Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca yapılacak tebligat, sadece gerçek kişiler adına yapılacak tebligatlarda söz konusu olabilir. Teb. K. m.16 uyarınca muhatap yerine kendisine tebligat yapılacak olan şahsın, muhatap ile birlikte aynı konutta oturması ve bu hususun tebligat tutanağında belirtilmesi gerekir. Tebliğ konusu evrakın sadece “birlikte oturan” şerhiyle tebliğ edilmesi yeterli olmayıp, bu kişinin Teb. K. m.16 da yazılı şahıslardan olup olmadığının da belirtilmesi gerekir. Aksi halde yapılan tebliğ usulsüz olur. Muhatabın, aile fertleri ile birlikte oturması sadece ikametgah açısından söz konusu olabileceğinden Tebligat Kanunu m.16 daki adresten kasıt, muhatabın “ikametgah” (yerleşim yeri) adresi olup, işyerini kapsamaz. Birlikte oturma, konut için söz konusu olabilir. O halde Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi tebliğ adresi konut ise uygulanır, işyeri hakkında uygulanmaz....
e gerekçeli karar tebligatının yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak TK'nın 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, davalılar adına dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği bilinen son adrese tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nun 21/2. maddesine göre yapıldığından usulsüz olduğu anlaşılmakla, mahkemece adı geçen davalılara gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre tebliğ edildikten sonra temyiz süresinin dolmasının beklenilmesi, 2-Bakım alacaklısı ...'in mirasçılık belgesinin ilgilisinden temin edilerek dosya arasına alındıktan sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 13.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Olayda, davacının 19.06.2017 tarihli başvurusuyla, 01.10.2016 tarihli işlemin usulsüz tebliği dolayısıyla yazı içeriğini 12.06.2017 tarihinde öğrendiğinden bahisle, ruhsatın iptali gibi bir yaptırım uygulanmaksızın yazının tebliğ tarihinin 12.06.2017 tarihi olarak düzeltilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmaktaysa da; Maden Kanunu'nun idari para cezaları hakkında Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanacağını emretmesi karşısında, İdarî Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesinin uygulama alanı bulamayacağı ve 5326 sayılı Kanun'da da üst makama itiraz yahut usulsüz tebligat halinde süre uzatımı gibi ayrı bir usûl öngörülmediği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe karşı borçlunun, örnek 10 nolu ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu şikayeti ile beraber borca ve yetkiye itirazlarını da ileri sürerek takibin iptali talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun oduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vasiyetnamenin İptali veya Tenkis Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan * 15.01.2008 günü ... ve Arkadaşları vekili Av... geldi..Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. ... vekili Av. ...ın mazeret dilekçesi verdiği görüldü. ...'nun tebligatı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, Komşusunun imzasının bulunmadığı, usulsüz olduğu görüldü. Av...'dan soruldu: Biz mürafaa talebimizden vazgeçiyoruz dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 29.04.1998 tarihli vasiyetname aslının eklenerek gönderilmesi için dosyanın mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, oybirliğiyle karar verildi.26.05.2008 (Pzt.)...
.-... arasındaki itirazın iptali davası hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 02/02/2012 tarihli ve 2009/105 E. - 2012/58 K. sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Yerel mahkeme hükmünün ve temyiz dilekçesinin davalıya tebliğinin usulsüz olduğu anlaşıldığından, öncelikle davalının adres kayıt sistemindeki adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca tebliğ yapılması, adres kayıt sisteminde adresinin olmaması halinde davalının daha önce icra dosyasında tebliğ yapılan adresine aynı yasanın 35/2.maddesi uyarınca tebliğ yapılması ve yasal temyiz süresinin beklenilmesinin ardından yeniden gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı borçlu vekili usulsüz tebligat nedeniyle takibe itiraz edemediklerini belirterek usulsüz tebligatın iptali için İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/364 esasında şikayete gidildiğini ve dava açtıklarını bildirmiştir. Dairemizce 09.12.2015 tarihli geri çevirme kararı ile İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/364 esas sayılı şikayet davası sonucunda verilen kararın kesinleşmiş onaylı bir örneğinin dosya içerisine alındıktan sonra gönderilmesi için dosya geri çevrilmiş ancak anılan dosya hakkında henüz karar verilmediği anlaşılmıştır. Davalı tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürüp usulsüz tebligatın ve takibin iptalini istediğine göre, mahkemece açılan şikayet dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekli olup, karar bu nedenle bozulmalıdır....
ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; ödeme emri tebliğ işleminin, tebligatın verildiği gelini olan ... ile aynı konutta ikamet etmediklerinden usulsüz olduğunu, adı geçenle, aynı apartmanda ancak farklı dairelerde oturduklarını, ... tarafından tebligatın borçluya haber verilmediğini, borçlu ile tebligatı alan ... arasında husumet bulunduğunu ve takipten 16.02.2021'de haberdar olduğunu ileri sürerek, ödeme emri tebligatının iptali ile tebliğ tarihinin 16.02.2021 olarak tespitini talep etmiştir. I....
Hukuk Dairesi, 10/7/2018 tarih, 2018/1258 E. - 2018/1356 K. sayılı Kararı ile borçlunun istinaf talebinin kısmen kabulü ile; ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, borçlunun usulsüz tebligata 14/11/2017 tarihinde muttali olduğunun tespitine ve düzeltilmesine, borçlunun borca vaki itirazlarının, takibin şekline göre icra müdürlüğüne yapılması gerektiğinden reddine karar verildiği görülmüştür....
(T.K.35/2) Davalıya,dava dilekçesi, Tebligat Yasasının 35.’nci maddesine göre tebliğ edilmiş ancak davalıya bunun dışında normal bir tebligat gönderilmemiştir. Mahkemece, davalının davacı tarafından bildirilen ya da mahkemece tespit edilen adresine dava dilekçesi ekli duruşma gününü gösterir davetiyenin gönderilmesi, tebligat yapılamaması halinde bu adrese Tebligat Yasasının 35/1-2 maddeleri gereğince tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, tapu sicil müdürlüğünden bildirilen adrese direkt olarak Tebligat Yasasının 35.’nci maddesi gereğince tebligat yapılması doğru değildir. Taraf teşkilindeki eksiklikler Hakim tarafından kendiliğinden(re’sen) dikkate alınmalıdır. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Bu nedenle davalıya hükmün tebliği de usulsüz ve geçersizdir....


