilen bu öğrenme tarihine göre tebligatın usulsüzlüğü yönünde icra mahkemesine yaptığı başvuru 28.03.2014 olup, yukarıda açıklanan yasa hükmünde öngörülen 7 günlük şikayet süresinin geçmesinden sonradır. Bu durumda, mahkemece, şikayetin 7 günlük süreden sonra yapılması nedeniyle istemin süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, kabulü göre de, 6100 sayılı HMK.'...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1369 Esas ve 2012/289 Karar sayılı ilamına dayanılarak, ilamlı takip yapılmış; borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, icra emri ve 103 davetiyesi tebliği ile bunların devamında yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, anılan bu usulsüz tebliğlerden sonra yapılan haciz işleminde geçersiz olduğunu açıklayarak usulsüz tebliğlerin iptali ile muttali tarihinin 15.03.2013 olarak kabulü ile bu tarihten önce yapılan hacizlerin geçersiz olduğunun tespiti ile iptalini talep etmiştir. Mahkemece tebliğ işlemlerinin usulsüz olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.7201 sayılı Kanun'un 35.maddesinde; ''1- Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlunun icra mahkemesine başvurarak, takibe ilişkin gönderilen ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini ileri sürerek, usulsüz tebligatın öğrenme tarihinin 01.12.2016 olarak kabulüne, tebliğ memuru işleminin iptali ile borca itirazlarının kabulünü talep ettiği, ..........
ın ise usulsüz tebligat şikayetiyle birlikte takibe dayanak çekte borçlu olmadığından takibin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece her iki borçlunun usulsüz tebligat şikayetlerinin kabulüne, borçlu ... yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. 1)Borçlu şirketin temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Borçlu şirket sair şikayetinin yanında hacizlerin kaldırılmasına da talep ettiği, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verildiği, ancak borçlu şirketin haczin kaldırılması talebi hakkında inceleme yapılmadığı görülmektedir....
Davacı, 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderinin Yeşilkart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun ve bu kanuna ilişkin olarak hazırlanan yönetmelik hüküm ve esaslarına göre; yeşilkart almak için gerekli şartları taşımadığı halde idare tarafından usulsüz yeşilkart kullandığı tespit edilen davalının yeşil kartının iptal edilerek, usulsüz kart kullanıldığı dönemde idare tarafından karşılanan tedavi giderlerinin tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı lehine alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, beş altı yıldır yeşil kart kullanmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece açılan davanın reddine karar verilmiştir....
Davacı, 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderinin Yeşilkart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun ve bu kanuna ilişkin olarak hazırlanan yönetmelik hüküm ve esaslarına göre; yeşilkart almak için gerekli şartları taşımadığı halde idare tarafından usulsüz yeşilkart kullandığı tespit edilen davalının yeşil kartının iptal edilerek, usulsüz kart kullanıldığı dönemde idare tarafından karşılanan tedavi giderlerinin tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı lehine alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, herhangi bir vergi kaydının olmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece açılan davanın reddine karar verilmiştir....
nın davalı kooperatifin o tarihteki yöneticilerinden olduğu, ayrıca davalı kooperatifin noter kapanış tasdiki olmayan usulsüz defterlerine göre dava konusu iki adet fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturalara karşılık ise kasadan ödemeler yapıldığının gözüktüğü, davalının defterleri usulsüz olduğundan aleyhine delil teşkil edeceği, davalının takip konusu iki adet faturayı ödediğini yazılı delil ile kanıtlayamadığı, davalının yemin teklif etme hakkını kullanması üzerine davacının 28/01/2013 tarihli duruşmada yöneltilen yemini kabul ederek yeminli beyanında; 13.393,00 TL bedelli faturadaki malzemeleri şirket muhasebecisi ve yöneticisi ... ya teslim ederek montajının dahi kendisi tarafından yapıldığını, davalıdan bakiye 9.770,06 TL bakiye alacağının olduğunu ifade ederek yeminli beyanında sebat da ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takip dosyasındaki davalının itirazının 9.500,00 TL ve takipten sonra işletilecek avans faizine yönelik kısmının iptali ile...


